Collector
Yusuf Tekin nelerle uğraşıyor? | Collector
Yusuf Tekin nelerle uğraşıyor?
BirGün Gazetesi

Yusuf Tekin nelerle uğraşıyor?

Türkiye iki gün üst üste okul saldırılarıyla sarsıldı. Önce 14 Nisan’da Ö.K. isimli saldırgan Urfa’da okul basıp 16 kişiyi yaraladı. Sonra da 16 Nisan’da Maraş’ta bu sefer 8’inci sınıf öğrencisi İ.A.M. okuduğu ortaokulu basıp en az 8’i çocuk 9 kişiyi katletti. Bu cümleler bir ülkede aslında Milli Eğitim Bakanı’nın hatta İçişleri Bakanı’nın istifa etmesi için yeterli. Ancak bunun olacağını hiçbirimiz beklemiyoruz. Peki, bu saldırılar için “sürpriz” ya da “beklenmedik” demek doğru mu? Bana sorarsanız, hayır. Eğitimde şiddet uzun süredir konuşulan, önlem alınacağı söylenen ve hiçbir şekilde adım atılmayan bir sorun. Aylar önce İstanbul Çekmeköy’de Fatma Nur Çelik isimli öğretmen öldürüldüğünde bu konu oldukça konuşulmuştu. O dönem Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin İçişleri Bakanlığı ile birlikte bir plan üzerine çalıştıklarını ve okullarda 24 saat polis devriyesi olacaklarını iddia etmişti. Sonrasında bir adım atılmadı. Peki, Yusuf Tekin ne yaptı? Ramazan ayı öncesinde okullara bir genelge gönderdi. Genelgeyle okullarda 1 ay boyunca biz dizi dini içerikli etkinlik yapıldı. Okulların zil sesi ilahi yapıldı, eleştiren bir veli gözaltına alındı. “Laikliği Savunuyoruz” başlıklı açıklamayı yapan aydınları hedef gösterdi. Onlar hakkında suç duyurusunda bulundu. Yaklaşık 1 ay boyunca sadece bu konu hakkında konuştu. Gittiği her yerde CHP hakkında konuştu. Örneğin henüz iki hafta önce Antep’te bir kreş açılışında konuştu. İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu hedef aldı. İBB‘nin açtığı kreşler hakkında “Milletin çoluğunu çocuğunu kandırmak, nereye gittiği belli olmayan, ne program uyguladığı belli olmayan, vatanseverliğini tespit etmediğimiz, hukuka uygunluğunu belirlemediğimiz yerlerde çocuklarımızın vakit geçirmesine müsaade edemeyiz” dedi. Aynı dönemde Eğitim-İş, okullarda Atatürk’e Mektup yarışması düzenlemek istedi. Tabii ki Yusuf Tekin bunu engelledi. Bunu da şu sözlerle savundu: "Bunlar diyorlar ki, 'Siz kimsiniz! Siz seçilmiş olabilirsiniz ama vesayet makamı biziz, şunu yapacağız dediğimizde gider yaparız siz de engel olamazsınız.' Ben de diyorum ki, 'Burası hukuk devleti, siz böyle hukuksuzlukları yapacaksanız gidin CHP'nin içinde yapın.'" TEKİN NE YAPTI? Tekin bakanlığa ilk geldiği günden beri partizan ve dinci ağırlıklı adımlar attı. Bakanlığa başlar başlamaz karma eğitimi tartışmaya açtı. AKP binalarında eğitim anlattı. AKP çalışmalarında yer aldı. Eğitimde müfredat değişti. Ders içeriklerin dinin ağırlığı artırıldı. Dinci vakıf ve dernekleri “sivil toplum örgütü” diye tanımladı. Sürekli imam hatip överken kızını özel okula gönderdi. Buna da “tercih özgürlüğü” dedi. LGS Sınavı’nda soruların dışarıya sızdığı ortaya çıktı. Bunu haber yapanları ve konuşanları hedef aldı. SORUN NEREDE? 2026 Türkiye’sinde çocuklar ve öğretmenler okullarda katlediliyor. 4-6 yaş Kuran kurslarıyla, hafızlık projelerinde, dini ağırlıklı müfredatla, sayıları her gün daha çok artan imam hatiplerle “dindar nesil” arzusuyla yetiştirilmek isteniyor. Adına MESEM denen atölyelerde sömürülüyor, iş cinayetlerinde hayatını kaybediyor. Okul çağında olan yüz binlerce öğrenci eğitimin dışında yer alıyor. Tarikatlar ve cemaatler adına medrese dedikleri kaçak Kuran kurslarıyla kol geziyor. ÇEDES başta olmak üzere protokollerle ilçe müftülükleri ilçe milli eğitim müdürlüğü gibi davranıyor. Okuduğunu anlayamayan, meramını söyleyemeyen nesiller yetişiyor. Ders kitaplarında AKP’nin propagandaları yapılıyor. Parası olan özel okullara mecbur bırakılıyor. Olmayana meslek lisesi ve imam hatip lisesi gösteriliyor. 8 çocuktan 1’i akran zorbalığına uğruyor. 4 çocuktan 1’i okula aç gidiyor. Durum böyleyken şiddet artık öğrencilerin öğretmenlerin canını alırken eğitimin en sorumlu ismi olan Yusuf Tekin bu konu dışında her şeyle ilgilenmiş. İlgileneceğiz deyip hiçbir adım atmamış. Ama muhalefeti hedef almak, eğitimde din sosunu daha da yaymak olunca her şeyi yapmış. OKULLAR OLMASA İkinci Meşrutiyet döneminde iki defa Maarif Nazırı (Milli Eğitim Bakanı) olarak görev yapan Emrullah Efendi’nin biraz da yanlış anlaşılan meşhur bir sözü vardır: “Şu mektepler olmasa maarifi ne güzel idare ederdim." Emrullah Efendi aslında bütçenin az olmasından şikayetle bunları söylemişti. Ama bu söz Yusuf Tekin için söylense hiç de yanlış olmayacak.

Go to News Site