Collector
Karışık konular | Collector
Karışık konular
BirGün Gündem

Karışık konular

Bizim ilgi alanımız Türkçe ama bu yazı daha çok ekonomi editörlerini ilgilendiriyor. Ekonomi hocası ve yazar dostumuz Prof. Dr. Oğuz Oyan ’dan, “Basına bir de Ekonomi Ombudsmanı gerekiyor” iletisi gelince, buna önce bir anlam veremedim. Yazının tümünü okuyunca durum aydınlandı. Çünkü iletinin devamında şu açıklama vardı: “Cumhuriyet’in bugünkü manşetinde ‘174,2 mr. tl’lik toplam özelleştirme’ deniliyor. (Haber içeriğinde bu yanlış yok)! Bu, sadece 4 mr. $ ediyor! Oysa 2025 itibariyle 73 milyar dolarlık özelleştirme var. +Ulaştırma Bk. ve TMSF ile 85 mr.$!” 13 Şubat 2026 tarihli Cumhuriyet gazetesindeki bir yanlışa değiniyordu Oğuz Hoca ama bu yanlışı görebilmek için insanın enikonu ekonomist olması gerekiyordu! Uyarısına daha sonra şöyle bir not ekledi Oğuz Oyan : “ÖİB’nin enflasyon düzeltmesi yapılmamış TL cinsi verilerini kullanamazsınız.” Hocamızın iletisi biraz şifreli yazılmış gibiydi. Önce şifreleri çözmeye çalıştım. ÖİB ’nin açılımı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı olmalıydı. Hazine ve Maliye Bakanlığı'na bağlı olarak çalışan bu kurum, devlet mülkiyetindeki iktisadi varlıkların özel sektöre devredilmesi işlemlerini yürütmekle görevliydi. İletide geçen “Mr TL” nin anlamını araştırırken Yapay Zekâ , karşıma şu açıklamayı çıkardı: "Mr TL ifadesi, ekonomi ve finans haberlerinde sıkça karşılaşılan, milyar (billion) kelimesinin kısaltması olan "Mr" ile Türk Lirası'nın (TL) birleşimiyle oluşan Milyar Türk Lirası anlamına gelen bir kısaltmadır. 1 Mr TL = 1 Milyar Türk Lirası. Bu terim, özellikle Hazine nakit dengesi, bütçe açıkları, şirket ciroları veya büyük ölçekli borçlanmalar gibi yüksek tutarlı verileri ifade etmek için kullanılır (örneğin: 195,9 Mr TL).” Ben bu kadarla yetineyim. Daha fazlası ekonomi yazarlarının işi... * *  * KESME İMİ “Ankara’lı Coşkun’un suçu ne?” (Burhan Şeşen, BirGün , 27 Aralık 2025 ) . Metin içindeki yazım yanlışlarını artık görmezden geliyorum ama yanlışlar başlıklara çıkınca gözümü kapatamıyorum! Birkaç kez belirttim bu köşede: Yapım eki almış özel adlar kesme imiyle ayrılmaz. “Ankara’ya” derken kesme imi gerekir ama “Ankaralı” için gerekmez. Çünkü biri “durum eki” , öbürü “yapım eki” dir. Bu kural, dil adları için de geçerlidir: “ Türkçeye , İngilizceden , Arapçanın ...” derken kesme imi kullanmıyoruz... * * * EKSİK SÖZCÜKLÜ BAŞLIK Belli ki sayfayı hazırlayan arkadaşların dalgınlığına gelmiş ve 3 Nisan 2026 tarihli cumhuriyet.com.tr ’nin jeneriğinde eksik sözcüklü bu başlık yer almış. Bizim meslekte sık karşılaştığımız bir durumdur. Haberi bir an önce girme telaşından kaynaklanır. Aşağıdaki başlıkta “için” sözcüğü unutulduğundan tümce anlamsızlaşmış. Hemen hemen her yayın organında karşımıza çıkıyor böyle yanlışlar. İşin kötüsü, sanal ortamda bunları düzeltme olanağı teknik olarak varken nedense çoğu zaman bu yapılmıyor ve yanlışlar kalıcılaşıyor... * *  * ---OKURDAN --------------------------------------------------------------------------------------------- Yanlış kullanımlar üstüne Merhaba, Yazılarınızı devamlı okuyorum. Dilimizin doğru kullanılması konusunda ben de hassasım. Yanlışları görünce çok rahatsız oluyorum. Gördüğüm bazı yanlışları yazmak istiyorum: 1. Sık sık “tabii” kelimesi yerine “tabi” diyenleri görüyorum. Bazen profesörler ve anlı şanlı köşeyazarları bile yapıyor bunu. Geçen günlerde bir profesör, gazete yazsında “tabii” yerine defalarca “tabi” diye yazmıştı. Dayanamayıp kendisine uyarı yazısı gönderdim. Bunları görünce acaba ben mi yanlış biliyorum diye düşündüğüm oluyor. 2. Yabancı film ve dizilerdeki İngilizce konuşma kalıpları Türkçeye kelime kelime tercüme ediliyor. Bunlar günlük dilde de yaygınlaştı. Örneğin konuşmalara “kesinlikle” kelimesi yerleşti. Evet mi hayır mı dendiği belli değil. 3. Gazete haberlerini yazanların önemli kısmı, “il” ile “şehir” ayrımını bilmiyor. Örneğin. " Giresun şehrinde fındık üreticileri bu yıl fiyatlardan şikâyetçi" şeklinde haber yazabiliyorlar. 4. "de "nin bileşik veya ayrı yazılması ayrımı da pek bilinmiyor. Hiç ummadığım köşeyazarları bile çok sık yapıyorlar bu yanlışı. 5. Arapça asıllı kelimelerin telaffuzları fecaat! Televizyon spikerlerinin, yabancı film ve dizilerde dublaj yapanların telaffuzları daha da kötü. Bir yabancı dizide Arap asıllı suçlunun adı olan Mâlik , devamlı “Malik” diye telaffuz ediliyordu. Televizyonlarda sık sık Hâlit ismi Halit, “vâsi” kelimesi “vasi”, üstün yetenekli anlamındaki “dâhi” ise “dahi” olarak telaffuz ediliyor. Sanırım bunlar günlük konuşma diline de yerleşti. Arapça asıllı kelimelerde uzatma işareti kesinlikle kullanılmalıdır. İmla kılavuzunda da bu bilgiler vardır. Saygılarımla. İsmail GÜLAY

Go to News Site