Collector
BirGün mutlaka | Collector
BirGün mutlaka
BirGün Gazetesi

BirGün mutlaka

Sabahın ilk ışıklarıyla açılır kapılar sokağa doğru. Çöpçülerin yeni geçtiği sokaklar bir yerlere yetişmek zorunda olan aceleci adımlarla dolmamıştır daha. Ama o çoktan almıştır yerini. Yine mahallenin en görünen yerinden, o beyaz duvarın üstünden seslenir önünden sesiz sedasız geçen insanlara. Oradan gülümser dünyaya. Yasaklı günlerde gece çıkılır yazılamaya. Sadece haber vermez duvara asılan söz. Aynı zamanda kendisi eylemdir yazılamanın. Bir yaş daha aldık. Bir yılı daha baskıyla, davalarla, adliye önünde beklemekle geçirdik. Gözaltıyla, tutuklanmayla, İsmail yanımızda olmadan bitirdik. Yaş aldık ama yaşlanmadık. Bolca övgü, bolca destek, çokça ödül aldık. Sadece ayakta kalmadık, yürüdük. Bazen ozanın dediği gibi hainin, fesatçının, çiyanın üstüne yürüdük. Bazen de bir dost sesine, bir dost yüzüne doğru yürüdük. Haklılığın cüreti, güçlü bir fikre sahip olmanın cesareti ile yürüdük. Bizimkisi uzun bir yolculuk. Kavafis'in şiirinde olduğu gibi hakikatin peşinde mutluluk adasına doğru açtık yelkenlerimizi. Yolculuk zor, engel dolu, canavarların arasından ilerliyor rotamız. Ama aslolan yolculuk değil midir zaten. Ses vermek, ses olmak, boyun eğmemek, umut vermek değil midir varlık nedenimiz? Öyleyse kim durdurabilir bizi… Buradayız, tam karşınızda, her zaman olduğumuz yerde. Dokunuyor, okuyor, izliyor, dinliyorsunuz bizi. Birlikteyiz, bir aradayız. Olması gerektiği gibi. Biliyoruz ki birlikte aşacağız tüm zorlukları. Bir gün mutlaka dedik ya daha ilk adımızda. Ne zaman görülmüştür kavlimizden döndüğümüz. Güzel günler, umutlu günler bizi bekliyor. Son sözümüz şandır İsmail. BirGün seni özledi. Cesur haberini, cüretini, ataklığını çok arıyoruz. En çok da arkadaşlığını. Bugünler de geçecek ve tarih mesleğini onurlu şekilde yapanları yazacak. Yakındır buluşmamız. Sevgiyle...

Go to News Site