soL Haber
Temsilcilik işçiler için yabancı bir kavram değil. İşçi temsilciliği, Sanayi Devrimi sonrası İngiltere’de işçilerin hak mücadelesinin içine doğdu. İşyeri düzeyinde temsilcilikler oluşmaya başladı. İşçi temsilciliği, bir araya gelen işçilerin sözcüsü olma, taleplerini duyurma, mücadeleyi büyütme, örgütlenme anlamına geldi. İşçi temsilcisi varsa, hakları için mücadele eden işçiler vardır. 15 Mart 2026 günü Türkiye’nin pek çok ilinden gelen işçi temsilcileri İstanbul’da toplandı. İşyerlerini, sektörlerini, sendikalarını, örgütlenmelerini temsil ediyorlardı. Ülkemizdeki en önemli sorunlardan birinin işçilerin sol sosyalist siyasetle bağının zayıflaması olduğunu söylemek zor değil. O gün İstanbul’da toplanan 322 işçi, Türkiye Komünist Partisi’nin çağrısı ile bir araya geldi. Henüz toplantı başlamadan salonu dolduran işçilerin önemli özelliği siyaset yapma konusundaki kararlılıkları oldu. Pek çok ilden, farklı çalışma alanlarından, işyerlerinden, sanayi, kamu ve hizmet sektörlerinden, sendikalardan, hakları için mücadele etmek üzere bir araya gelen Patronların Ensesindeyiz Ağlarından, hakları için mücadele etmeye devam eden işçi direnişlerinden geldi temsilciler ve İşçi Temsilcileri Meclisi’nin kuruluşunu ilan ettiler. Metal, petro-kimya, tekstil, gıda, lojistik, depo, havacılık, tersane, inşaat, bilişim, iletişim, turizm, sağlık, eğitim, büro ve hizmet sektörlerinden işçi ve emekçiler toplantıya katıldı. Kamudan, özel sektörden gelen işçi temsilcilerine, emekli temsilcileri de eklendi. Toplantıda, eşitlik, özgürlük, devletleştirme, işçilere siyaset hakkı, insanca çalışma hakkı, yurtseverlik, emeklilik hakkı ve emekliler için yaşam hakkı ile patronlarla ve sermaye düzeni ile yolları ayırma konusunda işçi sınıfının talepleri ve sahiplenilmesi gereken siyasi ilkeler tarif edildi ve katılan temsilciler tarafından oylanarak kabul edildi. Bu talepleri gerçekleştirmek için yola çıkan İşçi Temsilcileri Meclisi’nin çalışma yöntemi oluşturulan yürütme ile sağlanacak; altı aylık geçici bir komite kuruldu. İşçi Temsilcileri Meclisi’nin ilk toplantısında, ülkemizde ve dünyada yaşanan sömürü, yağma, savaş, toplumsal çürümeyi durdurmanın tek yolunun işçi sınıfının bir toplumsal güç olarak siyaset sahnesine çıkması ve düzen değişikliği etrafında bir araya gelmiş işçilerle mümkün olabileceği konusu öne çıktı. Ve Meclis bu özelliği nedeniyle her alanda –sendikalarda, işyerlerinde, değişik sektörlerde, dayanışma ağlarında - siyasetle bağını kuran işçilerin sayısının artırılması, mevcut örgütlülüğünü büyütme ve yeni alanlarda, illerde, bölgelerde örgütlenme konusunda kararlar aldı. İşçilerin en önemli gücü birliğidir ve bu birliği sağlamanın yolu patronlarla yolları ayıran siyasetin etrafında toplanmaktan geçiyor. Sömürüye dayalı bu düzen son bulmadıkça insanca bir yaşam; laik ve bağımsız bir ülke, barış, özgürlük ve demokrasi mümkün olmayacak.
Go to News Site