soL Haber
Maraş’ta dün yaşanan okul saldırısının hemen ardından kameralar karşısına geçen Vali Mükerrem Ünlüer , saldırgan İsa Aras Mersinli ’nin çıkan arbede sırasında kendi silahından çıkan mermiyle öldüğünü, ancak intihar olup olmadığının henüz saptanamadığını söylemişti. Bugün ortaya çıkan tanık ifadeleri ve saldırganın otopsi raporu, vali ve emniyetin ilk anda halkı tam olarak ve doğru şekilde bilgilendirmediği iddialarını gündeme getirdi. Sırasıyla ilerleyelim. Bugün basında “ kahraman veli ” haberlerine konu olan Necmettin Bekçi , olay sonrasında verdiği ifadesinde, silah seslerini duyar duymaz okula gittiğini söylüyor. Bekçi, iki çocuğunun okuduğu okula koşarak yetişip saldırgana müdahale ederken, verdiği ifadeye göre o sırada ortada emniyet güçleri yok. Daha da ilginci, Bekçi saldırgana müdahaleye giderken, o sırada başka veli ve öğretmenler de saldırgana müdahale etmeye çalışıyordu. Sonrasında Bekçi, nereden aldığını hatırlamadığını söylediği bir bıçakla, saldırganın kaçıp yeniden saldırmasını engellemek adına bacağına bıçakla vurmaya çalıştığını söylüyor. Burası kritik, ancak buraya gelmeden Bekçi’nin ifadesiyle devam edelim: “Şahsın elimizden kurtulmaya çalışması üzerine o esnada nereden aldığımı bilmediğim bıçak ile hatırladığım kadar ile bir defa bacağına doğru bıçağı salladım ancak değip değmediğini bilmiyorum. Benim bıçağı sallamamdaki amacım şahsın ayağa kalkıp kaçmasını ve başkalarına zarar vermesini önlemekti. Şahıs direnmeye devam ediyordu. Okulun içerisine gelen velilerden birkaç şahıs da yerde yatan şahsa tekme attı. Ancak ben bu şahısları tanımam. Ben şahsın kolunu arkada bağlamaya çalıştım. Bu sırada görevli polisler geldi. Ben de kalkarak sınıfta bulunan yaralı çocuklara yardım etmek için şahsı polislere bırakıp buradan ayrıldım. Bu esnada okulun içerisine giren veliler çocuğu linç etmek isteyince görevli polisler şahsı sınıflardan birinin içerisine çekti ve şahsı muhafaza altına aldılar.” Dün soL’da da dile getirdiğimiz, saldırganın yaralı olduğuna yönelik eğitim emekçileri ve sendika yöneticilerinin açıklamalarının kaynağı tam da bu sırada yaşananlardı. Bekçi ve diğer öğretmenler, saldırganın bu sırada yaralı olarak bir sınıfa polisler tarafından alındığını söylüyor. soL, dün büyük bir ihtiyatla aktardığı iddia dolayısıyla, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığına bağlı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi tarafından “toplumsal kaos yaratmaya çalışmakla” suçlanmış, hedef gösterilmişti. Oysa bu ifadeler, soL’a ulaşan iddiaların da kaynağını oluşturuyordu. soL Haber, tehdit ve hedef göstermelere karşın halkın haber alma hakkı için mücadele etmeye devam ediyor. soL'un bu mücadelesiyle dayanışma göstermek isteyen tüm okurlarımızı abone olmaya davet ediyoruz. ABONE OL Şimdi gelelim otopsi raporuna. Sabah gazetesinde yer alan habere göre, aralarında iki adli tıp uzmanının da olduğu 6 kişilik heyet tarafından yapılan incelemelerde Mersinli'nin ölüm nedeninin sağ arka bacağındaki kesici, delici alet yaralanmasına bağlı büyük damar yaralanması ve bundan gelen dış kanama sonucu meydana gelmiş olduğu ifade edildi. Yani bu ifade ve otopsi raporuna göre, saldırganı bir velinin bıçaklı müdahalesi durdurmuş. Ancak yine velinin ifadesine göre, saldırgan bu sırada yaralıydı. Yaralı olan saldırganın polisler tarafından kontrol altına alındıktan ne kadar sonra ve nerede öldüğü, bu sırada neler yaşandığı henüz netlik kazanmış değil. Dünden bu yana yaşanan bu gelişmelerin ve ortaya çıkan büyük bilgi kirliliğinin ardından, soL’u hedef gösteren İletişim Başkanlığı’na seslenmiş ve “ halkın resmi kanallardan doğru şekilde bilgilenmesini sağlama görevini yerine getirin ” demiştik. Ortaya çıkan ifadeler ve otopsi raporu, bunun önemini bir kez daha ortaya koymuş oldu.
Go to News Site