Diyarbakır Güncel Gazetesi
“Ekonominin ağırlık merkezi Batı’dan Doğu’ya kayıyor” diyen Kacır, Türkiye’nin üretim kapasitesi, jeopolitik konumu ve sanayi altyapısıyla küresel ticarette merkez ülkelerden biri olma yolunda ilerlediğini ifade etti. 2012 yılından bu yana Capital, Ekonomist ve Start Up dergileri tarafından düzenlenen Uluslararası Ekonomi Zirvesi (UEZ 2026), bu yıl 15. kez Türkiye ve dünyanın önde gelen siyasetçilerini, iş dünyası temsilcilerini ve akademisyenlerini bir araya getirdi. “Büyük Dönüşüm: Dayanıklı ve Sürdürülebilir Bir Küresel Sisteme Geçişin Pusulası” temasıyla düzenlenen zirvenin ikinci günü yoğun katılımla gerçekleştirildi. “Üretim gücümüzü artıracağız” Türkiye’nin sanayi ve ihracat kapasitesine ilişkin veriler paylaşan Kacır, otomotiv, kimya ve makine sektörlerinde güçlü bir üretim altyapısı oluştuğunu belirtti. Türkiye’nin savunma sanayinde de önemli bir dönüşüm yaşadığını vurgulayan Kacır, sektörün 2000’li yılların başındaki 1 milyar dolarlık büyüklükten bugün 20 milyar doların üzerine çıktığını söyledi. Savunma alanında 1400’den fazla Ar-Ge projesinin sürdüğünü ve yaklaşık 150 milyar dolarlık sözleşme hacmiyle uzun vadeli planlamaların yapıldığını ifade etti. Kacır ayrıca 30 milyar dolarlık yatırım programı yürütüldüğünü, elektrikli araçlar, batarya teknolojileri, yarı iletkenler, yapay zekâ ve yenilenebilir enerji gibi alanlarda yeni teşvik çağrılarının hayata geçirildiğini belirtti. “Tarifeler artık siyasi bir araç” Zirvede konuşan Danimarka’nın eski Başbakanı Helle Thorning-Schmidt ise küresel ticaret düzeninde korumacılığın arttığını ve tarifelerin giderek siyasi bir baskı aracına dönüştüğünü söyledi. Thorning-Schmidt, tarifelerin yalnızca ekonomik değil, jeopolitik bir güç unsuru olarak kullanıldığına dikkat çekerek, bu durumun uluslararası ilişkilerde yeni gerilimler yarattığını ifade etti. Ortadoğu’daki gelişmelere de değinen Thorning-Schmidt, bölgedeki ateşkes süreçlerinin kırılgan olduğunu ve istikrarsızlığın sürdüğünü belirtti. Türkiye’nin bölgesel rolüne vurgu yapan Thorning-Schmidt, ülkenin Avrupa, Orta Doğu ve Asya arasında önemli bir köprü konumunda bulunduğunu ve NATO üyeliğiyle birlikte bölgesel güvenlik açısından kritik bir aktör olduğunu söyledi. “Türkiye kilit bir aktör konumunda” Yeni bir dünya düzeninin oluştuğunu belirten Thorning-Schmidt, bu süreçte Türkiye’nin rolünün giderek arttığını ifade ederek, “Türkiye’nin Avrupa ile Orta Doğu ve Körfez ülkeleri arasında köprü görevi gelecekte de kritik önem taşıyacaktır” dedi. Tera Yatırım’dan yeni nesil finans vurgusu Tera Yatırım Genel Müdürü Emir Münir Sarpyener de zirvede yaptığı konuşmada, Türkiye ekonomisinin potansiyeline dikkat çekti. Şirketlerinin yatırım bankacılığı ve finans teknolojileri alanında büyüdüğünü belirten Sarpyener, 5 milyar doları aşan varlık yönetimi büyüklüğüne ulaştıklarını ifade etti. Türkiye’nin küresel sermayeyi çekme kapasitesine sahip olduğunu vurgulayan Sarpyener, jeopolitik risklere rağmen ülkenin üretim, altyapı ve insan kaynağı açısından önemli bir avantaj sunduğunu söyledi.
Go to News Site