soL Haber
Küba’dan ABD’nin Medicare iftiralarına karşı sert yanıt ABD’de federal yetkililer, 50 milyon dolardan fazla Medicare dolandırıcılığı iddiasıyla soruşturma başlattı. Lolita Minerd liderliğindeki bir grubun, sunulmayan sağlık hizmetlerini faturalandırarak devleti dolandırdığı öne sürülüyor. Operasyon kapsamında 8 kişi gözaltına alınırken, 15 şüpheliye suçlama yöneltildi. ABD Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr., Küba hükümetini de bu dolandırıcılıkla ilişkilendiren iddialarda bulundu; Küba’nın “hayali tıbbi ekipman şirketleri” aracılığıyla ABD’den para almaya çalıştığını öne sürdü. Küba Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı dün bu suçlamalara yanıtında, söz konusu iddiaların “herhangi bir kanıta dayanmayan bir iftira” olduğunu vurguladı. Açıklamada, ABD’li yetkililerin Küba hükümetini Florida’nın güneyinde yürütülen Medicare dolandırıcılığıyla ilişkilendirmeye çalışmasının “gerçeği çarpıtma” anlamına geldiği ifade edildi. Bakanlık, ulus ötesi suçlara karşı net bir duruşa sahip olduğunu hatırlatarak, bu tür faaliyetleri kesin bir şekilde reddettiğini belirtti. Açıklamada ayrıca, Küba’nın kendi topraklarında Medicare dolandırıcılığıyla bağlantılı kişilere karşı yasal işlem yürüttüğü ve bu kişilerle ilgili ABD makamlarıyla bilgi paylaştığına dikkat çekildi. Küba tarafı, iki ülke arasında terörle mücadele, uyuşturucu ve göçmen kaçakçılığı, siber suçlar ve mali suçlar gibi alanlarda işbirliği bulunduğunu, ancak ABD makamlarının bu süreçlerde çoğu zaman karşılıklı bir yaklaşım sergilemediğini de vurguladı. Açıklamada, ABD’li yetkililerin iddiaları gündeme getirirken “bilinçli olarak gerçeği çarpıttığı” belirtilirken, bu söylemlerin ABD’deki Küba karşıtı çevreler tarafından teşvik edildiği vurgulandı. Küba hükümeti, son olarak ABD kaynaklı ulus ötesi suçlarla mücadelede işbirliğine açık olduğunu yineleyerek, karşılıklı saygı ve somut kanıtlara dayalı bir yaklaşım çağrısında bulundu. Küba’da 'Egemenlik' platformuyla dijital devlet dönüşümü Küba, kamu hizmetlerini dijital platforma taşıma doğrultusunda önemli adımlar atmaya devam ediyor. Ablukaya bağlı yakıt sorunu nedeniyle ulaşımın büyük güçlüklerle yapılabildiği ülkede kamu hizmetlerinin dijital platformda güçlendirilmesi Küba halkı için büyük kolaylık sağlayacak. Küba, kamu hizmetlerinde köklü bir dönüşüm hedefiyle geliştirdiği “Soberanía” platformunu devreye alarak dijital devlet modeline geçiş sürecinde önemli bir adım attı. Yeni sistem, yalnızca mevcut işlemleri dijital ortama taşımakla kalmayıp, vatandaş odaklı bir yaklaşımla tüm kamu hizmetlerinin yeniden tasarlanmasını amaçlıyor. Yetkililere göre Soberanía, klasik “elektronik devlet” anlayışından farklı olarak, süreçlerin merkezine kurumsal yapıları değil vatandaşı yerleştiriyor. Bu kapsamda platform, vatandaşların daha önce devlete sunduğu verileri yeniden talep etmeden işlemleri entegre eden bir yapı sunuyor. Böylece hem bürokratik yükün azaltılması hem de işlem sürelerinin kısaltılması hedefleniyor. Platform sayesinde vatandaşlar; fatura ödeme, ruhsat alma ya da çeşitli başvurular gibi çok sayıda işlemi tek bir dijital kanal üzerinden gerçekleştirebilecek. Kullanıcıların hangi hizmetin hangi kuruma ait olduğunu bilmesine gerek kalmadan tüm işlemlere erişebilmesi, sistemin öne çıkan özellikleri arasında yer alıyor. Halihazırda platform üzerinden kamu yönetimi tarafından sunulan yaklaşık 305 farklı hizmet vatandaşların kullanımına açılmış durumda. Soberanía’nın bir diğer önemli avantajı ise zaman tasarrufu ve bürokrasinin azaltılması. Aynı belgelerin tekrar tekrar sunulmasının önüne geçilmesi ve kurumlar arası veri paylaşımının sağlanmasıyla, vatandaşların fiziksel olarak kurumları ziyaret etme ihtiyacının büyük ölçüde ortadan kaldırılması planlanıyor. Yeni sistem, şeffaflık ve izlenebilirlik açısından da dikkat çekiyor. Vatandaşlar, yaptıkları başvuruların hangi aşamada olduğunu anlık olarak takip edebilecek, süreçle ilgili bildirimler alabilecek. Böylece kamu hizmetlerinde hem hesap verebilirlik hem de güvenin artırılması amaçlanıyor. Platformun temel bileşenlerinden biri olan dijital kimlik uygulaması ise güvenli işlem yapılmasını mümkün kılıyor. Bu sistem sayesinde vatandaşlar kimliklerini doğrulayarak hem dijital hem de fiziksel ortamlarda işlem gerçekleştirebilecek, aynı zamanda sahtecilik riskleri önemli ölçüde azaltılacak. Yetkililer, dijital ortamda oluşturulan belgelerin de fiziksel belgelerle aynı hukuki geçerliliğe sahip olacağını vurguluyor. Soberanía, vatandaş katılımını artırmaya yönelik özellikler de içeriyor. Kullanıcılar, kamu politikalarına ve istatistiklere erişebilecek, yasa taslakları hakkında görüş bildirebilecek ve çeşitli anketlere katılabilecek. Bu yönüyle platform, vatandaşları yalnızca hizmet alan değil, aynı zamanda karar süreçlerine katkı sunan bir aktör hâline getirmeyi hedefliyor. Ayrıca sistemin, kâğıt kullanımını azaltarak maliyetleri düşürmesi ve kamu kaynaklarının daha verimli kullanılmasına katkı sağlaması bekleniyor. Yetkililer, bu dönüşümün yalnızca teknolojik değil, aynı zamanda kültürel bir değişimi de beraberinde getirdiğine dikkat çekiyor. Soberanía platformu, tüm bu özellikleriyle Küba’nın dijital dönüşüm sürecinde vatandaş merkezli, şeffaf ve entegre bir kamu hizmeti modeli oluşturma hedefinin en somut adımlarından biri. Torna tezgahlarının kapanmaması için mücadele Granma Özel Teknik Hizmetler Şirketi’nde 68 yaşındaki Pablo Martí Zamora, 26 de Julio Fabrikası’nın “yaşayan bir hatırası” olarak öne çıkıyor. Kırk yılı aşkın süredir aynı tesiste çalışan Zamora, araba motorlarından lastiklere kadar en ağır işleri yürütüyor. Gri saçları ve ölçülü sesiyle tanınan usta işçi, deneyimiyle tesiste kilit bir rol oynuyor; torna tezgâhı durduğunda veya parça bulunamadığında başvurulan isimlerden biri. 1980’lerde Almanya’da aldığı eğitimle torna tezgâhı operatörlüğü ve makine yapımı alanında uzmanlaşan Zamora, ülkesine döndükten sonra bilgilerini üretime aktardı. Emekliliğe ayrıldıktan sonra yeniden çağrılan Zamora, bilgi ve deneyimin yerinin doldurulamadığını vurguluyor: “Emekli olduğumdan beri bu makine neredeyse hiç çalıştırılmadığı için şirket yönetimi beni aramaya geldi.” Fabrikanın diğer çalışanı Pedro ise ameliyat sonrası işe dönüşünü, “Geri döndüm çünkü hayat çok zor ve ben de bunu öğrendim, bunu yapmayı biliyorum” sözleriyle anlattı. Hammadde ve yakıt kıtlığının yaşandığı, demir dökümhanesinin “derin bir uykuda” olduğu tesiste üretim, büyük ölçüde deneyimli işçilerin emeğiyle sürdürülüyor. Satın alınamayan parçalar atölyede yeniden üretiliyor ve “teoride ölmüş olması gereken endüstri” ayakta tutuluyor. Gelma grubuna bağlı şirket, bu yıl 27,9 milyon peso üretim hedefiyle çalışıyor. Ocak ve Şubat aylarında hedefler aşılırken, Mart ayında hammadde kıtlığı etkili oldu. Şirket müdürü Raúl Rubán Rodríguez, kesme ve kaynak işlemleri için hayati öneme sahip oksijen ve asetilenin yetersizliği ile yakıt eksikliğinin krizi derinleştirdiğini belirtiyor. Oksijenin sağlık sektörüne yönlendirilmesi, atölyelerin kapasitesini ciddi şekilde sınırladı. Tüm zorluklara rağmen şirket, atık malzemeleri üretime kazandırarak “endüstriyel simya”ya yöneliyor. Rodríguez, hurdaya çıkarılmış gaz tüplerinden kömür sobaları ve geri dönüştürülmüş parçalarla yapılan pirinç kurutma makineleri ürettiklerini belirtiyor. Pirinç kabuklarını yakıt olarak kullanan biyokütle fırınları, enerji maliyetlerinde beş milyon peso tasarruf sağladı ve enerji bağımlılığını azalttı. Eski ekipmanların sökülüp yeniden tasarlanmasıyla geliştirilen sistemler, mühendis Carlos García Betancourt’un “Bu bizim ‘Frankenstein’ımız” tanımıyla öne çıkıyor. Şirket, yaklaşık 116 çalışanıyla tüm imkânsızlıklara rağmen üretimi sürdürürken, çalışanlar “torna tezgâhı döndüğü sürece geleceğin de var olduğu” inancıyla işlerine devam ediyor. Las Tunas’ın ana sağlık birimi zorlukların üstesinden geliyor Küba’nın Las Tunas kentindeki Doktor Ernesto Guevara İl Hastanesi personeli, “halkın sağlığını korumak için buna ihtiyaç duyduğu bir dönemde” en karmaşık ve beklenmedik durumlarla başa çıkmaya devam ediyor. Hastane, bu zorlu görevi yerine getirebilmek için, “ABD hükümetinin Küba'ya uyguladığı ekonomik, mali ve ticari ablukanın yoğunlaştırılması yoluyla ortaya çıkan mevcut koşullar altında” çalışanlarının özverisine güveniyor. Son yıllarda edinilen deneyim, “her türlü beklenmedik duruma karşı hazırlıklı olmayı” sağlarken, tanı araçlarının daha verimli kullanımı için klinik yönteme odaklanılmasına da katkı sundu. Ayrıca yönetim süreçlerini iyileştirmek amacıyla birinci ve ikinci basamak sağlık hizmetleri arasındaki karşılıklı ilişkinin güçlendirildi. Hastanenin karşılaştığı zorluklara örnek olarak, yenidoğan ünitesinde kritik durumdaki hastalar bulunurken yaşanan 40 dakikalık elektrik kesintisi gösterildi. “Bu ciddi gerçekle karşı karşıya kaldıklarında, hiçbir stres yaşanmadı ve tüm çalışanlar görevlerine odaklanarak” süreci yönetti. Öte yandan, merkezin toplumsal önemini dikkate alarak, sağlık personeli için sabah 06:30’dan itibaren hizmet verecek özel bir ulaşım uygulaması da hayata geçirildi. Küba ırkçılıkla mücadelede kararlılığını sürdürüyor Küba’da ırkçılıkla mücadelede kaydedilen ilerlemeler ve karşılaşılan zorluklar, başkent Havana’daki Küba Yazarlar ve Sanatçılar Birliği (UNEAC) genel merkezinde düzenlenen bir diyalog toplantısında masaya yatırıldı. Devlet ve çeşitli kitle örgütlerini bir araya getiren forum, bu alandaki politikaların değerlendirilmesi açısından önemli bir platform oluşturdu. Etkinlik, aynı zamanda Küba’nın Birleşmiş Milletler Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Komitesi önünde yapacağı sunum öncesinde “ön bir adımı temsil ediyor.” Toplantıda konuşan Başbakan Yardımcısı Inés María Chapman Waugh, devrim süreciyle teşvik edilen ve son yıllarda geliştirilen “Küba Rengi” ulusal programı kapsamında hayata geçirilen değişim ve dönüşümleri aktardı. Chapman, iletişim kampanyaları, yapısal ırkçılıkla ilgili zorunlu eğitimler ve yaptırım mekanizmalarının uygulanmasının, “Küba Devleti ve Hükümetinin kapsayıcılığı kolaylaştırmaya yönelik siyasi iradesini gösteren somut adımlar” olduğunu vurguladı. Ancak, ayrımcılıktan arınmış bir toplum hedefi ile mevcut durum arasındaki farkın kapatılması için daha fazla çaba gerektiğini de kabul etti. Chapman, konuşmasında, “Abluka altında olan ama adaletten ve ırkçılıktan arınmış bir yaşam iddiasından vazgeçmeyen bir ülke olarak, hak ettiğimiz Küba’ya daha da yaklaşmak istiyoruz” diyerek, daha güçlü ve örgütlü bir toplum için birlik çağrısında bulundu. Küba Birleşmiş Milletler Derneği Başkanı Norma Goicochea Estenoz ise ırk ayrımcılığına karşı mücadelenin ülkenin tarihsel direniş geleneğinin bir parçası olduğunu belirterek, devrim sürecini “yüzyıllarca süren eşitsizlik, sömürü ve ayrımcılığın ardından gelen tarihsel bir onarım eylemi” olarak tanımladı. Etkinlikte ayrıca Afrika kökenli mirasın görünür kılınmasına yönelik eğitim ve iletişim çalışmalarının, José Antonio Aponte ve Quintín Banderas gibi tarihsel figürlerin hatırlatılmasının önemi vurgulandı. Bu kapsamda 2025-2035 dönemini kapsayan ikinci Afrika kökenli Amerikalılar on yılının başlatıldığı duyuruldu ve Vilma Espín Guillois’in doğumunun 96. yılı anıldı. Toplantıya UNEAC temsilcileri ile farklı toplumsal kesimlerden proje ve örgüt liderleri katıldı. Holguin’de Dünya Sağlık Günü kutlandı Küba’nın Holguín kentinde Dünya Sağlık Günü kutlamaları gerçekleştirildi. 1950 yılında sağlık hizmetlerine erişim konusunda farkındalık yaratmak amacıyla ilan edilen bu özel gün kapsamında düzenlenen etkinlikler, cinsiyet, köken veya ekonomik durum fark etmeksizin herkesin sağlık hizmetlerine erişiminin önemine dikkat çekti. Kutlamalar, Plaza de la Revolución Mayor General Calixto García’da geniş katılımla yapıldı. Şenliklerde farklı yaş gruplarından katılımcılar, ilk yardım uygulamaları ve gösterileri, fiziksel aktiviteler ve ekolojik parkurlarda gerçekleştirilen etkinliklerde bir araya geldi. Programda ayrıca arazide yer tespiti, gizli hazineler ve ipuçlarıyla işaretler bulmaya yönelik oyunlar da yer aldı. Uzman Jorge Luis Quiñones Aguilar, gün boyunca “insanların, hayvanların refahını ve çevrenin korunmasını tek bir bakış açısıyla analiz eden Tek Sağlık yaklaşımının teşvik edildiğini” ifade etti. Quiñones Aguilar, bu çalışmaların üniversiteler, spor, kültür ve eğitim kurumları ile kitle örgütlerinin desteğiyle hayata geçirildiğini vurguladı ve etkinliklerin çok sektörlü yapısına dikkat çekti. Holguín’de sağlık alanındaki faaliyetlerin yalnızca özel günlerle sınırlı kalmadığı; aynı zamanda kronik bulaşıcı olmayan hastalıkların önlenmesi, ergen gebeliklerinin engellenmesi ve toplumun yaşam kalitesinin artırılması gibi hedeflere de odaklandığı belirtildi. Azimli bir balıkçı portresi: Rafael Richardson Gomez Küba’nın Sancti Spíritus ilinde Balıkçılık Sektörü İşçileri Günü kapsamında, Acuiza Temel İşletme Birimi’nin deneyimli ismi Rafael Richardson Gómez’in meslek yaşamı ve sektördeki zorluklar yeniden gündeme geldi. Sancti Spíritus Balıkçılık Şirketi bünyesinde çalışan Gómez, bir balıkçının asla kaybetmemesi gereken değerleri “sabır, kendi ve arkadaşlarının hayatına karşı sorumluluk duygusu ve kararlılık” sözleriyle ifade etti. Bu özelliklerin, “ister gölde sakinlik olsun ister yağmur yağsın ister tehlikeli dalgalarıyla ani bir kar fırtınası çıksın” değişmediğini vurguladı. Küba Haber Ajansı’na konuşan Gómez, “Gemiler, tekneler, ağlar, su kütleleri ve balıklar arasında geçen otuz yılı aşkın süre bana bu ticaret hakkında… çok şey öğretti” diyerek, özellikle gıda temininin kritik olduğu dönemlerde mesleklerinin önemine dikkat çekti. Ancak sektörde ciddi zorluklar da yaşandığını belirten deneyimli balıkçı, “Kıyıda kalıp, avı taşımak için yakıt veya buz olmadığı için suya çıkamamak kadar sinir bozucu bir şey yok” sözleriyle mevcut kısıtları dile getirdi; buna rağmen “her zaman kürek çekerek balık tutmak gibi alternatif çözümler ürettiklerini” ifade etti. Mesleğini bir hasat mevsimine benzeten Gómez, iyi ve kötü dönemlerin balıkçıları “doğrudan, istekli ve korkusuzca yüzleşmeye” zorladığını söyledi. Yoğun çalışma temposunun büyük fedakârlıklar gerektirdiğini belirten balıkçı, 280 geceden fazla evden uzakta geçirdiklerini ve Zaza Barajı’nda aralıksız çalıştıklarını aktardı. Zorlu anılardan birini de paylaşan Gómez, rezervuarın ortasında bir kasırgaya yakalandıklarını ve “teknenin su almaya başlaması nedeniyle kendilerini bir ‘çalıya’ sıkıca bağladık”larını anlatarak, “hiçbir şey sizi yoramaz veya yenemez” sözleriyle mesleğin dayanıklılık gerektiren doğasını vurguladı. Gómez, mesleğini sürdürmesinde ailesinin desteğinin belirleyici olduğunu ifade ederek, “Bu, çok sevdiğim bir meslek ve otuz yılı aşkın süredir burada olmamın sebebi de her zaman işbirlikçi, anlayışlı ve destekleyici olan ailem” dedi. Öte yandan uzun süren kuraklık nedeniyle barajlardaki su seviyesinin düşmesinin balık popülasyonunu olumsuz etkilediğini belirtti. Deneyimli balıkçı, bir balıkçının en önemli görevlerinden birinin de gençlere bilgi ve becerilerini aktarmak olduğunu vurgularken, sektörün Sancti Spíritus’un ekonomik ve bölgesel kalkınmasındaki rolüne dikkat çekti. Holguín’de gıda üretiminde başarı ve yenilikçilik Küba’nın Holguín ilinde faaliyet gösteren Gıda Üretim ve Dağıtım Şirketi (Numa), “ekonomik katkıları ve yenilikçiliğiyle” öne çıkan çalışmaları nedeniyle Gıda Sanayi Bakanı Alberto López Díaz tarafından “Yüzüncü Yıl Kolektif” anma plaketiyle ödüllendirildi. Kurumun genel merkezinde düzenlenen törende, işçiler ve sendika temsilcileri de yer alarak merkezin “bölgedeki beslenme egemenliği ve üretim verimliliğindeki rolü”nü onurlandırdı. Bakan López Díaz, ödülün Fidel Castro Ruz’un doğumunun yüzüncü yılı anısına verildiğini belirterek, bunun “karmaşık bir senaryonun ortasında Holguín halkının geçimini ve refahını güvence altına almak için çalışan bir topluluğun azmini” simgelediğini vurguladı. İl birliği sekreteri Oliday Frías Vega ise kurumun kapsamlı performansına dikkat çekerek, birimlerin üretim merkezlerine dönüştürülmesi, tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi ve kooperatif üretimlerinin geliştirilmesi gibi başarıların bu ödülde etkili olduğunu ifade etti. Yetkililer, Numa’nın üç devlet şirketi, beş yerel kalkınma projesi ve yeni bir temel işletme birimi kurarak yönetimde daha fazla özerklik sağladığını ve halka doğrudan fayda sunduğunu belirtti. Ayrıca, “bilim ve teknolojinin uygulanması” kapsamında ekipmanların yenilenmesi, ithalatın yerli kaynaklarla ikame edilmesi ve süreçlerin optimizasyonuna yönelik yazılımların geliştirilmesi öne çıkan unsurlar arasında yer aldı. Törene yerel ve ulusal düzeyde çok sayıda yetkili katıldı. Küba’da elektrik üretiminde son durum Dün, kapasite yetersizliği nedeniyle hizmetlerde 24 saat süren aksaklıklar yaşandı; kesinti bu sabahın erken saatlerine kadar devam etti. En yüksek üretim açığı ise saat 20.30’da 1783 MW olarak kaydedildi. Öte yandan, 54 yeni güneş enerjisi santralinin toplam üretimi 3410 MWh oldu. Bu santrallerin ortalama bir saatte sağladığı azami güç ise 465 MW olarak gerçekleşti.
Go to News Site