Collector
Ali Babacan: Ülkeyi yönetenlerin 'istikrar' dedikleri şey ne olursa olsun iktidarda kalabilmek | Collector Fotoğraf: ANKA

Siyaset related nodes: Akın Gürlek'ten "Gülistan Doku davası" açıklaması: Başsavcımız çok iyi çalıştı, sonuna kadar gidilecek Numan Kurtulmuş'tan "kadına yönelik şiddet" açıklaması: Meselenin en ağır ve yakıcı boyutlarından birisi Erdoğan partisinin grup toplantısında konuşuyor Type: news SEO Title: Ali Babacan: Ülkeyi yönetenlerin 'istikrar' dedikleri şey ne olursa olsun iktidarda kalabilmek copyright Independentturkish:"> Fotoğraf: ANKA

Siyaset related nodes: Akın Gürlek'ten "Gülistan Doku davası" açıklaması: Başsavcımız çok iyi çalıştı, sonuna kadar gidilecek Numan Kurtulmuş'tan "kadına yönelik şiddet" açıklaması: Meselenin en ağır ve yakıcı boyutlarından birisi Erdoğan partisinin grup toplantısında konuşuyor Type: news SEO Title: Ali Babacan: Ülkeyi yönetenlerin 'istikrar' dedikleri şey ne olursa olsun iktidarda kalabilmek copyright Independentturkish:"> Fotoğraf: ANKA

Siyaset related nodes: Akın Gürlek'ten "Gülistan Doku davası" açıklaması: Başsavcımız çok iyi çalıştı, sonuna kadar gidilecek Numan Kurtulmuş'tan "kadına yönelik şiddet" açıklaması: Meselenin en ağır ve yakıcı boyutlarından birisi Erdoğan partisinin grup toplantısında konuşuyor Type: news SEO Title: Ali Babacan: Ülkeyi yönetenlerin 'istikrar' dedikleri şey ne olursa olsun iktidarda kalabilmek copyright Independentturkish:">
Ali Babacan: Ülkeyi yönetenlerin 'istikrar' dedikleri şey ne olursa olsun iktidarda kalabilmek
Independent Turkish

Ali Babacan: Ülkeyi yönetenlerin 'istikrar' dedikleri şey ne olursa olsun iktidarda kalabilmek

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Yeni Yol Partisi'nin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Babacan, İran ve Lübnan'a yönelik saldırılar ve ateşkes sürecine ilişkin şunları söyledi: Ateşkes ve kalıcı barış arayışı sadece İran'la ilgili bir konu değil, meselede Lübnan da var. Bugün Lübnan çok ciddi bir iç kırılmanın eşiğine gelmiş durumda. Suriye'nin de Lübnan'da oluşacak girdabın içine çekilmesi tehlikesi oluşmuş durumda. İsrail'in tek derdi nüfuz alanını genişletmek ve ilhak arkasına ilhak gerçekleştirmek. Önce işgal edip arkasından 'ilhak ettik, burası bizim oldu' diyorlar. Mesele aynı zamanda Hürmüz. Şu anda Hürmüz Boğazı ile ilgili konular kaygı verici bir şekilde ilerliyor. Hukuka değil kaba kuvvete dayalı bir uygulamayı görüyoruz. 21. yüzyıldayız fakat 300-500 sene öncenin korsanlarının tekniklerinin uygulandığını görüyoruz. Deniz yollarının güvenliği sağlanmalıdır ve uluslararası geçiş rejimi korunmalıdır. Gazze'de de soykırım tüm hızıyla devam ediyor, ölenlerin sayısı 72 bini geçti. Sadece ateşkes diye ilan ettikleri tarihten bugüne, 754 Gazzeli daha katledildi. Hergün savaş suçu işliyorlar. Burada Türkiye'nin tutumu çok önemlidir. Türkiye, bu bölgede de dünyada da 'önce insan' demelidir. Sivillerin, kadınların, çocukların korunması hangi konu olursa olsun esastır. Kalıcı ateşkesin sağlanması ve nihai bir barış anlaşmasının yapılması son derece önemlidir. Dünyanın neresinde olursa olsun mesele egemenlik hakkıysa, toprak bütünlüğüyse Türkiye'nin kesin bir dille bunu reddetmesi lazım. Biz biliyoruz ki Türkiye susarsa zulüm büyür. Bu zulme karşı tek yürek olursak tarih değişir. fazla oku Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field) "Toplumumuz çalışkan bir toplum ama sistem üreteni desteklemiyor" Haftasonu Konya'da çiftçilerle bir araya geldiğini belirten Babacan, "Bu ülkede üretmek büyük bir direnç istiyor. Gençler hızla tarımdan, topraktan uzaklaşıyor. Çiftçilerin hepsi üretmek istediklerini ama maliyetlerin çok yüksek olduğunu söyledi. Gübre, mazot, elektrik pahalı. Emek veriyorlar ama kazanamayıp hatta zarar ediyorlar. Toplumumuz çalışkan bir toplum ama sistem üreteni desteklemiyor. Şu anda devletin en önemli teşviği; eğer paran varsa faize yatır, bir kenara git yat gerisini düşünme. Şu anda teşvik bundan yana. Çiftçimiz, esnafımız yalnız, sanayicimiz yalnız" dedi. Babacan, konuşmasını şöyle sürdürdü: Türkiye'de tescil edilen traktör plaka sayısı 2023'te 77 bin, 2024'te 63 bin, 2025'te 40 bin. Geçen sene Ocak- Şubatta 6 bin 546, bu sene 2 bin 895. Bu yılın ilk iki ayında zaten yarıya düşmüş olan rakam da yarıya düşmüş. Bu rakamlar çiftçilerin içinde bulunduğu durumu çok iyi anlatıyor. Bu tablo tesadüf değil, bu tablo yıllardır ihmal edilen tarımın ve yanlış bütçe tercihlerinin, üreticiden kopmuş bir yönetim anlayışının sonucudur. Sadece traktör satışı değil 2025'teki bitkisel üretim rakamları da böyle. Türkiye'de tarım ve hayvancılık, iktidarın etrafına çöreklenmiş bir ithalat şebekesinin saldırısı altındadır. Şu anda Türkiye'de tarımın bir yol haritası yok, bir tarım politikası yok. İktidar faize parayı buluyor, çiftçiye geldi mi 'para yok' diyor. Bütçe üretimi değil, faizi önceleyen bir anlayışla hazırlanıyor. Bu yılın bütçesinde faize ödenecek rakam 2 trilyon 700 milyar, tarım desteği 163 milyar. İktidar, çiftçiye verdiğinin 16 katını faize ödüyor. "Sorun çözmek şöyle dursun bu iktidar bizzat sorun üreten bir yapıya dönüştü" 2025 sonu itibariyle icra dairelerindeki icra ve iflas dosya sayısı birikenlerle birlikte 35 milyonu geçti. Derhal çiftçinin, esnafın vergi, sigorta ve banka borcunun yeniden yapılandırılması gerekir. Şu andaki enflasyon, kriz bizim çiftçimizin, esnafımızın suçu değil ülkeyi yönetenlerin suçu. Madem siz bu enflasyonu yarattınız bunun altında ezileni korumak da devletin görevidir. Eski borçlar yeniden yapılandırılırken yeni finansman sağlanmalı. Siz eğer finansmanı üretime, çiftçiye, sanayiciye sağlarsanız üretim bollaşacak. Üretim bollaşınca enflasyon aşağı düşecek. Bunlar talebi bastırarak enflasyonu düşürmeye çalışıyor. 'Savaş için tedbir aldık' diyorlar, üreticimizi koruyacak ne tedbir aldılar? Çevreleri daraldı ve gerçekten şu anda ülkeyi yönetenler uluslararası gelişmelerin arkasına sığınıp milletin gerçek gündemini görmezden geliyorlar. 4 yıldır savaşta olan Ukrayna'da yıllık enflasyon yüzde 8, Türkiye'de daha savaş başlamadan önce iki ayın toplamı yüzde 8. Ülkenin temel meselelerine kafa yormak, milletin refahını arttırmak gibi bir dertleri kalmadı. Sorun çözmek şöyle dursun bu iktidar bizzat sorun üreten bir yapıya dönüştü. Kendilerini tamamen Beştepe'nin korunaklı duvarlarına kapattılar. Cumhurbaşkanı en son ne zaman ekonomi konulu bir toplantıya başkanlık etti? Sorumluluğu tamamen Maliye Bakanı'nın sırtına yükleyip bu işten sıyrılmak istiyor. Günü geldiğinde diyecek ki; 'yapamadı'. Sorumluluktan kaçıyor, sokağın sesini duymuyor. Şu anda ülkeyi yönetenlerin 'istikrar' dedikleri şey ne olursa olsun iktidarda kalabilmek. Şu an kimse ülkenin gücünü kendinden kaynaklanıyor zannetmesin. "Türkiye'de bir şey değişecek sonra her şey değişecek" Babacan, sanal kumara yönelik ise, "Bir nesil bir kumara ve bahise kaybediliyor. Her cep telefonuna bir kumarhane açtılar. Bu, Cumhurbaşkanının verdiği izinle, lisansla başladı bu ülkede. Sanal kumarın da sanal bahisin de lisanslarını kaldırın. Bu hemen bu gece mümkün" dedi. Babacan, "Ülkemiz gerçekten karanlık bir tünelde ilerlemeye devam ediyor. Ne yazık ki bu tünelin sonunda da bir ışık görünmüyor. Ekonominin, toplumun durumu ortada. Başkanlık sistemiyle birlikte TBMM değersizleştirilmiş durumda. AK Parti'li milletvekilleri yeterli sayıda Genel Kurul'da oturmadığı için neredeyse her hafta erken kapanıyor. Yapacağınız bir tek şey orada oturup evet, hayır demek. Meclis'in değersizleştirildiğini biliyorlar. Bizim bekleyecek vaktimiz yok artık. Türkiye'de bir şey değişecek sonra her şey değişecek" ifadelerini kullandı. ANKA DEVA PARTİSİ “Cumhurbaşkanı en son ne zaman ekonomi konulu bir toplantıya başkanlık etti? Sorumluluğu tamamen Maliye Bakanı'nın sırtına yükleyip bu işten sıyrılmak istiyor” Çarşamba, Nisan 15, 2026 - 12:45 Main image:

Fotoğraf: ANKA

Siyaset related nodes: Akın Gürlek'ten "Gülistan Doku davası" açıklaması: Başsavcımız çok iyi çalıştı, sonuna kadar gidilecek Numan Kurtulmuş'tan "kadına yönelik şiddet" açıklaması: Meselenin en ağır ve yakıcı boyutlarından birisi Erdoğan partisinin grup toplantısında konuşuyor Type: news SEO Title: Ali Babacan: Ülkeyi yönetenlerin 'istikrar' dedikleri şey ne olursa olsun iktidarda kalabilmek copyright Independentturkish:

Go to News Site