Collector
Halkın BirGün’ü 22 yaşında | Collector
Halkın BirGün’ü 22 yaşında
BirGün Gündem

Halkın BirGün’ü 22 yaşında

Kamuoyu yoklamaları son yıllarda “kararsız” kitlenin ne kadar kalabalık olduğunu gösteriyor. Bu kitle içinde elbette kararını açıklamaktan imtina edenlerin sayısı azımsanmayacak kadar fazla. Dolayısıyla bahsi geçen toplamın hepsi gerçekten kararsız değil. Ancak en azından anket verileri bize oldukça önemli bir kalabalığın şu ya da bu gerekçeyle kararını belli etmemeye kesin olarak karar verdiğini söylüyor. Bizim hikâyemiz ise kararlı olanların hikâyesi… Hem de çok kararlı olanların… Emeği, eşitliği, demokrasiyi, özgürlüğü ve adaleti savunmakta, insanca yaşam idealinde, her türden sömürüye karşı mücadelede, savaşlara karşı barışın sesini çoğaltmada, yoksulun, ezilenin, mağdur edilenin hakkını gözetmede, ezcümle memleketi güzelleştirmede kararlı olanların ve bundan bir an olsun taviz vermeyenlerin yorucu, zorlu ama bir o kadar da umut verici hikâyesi… Bu BirGün’ün hikâyesi. Bugün takvim yaprakları, nostaljiyi bir kenara bırakırsak dijital ekranlar, 14 Nisan 2026’yı gösteriyor. Dile kolay, BirGün 22’sini bitirdi. Gazetemizin ilk çıktığı günlerde söylenen karamsar ve kibirli kehanetleri hatırlatmaya gerek yok. BirGün’ün kıymeti çürüttüğü sözde değil, büyüttüğü seste oldu çünkü. Yıllar bunu gösterdi. BirGün sadece bir şeylerin “anti”si olarak kalmadı, aynı zamanda savunduğu değerlerin kalesine dönüştü. Lafı eğip bükmeye gerek yok; sosyalist sol çizginin bağımsız gazetecilik fikriyle birleştiği noktanın adıdır BirGün. Basın tarihine de böyle geçecektir. Geride kalan 22 yılın kilit sözcüğü “güven”dir. Daima güven vermiştir BirGün. Sevilmesi, sahiplenilmesi de bu vesileyledir. Zor zamanlarda okurunun arkasında durması da bu yüzdendir. Bir gazeteyi korur gibi değil; mahalleden tanıdığı ve ciğerini bildiği bir çocukluk arkadaşına sahip çıkar gibi… Çünkü herkes bilir ki BirGün hata yapabilir ama halka asla yanlış yapmaz. BirGün’ün gizli ajandası olmaz. Asla güçlüyle el sıkışıp güçsüze kumpas kurmaz. Asla birkaç ihale alınacak diye kirli pazarlıkların içine girmez. Çünkü zaten patronu yoktur BirGün’ün. Sermayesi de yoktur. Bu yüzden derdi çoktur. Olsun, bu sayede “Ben BirGün okuruyum” diyenin başını öne eğdirecek ayıbı da yoktur. BirGün’ü ortaya çıkaran bir fikirdi. Mücadele edenin sesi daha gür çıkmalıydı, bunu isteyenler de bir gazete çıkarmalıydı. İnsanlar el ele verdi, matbaadan BirGün süzüldü. Kurmak yetmezdi tabii, emek göstermek gerekirdi. Emekle, özveriyle, fedakârlıkla büyüdü BirGün. Ama bu da yetmezdi. Dayanışma olmalıydı; hatta onun da ötesinde sahiplenme olmalıydı. BirGün bugünlere yoldaşlıkla geldi. BirGün eylemdir, BirGün sokaktır, BirGün uzun bir yürüyüştür... BirGün bazen atölyede bir kahvaltı sofrası, bazen plazada bir öğle kaçamağı, bazen de barikatın önünde bir meşaledir. Hakkını arayan madenci, fabrikada direnen işçidir. Kadınların isyan çığlığı, öğrencinin, gencin ve bilcümle yurttaşın özgürlük sloganıdır. Ağaca sarılan köylü, onuruyla yaşamak isteyen emeklidir. Mesleğinin şerefi için direnen öğretmendir, avukattır, doktordur, mühendistir. Gezi’dir BirGün, Saraçhane Meydanı’dır. Beyazıt’ta durdurulamayan düzensiz kortej, sağanakta okunan basın açıklamasıdır. Hangi dağ efkârlıysa oraya koşanların çantasındadır. Yurdunu, halkını sevenlerin; aydınlık yarınlara inananların gazetesidir BirGün. BirGün’ün çıktığı gün, İsmail Arı henüz 9’una basmamıştı. BirGün çıktığında çocuk İsmail okuma-yazmasını ilerletmeye çalışıyordu. İsmail büyüdü, iletişim fakültesini bitirdi. BirGün’de muhabirliğe başladı. Okuma-yazmayı öylesine iyi öğrendi ki başı büyük belaya girdi. BirGün muhabiri İsmail bugün gazeteciliğinin 7’nci yılında ve 23 gündür hapiste. BirGün kendisiyle büyüyen ve gazeteciliğin bedelini ödeyen çocukların da evidir bir yerde… Yuvamızdır. Kurucularıyla, çalışanlarıyla ve elbette hakları ödenmez okurlarıyla BirGün kolektif bir gurur kaynağıdır. Bugün kâğıttan dijitale etki alanı genişlemiş bir BirGün var. İnternet sitemiz, YouTube kanalımız, sosyal medya hesaplarımız her gün yüz binlerce yurttaşı haberle buluşturuyor. Ancak hissettiğimiz gurur, sorumluluğumuzu unutturmamalı. Daha yapılacak çok iş, aşılacak çok engel, varılacak çok hedef var. BirGün büyümeye devam edecek. Bunu kendinden, BirGün’ü BirGün yapan ilkelerden taviz vermeden yapacak. Memleketin gazeteciliğe ve BirGün’e ihtiyacı olduğunu biliyoruz. BirGün’ün ise bu zorlu koşullarda dünden daha çok okurunun desteğine ve dayanışmasına ihtiyacı var. Haydi hep birlikte ezber bozmaya devam edelim. Çok yaşa BirGün!

Go to News Site