soL Haber
Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi (THTM) Görsel Sanatlar İnisiyatifi ve José Martí Küba Dostluk Derneği çağrısıyla hayata geçirilen Küba İçin Dayanışma Sergisi, bir sanat etkinliği olmanın ötesine geçerek bugünün dünyasında giderek daha fazla ihtiyaç duyduğumuz kolektif duyarlılığın güçlü bir örneği olarak karşımıza çıkıyor. Sanatçıların, örgütsüz bir toplum içinde katmerlenen bireysel davranma alışkanlıkları ve kapitalizmin kuralları içerisinde toplumla bağ kuramayan sanat eserleri düşünüldüğünde bu sergi, estetik tartışmasını toplum ve insandan yana politik bir düzlemde yeniden kurabilme açısından da işlev kazanıyor. Oya Benlioğlu Güleşan, Viva Cuba ABD’nin Küba’ya uyguladığı abluka, tarihin en uzun soykırımına dönmüşken, Küba ile dayanışma bir tercih olmanın ötesinde, bir zorunluluk ve sorumluluk olarak tüm insanlığın önünde duruyor. Kendi çıkarlarına uymayan, her şeyi yok eden ABD ve İsrail haydutluğuna şahit olduğumuz bir dünyada, sanat yoluyla kurulan bu dayanışma; hem Küba’nın direnişiyle, bağımsızlık iradesiyle ve insanlık adına taşıdığı umutla güçlü bir bağ kuruyor hem de Küba Cumhuriyeti ile başlatılan daha kapsamlı dayanışmanın da bir parçası haline geliyor. Çünkü Küba, yalnızca kendi halkı için değil, tüm dünya halkları için daha iyi bir geleceğin mümkün olduğunu gösteriyor. Sema Biçer-Küba Sokaklarından-2024- 65x65 cm Serginin önemi ve örgütlenmesi Türkiye’de aydın damarı uzun süredir zayıflamış ve sanatçıların toplumla kurduğu bağ önemli ölçüde yitirilmiş durumda. Bu kopuş, yalnızca toplumcu düşüncenin dünya ölçeğinde yenilgiye uğratılması ile değil, aynı zamanda Türkiye için daha kapsamlı bir geriye çekilişin yarattığı atmosfer ile de alakalı. Türkiye’nin Cumhuriyetçi damarının kurutulması, ileri kazanımların budanması, halk muhalefetinin sürekli boşa düşürülerek hayal kırıklığının kronik bir umutsuzluğa dönüştürülmesi, halkı bireyselliğe ve yalnızlığa hapsetti. İşte böyle bir zamanda, bir araya gelerek ortak iradeyle ortaya çıkarılan her iş ayrı bir önem kazanıyor. Bu yüzden sergide yer alan eserler, yalnızca bireysel ifadelerin toplamı değil; ortak bir sözün, ortak bir duruşun parçaları olarak okunmalı. Sergide, akademisyenlerden uluslararası alanda tanınırlığa sahip olmuş sanatçılara, sanat öğrencilerinden kendilerini “amatörce uğraşıyorum” diye tanımlayanlara kadar çok geniş bir topluluk bir araya geliyor. Ancak nicelik, niteliğe tercih edilmiyor. Anlam içerikte aranıyor. Serginin seçici kurulu da bu amaçla başvurulara yaklaşıyor. Bu bakış açısının kapsayıcılığı ve sanatçıların, mesele Küba ile dayanışma olduğunda harekete geçme konusunda kendilerini tereddütsüz hissetmeleri, sergiye katılımın çok kısa bir sürede büyümesiyle sonuçlandı. Bu sanatçıların Küba’ya gösterdikleri yüzeysel ve anlık bir ilgi değildi, aksine; Türkiye’de özellikle aydınlar ve sanatçılar nezdinde Küba’nın uzun yıllardır sahip olduğu saygın, meşru ve ilham verici konumun doğal bir yansımasıydı. Küba, bağımsızlığın, kamucu bir devlet anlayışının ve emperyalizme karşı direncin bir simgesi olarak hafızalarda yer etmiş bir ülkedir. Bu güçlü tarihsel ve düşünsel bağ, serginin büyümesinin temel zeminini oluştururken, sürecin bu denli hızlı ve etkili ilerlemesinde örgütlü bir çabanın belirleyici rol oynadığını da vurgulamak gerekir. THTM Görsel Sanatlar İnisiyatifi ve Küba dostları, yalnızca bir çağrı yapmakla yetinmemiş; sanatçılarla birebir temas kurarak, onları doğrudan sürece dahil eden, ikna eden ve motive eden bir örgütlenme pratiği ortaya koymuştur. Serginin kısa sürede büyümesi, tüm emeği geçenlerin yoğun çalışmasının bir sonucudur. Diğer taraftan eserlerin satışından elde edilecek gelir dayanışma amaçlı bağışlanacağı için serginin bu amaçla da örgütlenmesi önem taşıyor. Fiziksel serginin limitli zaman aralığına sıkıştırılamayacak bir dayanışma pratiği, THTM Görsel Sanatlar İnisiyatifi’nin internet sitesi aracılığıyla kuruluyor. İstanbul ve Ankara’da gerçekleşecek fiziksel sergilere paralel olarak çevrimiçi erişime ve satış bilgilerine ulaşılabilecek eserler dayanışma amaçlı satışta olmaya devam edecek. Sergi Seçici Kurulu ve THTM Görsel Sanatlar İnisiyatifi Üyesi Belgin Akın: THTM Görsel Sanatlar İnisiyatifi emperyalizme ve sömürü düzenine karşı duruş, yurt sevgisi ve Cumhuriyetçiliği temel alan bir oluşum olan Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi (THTM) altında bir meslek inisiyatifi olarak yakın zamanda kurulmuştur. THTM Görsel Sanatlar İnisiyatifi sanatın kendisinin emekçilerden yana mücadelenin keskin bir silahı olarak gerçek anlamı ve içeriğiyle var olmak zorunda olduğuna inanmakta ve sorumluluk üstlenmeyi bir görev olarak görmektedir. Ortak bir ifade biçimi olarak görsel sanatlarda birleşerek hızlı ve pratik eylemler oluşturmayı hedefleyen inisiyatifin en anlamlı etkinliklerinden birisi "Küba İçin Dayanışma Sergisi" olmuştur. Emperyalist abluka karşısında sessiz kalmamak, Küba halkının yanında yer almak ve direnişini güçlendirmek üzere 100'ün üzerinde görsel sanatçı bir araya gelmiştir. Sanatçılar hep birlikte emperyalizme, ablukaya ve sömürü düzenine karşı durarak sanatı bir direnişe ve dayanışmaya dönüştürüp güçlenerek ve çoğalarak Küba Cumhuriyeti’nin yanında yer almaktadırlar. Büyük bir gönüllülük ve özveriyle bir araya gelen ülkemizin önemli sanatçıları arasında yer alan ressamlar, heykeltraşlar, karikatürcüler ve fotoğrafçılar dayanışmanın ablukadan büyük olduğunun bir kanıtı olarak bağışlanan eserlerle görkemli bir sergi için hazırdır. Levent Karaoğlu, Mesai Sonrası (2024) Elif Melda Kurt, Şubat 2016 Ortaklaşmanın iradesi Sanatçıların bir araya gelerek dayanışmayı büyütmesi, yalnızca sembolik bir jest değil, aynı zamanda bir örgütlenme biçimi. Bu birliktelik, sanatın yeniden kolektif bir dil kurabileceğine, toplumla doğrudan temas edebileceğine dair güçlü bir umut taşıyor. Bu umut, 14 Şubat’ta kuruluşunun hemen ardından Küba için Dayanışma sergisi için çağrı yapan THTM Görsel Sanatlar İnisiyatifi’nden yükseldi, yarın başka bir inisiyatiften, genç sanatçılar topluluğundan, semt evinden ya da üniversiteden yükselebilir. Bugünün karanlığına ışık yakan yurtsever, antiemperyalist her hat mutlaka aynı cephede buluşacaktır. Ortaklaşmanın iradesi, sanatta başka bir estetiğin mümkün olduğunu gösterecektir. Çünkü bu estetik, yalnızca temsilde değil, bizzat üretim sürecinin içinde doğuyor. Zümrüt Umakoğlu, Abluka Altında Şifa Sergi Katılımcısı Zümrüt Umakoğlu: Merhaba, ben Zümrüt Umakoğlu. Hem illüstratör hem de hemşireyim. Eğer sadece bir hemşire ya da sadece bir illüstratör olsaydım, bu resimleri çizemezdim. Çizebildim; çünkü Küba sadece hastalıkla değil, ablukayla da mücadele ediyordu. Tüm bunlar tüylerimi ürpertti. Anladım ki bazen iyileştirmek, sadece bir meslek değil, bir direniş biçimidir. Tüm çizgiler kafamda birleşti. “İnsanlara bunu anlatmalıyım, bunu bilmeliler” dedim. Sonra çantamdan eskiz defterimi ve suluboyamı çıkardım. “Direnişin Tıbbı” ve “Abluka Altında Şifa” bu şekilde ortaya çıktı. Ben kızıl renginden asla vazgeçemem. Kızıl, benim için umudu temsil eder; çizgilerim de mücadelemizi. O yüzden hep kendi içimden tekrar ederim: Umut kızılda, mücadele çizgilerde! Çizgilerimizle ve kızılımızla yanındayız Küba! Canol Kocagöz Dayanışmaya bir eseriyle katkıda bulunan Mehmet Aksoy: Amerika Küba’da kendi emelleri doğrultusunda hareket eden bir politika güdülmesini istiyordu. Ama Küba bunu başardı ve özgürlüğüne kavuştu. Dünyada tek bir adam, dünya da onun malı, “şurayı istiyorum, burayı istiyorum” gibi bir tavır... Bunu tabii kabul etmek çok kötü bir şey. Bu insan özgürlüğüne, insan haysiyetine, bütün dünyadaki insanlık kazanımlarına ters bir şey. Bu bakımdan Küba’yı desteklemek gerekiyor. İsteyince olmuyor; içeri girse de alamaz Küba’yı. Yani öyle bir durum ki, Küba’daki hayatı biliyorum. Onlar gerçekten özgürler; kişiler kişileşmiş, yani insanlar. Satılık tipler değiller. Küba’da yaşadım. Hayat dolular, yaşama sevinci taşıyorlar. Bunlar çok önemli şeyler. Herkesin durumu orada iyi. Çocuğunu okutabiliyor, okula götürebiliyor, kira vermekten korkmuyor, çok gelişmiş hastaneleri var. Dünya oraya gidiyor, küçücük bir adaya. Kanser üstüne bayağı bir ihtisas sahibiler. Sanatçı sorumluluğu gerekiyor burada. Biz bundan da sorumluyuz, bence.
Go to News Site