BirGün Gazetesi
Başta Almanya olmak üzere Avrupa Birliği’nin (AB) büyük bir bölümü Macaristan’da yarın yapılacak seçimlerin 16 yıllık Viktor Orban yönetiminin yenilgisiyle sonuçlanmasını bekliyor. Almanya’daki kimi ana akım medya organlarına bakılırsa Orban ve dolayısıyla partisi Fidesz-MPSZ (Macar Yurttaş Birliği) seçimi daha şimdiden kaybetmiş durumda. Çünkü anketler Orban’ın karşısındaki en güçlü rakibi Peter Magyar’ın partisi TIZSA’nın (Saygı ve Özgürlük Partisi) seçimi büyük farkla kazanacağını gösteriyormuş. Gerçekten de bağımsız kamuoyu yoklamalarına Orban ve aşırı sağcı partisi, bu partinin içinden çıkmış olan Magyar’ın sağcı partisinin küçük farkla gerisinde. Ancak aynı anketler yüzde 30’u bulan bir “kararsızlar” partisine işaret ediyor. Yani Ukrayna’ya milyarlarca avroluk askeri ve ekonomik yardımlar yapmak için çırpınan AB’yi bloke eden Orban’ın bu seçimi kazanma olasılığı da var. Rusya’dan aldığı ucuz enerjiden vazgeçmek istemediği için “Putin’in müttefiki” olarak gösterilen, Rus gizli servislerinin dezenformasyon kampanyalarıyla desteklendiği ileri sürülen Orban’a en büyük yardım ise Moskova’dan değil, Atlantik’in öte kıyısındaki yol arkadaşı Trump’tan geldi. Amerika’nın aşırı sağcı Başkanı, belki de yüzüne gözüne bulaştırdığı İran savaşının neden olduğu prestij kaybıyla meşgul olduğu için bizzat gelerek veremediği desteği yardımcısı JD Vance’i Macaristan’a göndererek gösterdi. Bu hafta başında Budapeşte’ye gelerek Orban’ın seçim kampanyasına açıkça destek çıkan Vance de bunu en iyi biçimde yaptı. TRUMP’IN YOL ARKADAŞI Buradaki “seçim konuşmasında” Orban’ı “Avrupa’nın en yetkin hükümet başkanı” olarak öven ve açıkça “Bu seçim kampanyasında Viktor’a yardım etmek için buradayım” diyen Vance’nin AB’ye yönelik suçlamaları da yenilir yutulur gibi değil: “Brüksel’deki bürokratlar Macaristan ekonomisini tahrip etmeye çalışıyorlar. Bu adamdan (Orban’ı kastediyor) nefret ettikleri için Macar halkının tüketim maliyetlerini yükseltmeye çalışıyorlar.” Avrupa’daki siyasi gelişmeleri takip edenler hatırlayacaktır, birkaç hafta önce de Trump’ın Dışişleri Bakanı Marco Rubio da bu amaçla Macaristan’a gelmiş; daha diplomatik, ama özü itibarıyla benzer şeyler söylemişti. Tabii bunu Amerikalılar gibi açıkça yapmıyorlar ama Ruslar da Macaristan’ın başında Orban’ı görmek istiyor. Rusya’dan alınan ucuz enerjiden vazgeçmek istemeyen Orban, bu nedenle AB’nin Ukrayna Savaşı nedeniyle koyduğu ambargolara ya açıkça karşı çıkıyor, Ukrayna’ya verilecek kredileri bloke ediyor ya da Rusya’yla ekonomik, siyasi ilişkilerini sürdürerek AB’nin “birliğini” engelliyor. Böylece “hem Washington’un hem de Moskova’nın adayı” olarak seçime giriyor. OTOKRASİYE SÜRÜKLEDİ Bütün bunların Orban’a faydası olacak mı belli değil. Ancak bu seçimi kazanması halinde çok da rahatlamayacak. Çünkü bir yandan Orban karşıtı kampanya sürerken diğer yandan da seçimlerde hile yapma olasılığının yüksek olduğu, zaten geçmişte de bu konuda sabıkalı olduğuna dair iddialar halen gündemde. Siyasete başladığında ve iktidara geldiğinde merkez sağ çizgide olan ve zaman içinde ülkeye aşırı sağcı bir otokrasiye doğru sürükleyen, hakkında bir yığın yolsuzluk suçlaması olan Orban’ın iktidarda kalabilmek için seçimlerde hile yapması çok zor tabii ki. Öte yandan 2000 yılından bu yana Macaristan’daki yargı mekanizmasının bağımsızlığını büyük ölçüde ortadan kaldıran, yürütme organlarını partisinin elemanlarıyla dolduran, medyanın neredeyse yüzde 80’inin yandaşlarının eline geçmesini sağlayan Orban’ın seçimi kaybetmesi halinde de Avrupa siyasetinin önemli bir aktörü olarak kalacağı ortada. Kimi analistler onun bu mücadelesini 20 yıllık iktidarı sürecinde oluşan bir çeşit “derin devletten” de destek alarak sürdürebileceğine işaret ediyorlar. Ayrıca Trump ve benzeri aşırı sağcıların yaptığı gibi (örneğin Brezilyalı Bolsonaro) seçimi kaybederse bunun karşı tarafın hile yapması sonucu olduğunu ileri sürebileceği yorumları yapılıyor. DOMİNO ETKİSİ Orban’ın “Avrupa Birliği’nin adamı” olarak suçladığı rakibi Peter Magyar’ın da işi çok zor. Seçimi şu anki anketlerde olduğu gibi kıl payı kazanması halinde kampanyası sırasında sözünü verdiği “sistem değişikliğini” gerçekleştirmesi mümkün değil. Çünkü bunun için mecliste üçte iki çoğunluğu arkasına alması gerekiyor. Siyasete Orban’ın yanında başlayan, geçtiğimiz dönemde bakanlık ve üst düzey bürokratik görevler üstlenen, bir süredir de Avrupa Parlamentosu’nda (AP) milletvekili olan Magyar, Orban’ı yolsuzlukla suçluyor. AB’den Macaristan’a gelecek yardımları (Orban’ın Ukrayna konusundaki inatçı tutumu nedeniyle bloke edilmişti) engelleyerek ülkenin gelişimine zarar verdiğini savunuyor. İktidara geldiğinde Macaristan’ın yeniden AB ve NATO’yu destekleyen bir üye olacağı sözünü veriyor. (Geçerken belirtelim, o da AP’deki, kısa bir süre önce aşırı sağcı AfD’yle birlikte göçmen karşıtı oylamalara destek veren merkez sağ partiler grubu içinde.) Avrupa başkentlerinde gözler pazar akşamı Macaristan’da olacak. 10 milyonu biraz aşan bu ülkedeki seçimler 450 milyonluk AB’nin geleceği için çok önemli. Ukrayna Savaşı konusunda AB’nin politikalarına taş koyan Macaristan’da yönetimin değişmesi durumunda, aynı çizgideki hükümetlerin yönetimde olduğu diğer AB ülkelerinde (Çek Cumhuriyeti ve Slovakya) ciddi sarsıntılara neden olabilir.
Go to News Site