Collector
Emekli öğretmen Abdullah Coşkun'un ölümünde yeni detay: 112 kayıtları trafikteki şiddeti ortaya koydu | Collector
Emekli öğretmen Abdullah Coşkun'un ölümünde yeni detay: 112 kayıtları trafikteki şiddeti ortaya koydu
soL Haber

Emekli öğretmen Abdullah Coşkun'un ölümünde yeni detay: 112 kayıtları trafikteki şiddeti ortaya koydu

Giresun'un Keşap ilçesinde, trafikte tartıştığı emekli öğretmen Abdullah Coşkun’u darbederek ölümüne neden olan İlhan İhtiyaroğlu 8 Nisan'da hakim karşısına çıktı. Bu ilk duruşmada dosyaya giren 112 Acil Çağrı Merkezi ses kayıtları ile olay anına ait kamera görüntüleri öne çıktı. Mahkeme “kasten öldürme” suçundan müebbet hapis istemiyle yargılanan İhtiyaroğlu’nun tutukluluk halinin devamına karar verdi. Dava, 6 Mayıs'a ertelendi. Kafatası kemiğini delen yaralar bulundu Olay, 16 Kasım 2025’te Keşap ilçesi Fındıklı Mahallesi Karadeniz Sahil Yolu Karakoç Kavşağı’nda meydana gelmişti. İlhan İhtiyaroğlu yönetimindeki otomobil ile 68 yaşındaki emekli sınıf öğretmeni Abdullah Coşkun’un kullandığı otomobil arasında maddi hasarlı hafif bir trafik kazası yaşanmıştı. Kazanın ardından çıkan tartışmada darbedilen Coşkun, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirmişti. Duruşmaya, hayatını kaybeden Abdullah Coşkun’un eşi Hanife Coşkun ile oğlu Emrah Coşkun ve kızı Ayşe Coşkun Beyan, sanık İlhan İhtiyaroğlu’nun eşi Gamze İhtiyaroğlu, taraf avukatları ve görgü tanıkları katıldı. Olay anında çevredeki evlerinden yaşananları gördükleri belirtilen üç görgü tanığının da beyanları alındı. Sanık İlhan İhtiyaroğlu, savunmasını yazılı olarak sunacağını belirtti. Duruşmada müşteki avukatları, Abdullah Coşkun’a ait otopsi raporuna dikkat çekti. Raporda, kafa bölgesinde çok sayıda yaralanma bulunduğu, özellikle başın sol tarafında kafatası kemiğinde delinmeye yol açan derin bir yaralanmanın tespit edildiği belirtildi. Bu bulguların yer aldığı otopsi görüntüleri duruşma salonunda sanık İlhan İhtiyaroğlu’na da gösterildi. İhtiyaroğlu, söz konusu yaralanmaların nedenini bilmediğini, izlerin Abdullah Coşkun’un yere düştüğü sırada oluşmuş olabileceğini savundu. Babasının otopsisini izleyen doktor kızı: 'Bu yaralanmalar düşmeyle açıklanamaz' Sorgu sırasında otopsi raporu üzerine söz alan Coşkun'un kızı, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayşe Coşkun Beyan da değerlendirmede bulundu. Uzman hekim olduğunu ve birçok adli vakada bilirkişilik yaptığını belirten Beyan, babasının otopsi sürecini bizzat izlediğini ifade ederek rapordaki bulguları aktardı. Beyan, babasının başında çok sayıda morluk ve altı ayrı noktada ekimoz bulunduğunu, kafa derisi kaldırıldığında kafatasının sol bölümünde delinmeler ve bu bölgelerde kanama görüldüğünü, ayrıca sol kulak arkasında da yaralanma tespit edildiğini belirtti. Söz konusu bulguların düşmeyle açıklanamayacağını ifade eden Beyan, yaralanmaların ancak sert bir cisimle alınan darbe sonucu oluşabileceğini dile getirdi. Sanık İlhan İhtiyaroğlu savunmasında, kaza nedeniyle 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak trafik polisi talep ettiğini, bu sırada Abdullah Coşkun’un kendisine yumruk attığını, ikinci darbe girişimi sırasında Coşkun’u uzaklaştırmak amacıyla ittiğini iddia etti. Duruşmada tanık olarak dinlenen sanığın eşi Gamze İhtiyaroğlu da eşinin saldırgan olmadığını, aksine yardım etmeye çalıştığını savundu. Yeni deliller sunuldu Dava dosyasına giren en kritik deliller arasında, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan aramalara ait üç ayrı ses kaydı ile olay sırasında bölgeden geçmekte olan bir yolcu otobüsünün kamerasına yansıyan görüntüler yer aldı. Bilirkişi raporuna göre olay günü saat 10.53’te 112 Acil Çağrı Merkezi ile sanık İlhan İhtiyaroğlu arasındaki telefon görüşmesinin bir bölümü şöyle: Çağrı Merkezi: Tamam. Yaralı var mı? İlhan İhtiyaroğlu: Üstüme yürüdü, yumruk atmaya çalıştı, ben de dövdüm şimdi. Çağrı Merkezi: Yaralı var mı? İlhan İhtiyaroğlu: Burada bana bağırıyorlar acil polis gelsin. Çağrı Merkezi: Beyefendi yaralı var mı? İlhan İhtiyaroğlu: Yaralı yok. Çağrı Merkezi: Tamam. Maddi hasarlı mı bu kaza? İlhan İhtiyaroğlu: Ancak olaydan sonra üzerime yürüdüler. Çağrı Merkezi: Tamam emniyetle görüştüreceğim. İlhan İhtiyaroğlu: Şu anda yaralı var. İhtiyaroğlu'nun avukatı olayın görüntüleri ve 112 kayıtlarına dayanarak, müvekkilinin, Abdullah Coşkun’u araç içinde darbederek dışarı çıkardığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını öne sürdü. Avukat, Adli Tıp raporunun da ölümün kalp krizi olarak belirlenmesini gerekçe göstererek Coşkun'un darp nedeniyle hayatını kaybetmediğini savundu. Coşkun'un avukatlarının, 112 ses kayıtlarında yer alan “İlhan dur, İlhan yapma, İlhan adam öldü” şeklindeki seslere ilişkin soru üzerine sanığın eşi Gamze İhtiyaroğlu, bu ifadeleri hatırlamadığını belirtti. Öte yandan, duruşmada sanığın olay günü kullandığı cep telefonunun, kolluk tarafından muhafaza altına alınan eşyalar arasında yer almaması da dikkat çekti. Telefonun akıbetine ilişkin soruya ise Gamze İhtiyaroğlu net bir yanıt veremedi. Coşkun'un avukatları ayrıca, 112 aramalarındaki ilk ses kaydına dikkat çekerek, duyulan seslerin Abdullah Coşkun’un darbedildiğini ortaya koyduğunu belirtti. Bu iddialarını desteklemek amacıyla duruşma salonunda bir canlandırma da yapan avukatlar, iki telefonla gerçekleştirdikleri denemede, arama yapılan karşı taraftaki telefonun vücudun bir yerine vurulmasıyla diğer telefona yansıyan sesin 112 kayıtlarına yansıyan seslerle örtüştüğünü ifade ettiler. 'Yerdeyken bile tekme attı' Abdullah Coşkun’un eşi Hanife Coşkun, olay anında yaşananları şu sözlerle anlattı: “Tirebolu istikametine giderken araçtan hafif bir ses geldi, kasise girdik diye düşünürken bir başka otomobil önümüze kırdı. Arabasından çıktığında saldırmaya hazır gibiydi. Önce arabamızın ön tarafına tekme attı, ardından şoför kısmından aracımıza yanaşarak çok ağır küfürler savurdu. Camdan içeriye Abdullah Bey’e yumruklar vurmaya başladı. Ben daha fazla saldırmaması için ‘kanser hastası o, kanser’ diye bağırdım ama o, yerdeyken bile tekme attı. Ardından bana yönelik ‘seni de öldüreceğim or….’ dedi ve beni de savurarak yere düşürdü.” Olay sırasında başka bir araçtan inerek müdahale eden kişiler olduğunu da belirten Coşkun, “Onlarla da kavga etti. 4-5 kişilerdi, ‘teker teker gelin, hepinizi si…..’ diyerek tehdit etti” ifadelerini kullandı. Görgü tanıkları dinlendi Olayı, yaklaşık 100 ila 300 metre mesafedeki evlerinden çığlık seslerini duyduktan sonra gördüklerini anlatan üç ayrı görgü tanığı da duruşmada dinlendi. İlk iki tanık arbede yaşandığını gördüklerini söyledikleri kişileri tam olarak teşhis edemedi. Üçüncü tanık da, genç bir erkeğin bir kişiyi dövdüğünü gördüğünü belirterek, “Zıplayarak vuruyordu, 5-6 defa vurdu. Kimse tutamıyordu” dedi. Ancak tanık gördüğü yumruklu saldırının Abdullah Coşkun’a mı yoksa olay yerine sonradan gelen kişilere mi yönelik olduğunu net biçimde ifade edemedi. Tutuklu yargılanacak Coşkun'un avukatlarından Melike Gürcüoğlu, hayatını kaybeden Abdullah Coşkun’un emekli olmadan önce mezun ettiği son öğrencilerden biri olduğunu belirterek, çok iyi kalpli bir insan olduğunu ve ülkeye yararlı birçok evlat yetiştirdiğini ifade etti. Gürcüoğlu, sanığın duruşma boyunca pişmanlık göstermediğini, aileye başsağlığı dilemediğini ve acıya karşı hassasiyet sergilemediğini kaydetti. Sanığın sorgu sırasında zaman zaman mimikleriyle de ailenin acısına saygısızlık yaptığını öne süren Gürcüoğlu, “yardım ettim” yönündeki savunmasının gerçeği yansıtmadığını, bunun suçlamalardan kurtulmaya yönelik olduğunu ve tanık beyanlarının da bu yönde olduğunu söyledi. Sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını isteyen Gürcüoğlu, son çalıştığı iş yerindeki bazı çalışma arkadaşlarının da sanık hakkında olumsuz değerlendirmelerde bulunduğunu, muşta taşıdığı ve suça meyilli olduğuna dair iddialar bulunduğunu, ancak bu kişilerin ifade vermekten çekindiklerini söyledi. Bu nedenle sanığın son çalıştığı iş yerinden özlük dosyasının istenmesini talep etti. Cumhuriyet savcısı da mevcut delil durumu ve suçun niteliği gerekçesiyle sanığın tutukluluk halinin devamını istedi Mahkeme heyeti, İlhan İhtiyaroğlu’nun tutukluluk halinin devamına karar verdi. Davada bir sonraki duruşmanın 6 Mayıs’ta yapılacağı bildirildi. 'İnanıyoruz ki  emsal nitelikte bir karar ortaya çıkacak' Duruşmanın ardından Coşkun'un avukatları adına açıklamada bulunan Çağdaş Tarık Taner, “Katılan taraf olarak yaklaşık 4 saati aşkın duruşma anında sanık tarafından en ufak bir pişmanlık belirtisi görmemek, üstüne alaycı tavırlarla mimikler yapılması müvekkillerimin acısını daha da artırmıştır” dedi. Taner, “Sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmaları gerçeği yansıtmamaktadır. Otopsi görüntüleri Abdullah öğretmenin kafasına minimum 5 öldürücü darbe aldığını kanıtlamaktadır. Bu darbeler ciddi kanamalara sebep olmuştur” ifadelerini kullandı. Açıklamasında, “Kendisinden 30 yaş büyük ve kendini savunamayacak birine karşı aracının önünü keserek böylesine şiddetle saldırması bir cana sebep olmuştur. Bu olay tüm Türkiye’nin kalbinde derin bir acı yaratmıştır” diyen Taner, “İnanıyoruz ki yargılamanın sonucunda sanık hak ettiği cezayı alacak, kamunun ve mağdur ailenin vicdanı bir nebze olsun rahatlayacak, toplumda bu tip saldırıların azalmasına vesile olacak emsal nitelikte bir karar ortaya çıkacaktır” ifadelerini kullandı.

Go to News Site