soL Haber
ABD ile birlikte İran’a yönelik geniş çaplı saldırılar başlatan İsrail, savaşın yarattığı kaosu fırsat bilerek 2 Mart'ta Lübnan'a saldırmaya başladı. 2024 yılında varılan ateşkesi binlerce kez ihlal eden İsrail, hava saldırılarıyla başlattığı saldırıyı kara operasyonlarıyla sürdürdü ve Lübnan'daki işgalini genişletti. Bu süreçte 2 bini aşkın Lübnanlı öldürülürken İsrail ordusuna bir tane bile kurşun sıkmayan Lübnan hükümeti, siyonizme karşı direnen Hizbullah'ı ise engellemeye yönelik çeşitli adımlar attı. Hizbullah ülkenin güneyinde karadan başlatılan işgal girişimine karşı mücadele ederken, Lübnan hükümeti ise "çareyi" İsrail'le müzakereye başlamak için ABD Başkanı Donald Trump'a çağrı yapmakta buldu. Lübnan hükümetinin çağrılarının ardından ABD arabuluculuğunda Washington'da bir araya gelen Beyrut ve Tel Aviv hükümetleri, dün ateşkes anlaşmasına vardı. Anlaşmaya varıldı varılmasına ancak saat 00.00'da başlayan 10 günlük geçici ateşkes şimdiden İsrail ordusunca ihlal edildi. Öte yandan varılan anlaşmada İsrail'e istediği zaman ateşkesi ihlal ederek saldırı düzenleme hakkının tanınması ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Lübnan’da işgal ettikleri bölgede kalmaya devam edeceklerini duyurması ateşkese yönelik soru işaretlerini artırıyor. Trump duyurdu, Selam 'memnuniyetle karşıladı' ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla, İsrail ile Lübnan arasında geçici ateşkes anlaşmasına varıldığını duyurdu. Trump, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile ayrı ayrı telefonda görüştüğünü ve ateşkes için gerekli ortamın oluştuğunu belirtti. Trump, "Bu iki lider, ülkeleri arasında barışı sağlamak amacıyla saat 17.00'de (Türkiye saatiyle 00.00) 10 günlük bir ateşkesi resmen başlatacakları konusunda mutabık kaldılar" ifadesini kullandı. Avn'ı da Netanyahu'yu da yakın zamanda Beyaz Saray'a davet edeceğini belirten Trump, bu hafta Washington'da iki ülke temsilcileri arasında gerçekleştirilen müzakerelerin çok verimli geçtiğini söyledi. Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam ise İsrail ile varılan ateşkesi memnuniyetle karşıladıklarını açıkladı. Başbakan Selam, yaptığı yazılı açıklamada, ateşkesin "önemli bir kazanım" olduğunu öne sürdü. Lübnan Başbakanı söz konusu "ateşkesin önemli bir kazanım olduğunu" iddia etse de ABD Dışişleri Bakanlığı'nın yayımladığı anlaşma metninde yer alan kimi ifadeler, İsrail'in işgal edilen Lübnan topraklarında kalmayı sürdüreceğini açıklaması ve ateşkesin ardından yapılan saldırılar birçok soru işaretini de beraberinde getiriyor. 'İsrail'in iyi niyet göstergesiyle hayata geçen' anlaşma: Saldırı tek taraflı devam etsin, Hizbullah silah bıraksın... Trump'ın ateşkesi duyurmasının ardından ABD Dışişleri Bakanlığı da geçici ateşkes için varılan anlaşmayı paylaştı. Açıklamada, her iki ülkenin de "kalıcı barışa, birbirlerinin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün tam olarak tanınmasına" elverişli koşullar yaratmak için çalışacakları bir mutabakata varıldığı belirtildi. Ancak altı maddeden oluşan anlaşma, dikkat çekici ifadeler barındırıyor. İsrail'in 2024 yılında varılan ateşkesi binlerce kez çiğnediğini, 2 Mart'ta başlattığı saldırılarda 2 bini aşkın Lübnanlıyı öldürürken, 1 milyondan fazlasını yerinden ettiğini, bir yandan sivil yerleşim yerlerine hava saldırıları düzenlerken, diğer yandan güneyde işgali genişlettiğini, altyapıları hedef aldığını, fosfor bombası kullandığını ve daha nice suçunu hatırlayarak varılan anlaşmaya bakalım. Anlaşmanın ilk maddesine göre ateşkes "İsrail hükümetinin iyi niyet göstergesi" olarak uygulamaya geçti. Türkiye saatiyle 17 Nisan 00.00'da başlayan on günlük geçici ateşkes süresince "kalıcı bir güvenlik ve barış anlaşmasına yönelik iyi niyetli müzakerelerin gerçekleştirilmesi" hedeflenecek. Bu süre, "müzakerelerde ilerleme kaydedilmesi" ve "Lübnan'ın egemenliğini tesis etme kabiliyetini etkili bir şekilde sergilemesi" durumunda uzatılabilecek. Anlaşmanın en dikkat çekici kısmı ise üçüncü madde. Çünkü bu madde İsrail'e istediği zaman ateşkesi ihlal ederek saldırı düzenleme hakkı tanıyor: "İsrail; planlanan, yakın veya devam eden saldırılara karşı her an meşru müdafaa kapsamında gerekli tüm önlemleri alma hakkını saklı tutar. Çatışmaların durdurulması buna engel teşkil etmeyecektir. Bunun yanı sıra İsrail; Lübnan topraklarındaki sivil, askeri ve diğer devlet hedefleri dahil olmak üzere Lübnan hedeflerine karşı karadan, havadan ve denizden herhangi bir saldırgan askeri operasyon gerçekleştirmeyecektir." Anlaşmanın devamında ise İsrail'in saldırılarına ve işgal adımlarına karşı direnen Hizbullah'a karşı adımlar atılması yeniden karara bağlanıyor. Hatırlanacağı üzere ABD'nin "ateşkesi genişletme ve ülkeyi istikrara kavuşturma" bahanesiyle Lübnan'a yaptığı baskılar sonuç vermiş ve 2024 yılında varılan ateşkes kapsamında Hizbullah'ın silahsızlandırılması onaylanmıştı. Bu anlaşmada söz konusu karar yeniden teyit ediliyor: "Lübnan Hükümeti uluslararası destekle, Hizbullah’ın ve Lübnan topraklarındaki diğer tüm kontrol dışı devlet dışı silahlı grupların İsrail hedeflerine karşı herhangi bir saldırı, operasyon veya düşmanca faaliyet yürütmesini önlemek için anlamlı adımlar atacaktır. Tüm taraflar, Lübnan’ın egemenliği ve ulusal savunması için münhasır sorumluluğun Lübnan güvenlik güçlerinde olduğunu kabul eder; başka hiçbir ülke veya grup Lübnan’ın egemenliğinin garantörü olduğu iddiasında bulunamaz. Görsel: Airbusds Netanyahu açıkladı: Lübnan'da işgal edilen bölgeden çekilmeyecekler Bir diğer dikkat çekici açıklama ise İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'dan geldi. Netanyahu yayımladığı video mesajda, duyurulan ateşkese rağmen Lübnan’da işgal ettikleri bölgede kalmaya devam edeceklerini duyurdu. İsrail ordusunun işgalini sürdüreceği bölgenin yalnızca 2 Mart öncesinde konuşlu olduğu beş nokta olmadığını söyleyen Netanyahu, bunun aynı zamanda “Denizden başlayıp Dov Dağı (Şeba Çiftlikleri) ve Hermon Dağı (Cebel eş-Şeyh) yamaçlarına, Suriye sınırına kadar uzanan yaklaşık 10 kilometre genişliğinde” bir bölge olduğunu belirtti. Netanyahu, ABD’nin başkenti Washington’da iki ülkenin büyükelçileri arasında yapılan toplantıda ele alınan anlaşmayı ilerletmek için 10 günlük ateşkesi kabul ettiklerini ileri sürdü. Lübnan ile görüşmelerde iki temel taleplerinin olduğunu savunan Netanyahu, bunların Hizbullah’ın silahsızlandırılması ve "sürdürülebilir barış anlaşması" olduğunu iddia etti. İnfografik: BBC Verify Ateşkesin duyurulmasına rağmen saldırı devam etti, yürürlüğe girdiğinde ihlal edildi Öte yandan ateşkesin duyurulmasının ardından yürürlüğe gireceği 00.00'a kadar Lübnan'a yoğun şekilde saldırılar düzenleyen İsrail'i, başlayan ateşkes de durdurmadı. Lübnan resmi haber ajansı NNA'da yer alan haberde, Beyrut ve Tel Aviv saatiyle gece yarısı yürürlüğe giren ateşkese rağmen İsrail'in güney Lübnan'daki iki beldeyi bombalamaya devam ettiği belirtildi. Ateşkesin başlamasından kısa süre sonra yayımlanan haberde, "Ateşkesin yürürlüğe girmesinin ardından el-Hiyam ve Dibbin beldelerine yönelik düşman (İsrail) bombardımanı devam ediyor" ifadelerine yer verildi. Haberde ayrıca, "Raşeya beldesi ve Cebel eş-Şeyh Dağı'nın (Hermon) batı yamaçlarında (güneydoğu) yoğun insansız hava aracı faaliyeti var" denildi. Bombardımanın sonuçlarına ilişkin henüz maddi hasar veya can kaybı olup olmadığına dair ayrıntı paylaşılmadı. İsrail tarafından ise konuya ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı. İsrail'in kısa süre önce Beyrut'a düzenlediği bir hava saldırısında hasar alan bina ve binanın yıkılan duvarının ardından gözüken önceki Hizbullah lideri Hasan Nasrallah'ın fotoğrafı. 'Mücahitlerin elleri, düşmanın kalleşliğini gözeterek tetikte kalmaya devam edecek' Hizbullah ise İsrail'in daha öncesinde binlerce kez ihlal ettiği ateşkese işaret ederek, saldırılara karşı hazırlıklı olunacağını bildirdi. Hizbullah tarafından yapılan açıklamada, 2 Mart ile 16 Nisan tarihleri arasında metanet, cesaret ve fedakarlıkla İsrail'e karşı savaşıldığı belirtildi. Düzenlenen operasyonlara dair şu bilgilere yer verildi: "İslami Direniş, Lübnan toprakları içerisindeki İsrail düşman ordusuna bağlı işgal kuvvetlerine karşı koyduğu; işgal altındaki Filistin topraklarındaki askeri mevkilerini, kışlalarını ve üslerini hedef aldığı 2184 farklı askeri operasyon gerçekleştirmiştir. Ayrıca Direniş operasyonları; düşmanın sivillere yönelik suçlarına, konutları ve sivil altyapıyı vahşice yıkmasına yanıt olarak, Lübnan-Filistin sınırından başlayıp Tel Aviv şehrinin ötesine, 160 km derinliğe kadar uzanan İsrail yerleşim birimlerini ve şehirlerini kamikaze İHA'lar ve çeşitli füze ateşleriyle hedef almıştır. İslami Direniş mücahitleri, günlük ortalama 49 operasyon gerçekleştirmiştir. İsrail'in öldürme makinesi, tüm istihbari kuşatmasına ve ateşli vahşetine rağmen onları; vatanlarını ve halklarını koruma ve savunma yolundaki ulusal, insani ve dini görevlerini yerine getirmekten ve sürdürmekten alıkoyamamıştır." Hizbullah ilan edilen geçici ateşkese karşın tetikte olunacağını "Bu mücahitlerin elleri, düşmanın kalleşliğini ve ahdini bozma ihtimalini gözeterek tetikte kalmaya devam edecektir" ifadesiyle bildirdi. Hizbullah yaptığı bu açıklamanın ardından 2 Mart ile 16 Nisan tarihleri arasında İsrail'e karşı düzenlediği operasyonlara yer verilen bir video yayımladı. On binlerce Lübnanlı evlerine dönmeye başladı Öte yandan ateşkesin yürürlüğe girmesiyle yerinden edilen Lübnanlılar da evlerine dönmeye başladı. Yerinden edilen on binlerce kişi, ülkenin güneyindeki Sayda kentindeki evlerine dönmek üzere yola çıktı. Dönüş yolunda Sayda kentine giriş hattında yoğun trafik oluştuğu görüldü. İsrail önceki ateşkesi tanımamıştı İsrail'in 2024 yılında varılan ateşkesi binlerce kez ihlal ederek Lübnan'a saldırılar düzenlemesine ve bazı bölgelerdeki işgalini sürdürmesine karşın, Washington ve Tel Aviv'in Hizbullah'ın silahsızlandırılmasına yönelik baskıları devam etmişti. Bunun üzerine geçtiğimiz yılın Ağustos ayında Lübnan hükümeti, ülkedeki tüm silahlı varlığın devlet tekeline alınması ve grupların elindeki silahların toplanmasına yönelik kararın 2025 yılı sonuna kadar uygulamaya geçeceği duyurmuştu. Ancak Hizbullah, İsrail'in saldırıları ve işgali son bulana kadar silah bırakmayacağını açıklamıştı. Ateşkese varılmasına rağmen İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılar devam etmişti. Düzenli saldırılara ek olarak İsrail, Lübnan topraklarındaki beş bölgeyi işgal etmeye devam ederek tahrip edilen sınır köylerinin yeniden inşasını engellemiş ve yerinden edilmiş on binlerce Lübnanlının evlerine dönmesini önlemişti. Lübnan makamlarına göre İsrail güçleri ateşkesten bu yana 370'ten fazla kişiyi öldürdü. Birleşmiş Milletler İsrail'in çatışmaları durdurmayı kabul etmesinden bu yana geçen sürede 10 binden fazla hava ve kara saldırısı düzenlediğini bildirmişti.
Go to News Site