BirGün Gazetesi
Önceki yazıda uluslararası tanımlamalara göre ülkemiz ormanlarının %41’inin orman değil de ağaçlık alan olarak kabul edildiğini açıklamıştım. Yani her ne kadar topraklarımızın %30’u orman olarak yönetilse de bunun yarısına yakını orman ekosistemi sayılmıyor. Biliyorum o yazı bazılarının kafasını karıştırdı. Mutlaka mevcut iktidarın diktiğini açıkladığı milyarlarca fidanı hesaba katmadığımı düşünenler de oldu. Hatta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dahil yetkililerin yaptığı; “Yaptığımız ağaçlandırma çalışmalarıyla ülkemizdeki orman alanını artırdık” , “Bizden önceki 57 yılda yapılan ağaçlandırma çalışmalarından daha fazlasını gerçekleştirdik” , “Ağaçlandırma konusunda dünyada 4., Avrupa’da ise 1. sıradayız” şeklindeki açıklamalar yalan mı diye soranlarınız da olmuştur. Bu açıklamalara yalan demek haddimize değil fakat doğruları anlatmak görevimiz. Hiçbir uluslararası belgede Türkiye’nin ağaçlandırmada dünya 4.’sü ve Avrupa 1.’si olduğuna dair bir kayıt yok. Buna yakın tek belge “Dünya Tarım ve Gıda Örgütü (FAO) 2020 Küresel Orman Değerlendirme Raporu”. Bu rapora göre Türkiye, 2010 ile 2020 yılları arasında yıllık 114 bin hektarlık net orman artışı ile dünyada ormanlarını artıran ülkeler arasında altıncı sırada yer alıyordu. Aynı raporun 2025 versiyonuna göre de 2015-2025 yılları arasında da 118 bin hektarla dördüncü sırada. Anlaşılan yetkililerimiz bu artışı sadece kendi yaptıkları ağaçlandırmalara bağladıkları için orman alanı artışında değil de ağaçlandırmada dünyada dördüncü sırada yer aldığımızı iddia ediyorlar. Oysa orman alanlarımızın artmasının gerçek nedeni dikilen fidanlar değil, iç göçler yani ülkede yaşanan demografik değişim. Ormanlarımız göç veren ve kırsal nüfusu azalan illerde boşalan tarım alanları ile meralar kendiliğinden ormana dönüştüğü için artarken göç alan ve hızla kentleşen illerde hem parçalanmakta hem de alansal olarak azalmakta. Orman Genel Müdürlüğü verilerinden yararlanarak 81 ildeki 2005 ve 2015 yılları arasındaki orman değişimini incelediğimiz çalışmada* orman alanlarının 60 ilde arttığı, 19 ilde azaldığı, iki ilde değişmediğini tespit etmiştik. Artan iller göç vermekte olan iller iken, azalan iller ise başta Marmara Bölgesi olmak üzere göç alan illerdi. Peki orman alanı artan illerde bu dönemde ne kadar ağaçlandırma yapılmış diye sorarsanız aynı çalışmaya göre ilk beş ilde yapılan ağaçlandırmanın orman alanı artışına oranı şöyle; Kastamonu %5,25, Ankara %25,18, Tokat 9,28, Gümüşhane %0,29 ve Çorum %6,62. Görüldüğü gibi Ankara dışında kayda değer bir oran yok. O zaman Cumhuriyet döneminde en fazla ağaçlandırmayı AKP’nin yaptığı iddiasına gelelim. Bürokratlar bu konuda politikacıları oldukça uzun süre yanılttı. Rehabilitasyon, endüstriyel plantasyon ve özel ağaçlandırmaları sanki ormancılık örgütünün yaptığı yeni orman kurma çalışmalarıymış gibi göstererek ağaçlandırma miktarlarını şişirdiler. Fakat buna rağmen önceki dönemleri geçmekten öte yanına bile yaklaşamadılar. Bir çalışmamızın** verilerine göre; 2003 yılından 2021 yılına kadar 19 yılda yapılan toplam ağaçlandırma miktarı 609 bin 90 hektar, yani yılda 32 bin hektarken AKP’den önceki 19 yıllık dönemde (1984’ten 2002 yılına kadar) yapılan ağaçlandırmalarının toplamı 1 milyon 115 bin 367 hektar, yani yılda 59 bin hektardı. Yani önceki dönemde AKP iktidarı dönemine göre her yıl 27 bin hektar daha fazla ağaçlandırma yapılmış. İşin daha da üzücü tarafı yaşanan ekonomik kriz nedeniyle ağaçlandırmaya ayrılan kaynak azaltıldığı için 2022’de 17 bin 655 hektar, 2023’te 5 bin 591 hektar ve 2024’te 7 bin 154 hektar ağaçlandırma yapılabilmiş olması. Yani yılda ortalama 10 bin 133 hektar ile AKP dönemi ortalaması olan 32 bin hektarın ancak 1/3’ü tutturulabilmiş. İşin aslına gelince; FAO’nun yayınladığı “Küresel Orman Değerlendirme Raporu 2025” e göre; Türkiye’de ağaçlandırma çalışmaların başlanan 1940’lı yıllardan 2025 yılına kadar yapılan ağaçlandırmalarla kazanılan orman miktarı sadece 755 bin hektar, geri kalan 22 milyon 51 hektar ise doğal olarak yetişmiş orman. Yani bütün ormanlarımızın sadece %3,3’ünü yaptığımız ağaçlandırmalarla kazanmışız. AKP döneminde (2002-2025) kazanılan orman alanı ise 199 bin hektara ancak ulaşıyor. Yani tüm ormanlarımızın sadece ve sadece %0,87’si AKP döneminde kazanılmış. Aslında bu da küçümsenmeyecek bir rakam. Çünkü dünyanın bütün ormanlarının sadece %7’si ağaçlandırmayla kazanılmış. Buradan aklımızda kalması gereken; “Her fidanın ormana dönüşmesi çok zor, önceliği var olan ormanlarını korumaya ver” mesajı. Peki koruyabiliyor muyuz sorusunun yanıtını bu köşede hep birlikte arayacağız. * Günşen H. B. & Atmiş, E., 2019. Analysis of forest change and deforestration in Turkey. International Forestry Review Vol.21(2), 182-194 ** Atmiş, E., Erdönmez, C. ve Özkazanç, K., 2022. Türkiye’de Ormansızlaşma. İçinde: Atmiş, E (ed). Türkiye Ormancılığı 2022: Türkiye’de Ormansızlaşma ve Orman Bozulması. Türkiye Ormancılar Derneği Yayını. Ankara, S: 37-52
Go to News Site