soL Haber
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Beşiktaş Levent Mahallesi Cömert Sokak'ta İsrail Başkonsolosluğu'nun bulunduğu Yapı Kredi Plaza önündeki saldırıya ilişkin başlatılan soruşturma sürüyor. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 17 kişiden 12'sinin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Sağlık kontrolünün ardından 12 kişi, Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi. Saldırıyı gerçekleştiren Onur Çelik ve Enes Çelik'in tedavileri sürerken, diğer 3 kişinin de emniyetteki işlemleri devam ediyor. 12 isimden biri olan saldırgan Onur Çelik’in eşi, saldırıdan haberdar olduğunu itiraf ederken, saldırganların geçmişte birçok kez gözaltına alınıp serbest bırakıldığı ve IŞİD bağlantılı çeşitli gruplarla irtibatlı oldukları belirlenmişti. Milliyet 'in haberine göre, saldırı planından önceden haberdar olduğunu kabul eden kadın, ifadesinde “Yapmayın, etmeyin dedim ama dinletemedim” dedi. “Neden polise haber vermedin?” sorusuna ise “Aklıma hiç gelmedi” şeklinde yanıt verdi. 'Hedef 7. kattı' iddiası Öldürülen Yunus Emre Sarban ile yaralı halde yakalanan Onur ve Enes Çelik’in, yaklaşık 2,5 yıldır boş olduğu bilinen İsrail Konsolosluğu’nun da yer aldığı plazanın arka kapısından sızarak 7. kata çıkmayı hedefledikleri belirlendi. Saldırının Sarban önderliğinde planlandığı ve grubun olaydan önce farklı araçlarla bölgede keşif yaptığı tespit edildi. İstanbul Beşiktaş'ta, Yapı Kredi Plaza önündeki polis noktasına yönelik terör saldırısına ilişkin gözaltına alınan şüphelilerden 12'si sağlık kontrolünün ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi. Cemaatten cemaate geçmişler Saldırganların geçmişteki faaliyetleri, selefi ve tekfirci gruplar içerisindeki hareketliliğini de gün yüzüne çıkardı. Üç saldırganın Kocaeli Darıca’da IŞİD bağlantılı “Ahlak ve Sünnet” isimli cemaatte faaliyet yürüttükleri, daha sonra bu gruptan ayrılarak Yunus Emre Sarban liderliğindeki “Tevhit ve Davet” grubuna geçtikleri tespit edildi. Sarban’ın sicilinde ise dikkat çekici detaylar bulunuyor. 2018 yılında aile içi bir cinayet nedeniyle 3 ay hapis yatan Sarban’ın, aynı yıl Tekirdağ Kapaklı’da yapılan bir aramada telefonunda intihar eylemi yazışmaları ve örgüt yöneticilerinin konuşma kayıtları bulunmuştu. O dönemde “Terör örgütü ile irtibatım yoktur” şeklinde ifade veren Sarban, 5 ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilmişti. Serbest bırakılanlar ve deşifre olan hücreler Sosyal medya üzerinden Irak’taki Rusafa Cezaevi’nde bulunan IŞİD'li kadınların tahliyesi için kampanyalar yürüten Sarban’ın, 2025 yılı Aralık ayında Yalova’da 3 polisin hayatını kaybettiği saldırıyı gerçekleştiren grupla da temas halinde olduğu anlaşıldı. Sarban’ın son süreçte ise Kocaeli’de örgütlenen ve IŞİD'in uyuyan hücresi olarak tanımlanan “Beğin hücresi” ile irtibat kurduğu emniyet kayıtlarına yansıdı.
Go to News Site