soL Haber
8 Nisan'da alınan ateşkes kararının ardından İran ve ABD'nin müzakere heyetleri dün Pakistan'ın başkenti İslamabad'da bir araya geldi. Yaklaşık 21 saat süren müzakereler anlaşmaya varılamadan sonlandırıldı. Bunun üzerine ABD Başkanı Donald Trump yeniden tehditler savurmaya başladı. Bu zamana kadar birçok tehdidi ve iddiası havada kalan Trump, 44. gününe giren saldırılarda belki de büyük sınavını ve başarısızlığını Hürmüz Boğazı'nda yaşadı: ABD donanması fiilen kapatılan Boğazı açamadı, bölgedeki gemilere sigorta sağlanamadı, müttefikler ikna edilemedi, tehditler gerçeğe dönüştürülemedi... Trump müzakere masasında da istediğini elde edemeyince, adeta "Biz Hürmüz'den geçemiyorsak kimse geçemesin" dedi ve boğaza girmeye veya çıkmaya çalışan her türlü geminin ablukaya alınması için talimat verdiği duyurdu. Öte yandan İran'a geçiş ücreti ödeyen gemilerin bulunması ve engellenmesi için de donanmaya emir verdiğini bildirdi. 'Hürmüz'e giren veya çıkan her türlü gemi abluka altına alınacak' Toplantının iyi geçtiğini ve çoğu noktada anlaşıldığını ifade eden Trump, "Ancak gerçekten önemli olan tek nokta, nükleer konusunda anlaşılmadı" dedi. Trump, derhal geçerli olmak üzere ABD donanmasının, Hürmüz Boğazı'na girmeye veya boğazdan çıkmaya çalışan her türlü gemiyi ablukaya alma sürecini başlatacağını duyurdu. Trump, "Bir noktada 'Herkesin girmesine ve herkesin çıkmasına izin verilen' bir aşamaya geleceğiz" dedi. Trump açıklamasına şöyle devam etti: "İran, kendilerinden başka kimsenin bilmediği, 'Oralarda bir yerlerde bir mayın olabilir' diyerek buna izin vermedi. Bu dünya çapında bir şantajdır ve ülke liderleri, özellikle de Amerika Birleşik Devletleri asla şantaja boyun eğmeyecektir." 'Mayınlar imha edilmeye başlanacak' Ayrıca Trump, uluslararası sularda İran'a geçiş ücreti ödeyen gemilerin bulunması ve engellenmesi için de donanmaya talimat verdiğini bildirdi. "Yasadışı bir geçiş ücreti ödeyen hiç kimse açık denizlerde güvenli bir geçiş yapamayacaktır" diyen Trump, İran tarafından Boğaz'a döşendiğini iddia ettiği mayınların da imha edilmeye başlanacağını öne sürdü. Trump, "Bize veya barışçıl gemilere ateş açan her İranlı, cehennemin dibine gönderilecektir" tehdidinde bulundu. 'Diğer ülkeler de ablukaya dahil olacak' "Abluka kısa süre içinde başlayacak" diyen Trump, tehditlerini şöyle sonlandırdı: "Diğer ülkeler de bu ablukaya dahil olacak. İran'ın bu yasadışı şantaj eyleminden kâr elde etmesine izin verilmeyecek. Para istiyorlar ve daha da önemlisi, nükleer istiyorlar. Ayrıca ve uygun bir zamanda, 'elimiz tetikte' bekliyoruz ve ordumuz İran'dan geriye kalan o küçük parçayı da bitirecek." 'İran nükleer hırslarından vazgeçmeye niyetli değil' Trump tehditlerinden kısa bir süre sonra sosyal medya üzerinden bir açıklama daha yaptı. İran'la yapılan müzakerelere değinen Trump, "İran nükleer hırslarından vazgeçmeye niyetli değil" dedi ve şöyle devam etti: "Pek çok açıdan, üzerinde anlaşılan noktalar, askeri operasyonlarımızı sonuna kadar sürdürmemizden daha iyi; ancak bu kadar dengesiz, zor ve öngörülemez insanların elinde Nükleer Güç olmasına izin vermekle kıyaslandığında, bu noktaların hiçbirinin önemi yok." İran müzakere heyetinin nükleer konusunda tavizsiz davrandığını söyleyen Trump, "Yıllar önce de söylediğim gibi, İran asla bir nükleer silaha sahip olamayacak'" iddiasında bulundu. Körfez turuna çıkan Starmer, Trump'la Hürmüz Boğazı'nı görüşmüştü Trump'ın "Diğer ülkeler de bu ablukaya dahil olacak" iddiası dikkat çekti. İngiltere Başbakanı Keir Starmer İslamabad'daki görüşmeden bir gün önce tamamladığı Körfez ülkeleri turunun son gününde Trump ile telefonda görüşmüştü. Starmer görüşmede “askeri kapasiteler ve Hürmüz Boğazı’ndan geçiş lojistiği” konularını ele aldıklarını belirtmişti. "Bir ülkeler koalisyonunu bir araya getiriyoruz” diyen Starmer “Siyasi ve diplomatik bir plan üzerinde çalışıyoruz. Ancak aynı zamanda askeri kapasiteleri ve gemilerin Boğaz'dan fiilen geçişine dair lojistiği de değerlendiriyoruz” ifadelerini kullanmıştı. Starmer görüşmenin içeriğine dair "Burada tartıştığım konuların bir yansıması ve aynı zamanda Boğaz üzerinden seyrüsefere ilişkin pratik bir plana odaklanılması” demişti.
Go to News Site