BirGün Gazetesi
Günümüzde Türkçe konusunda yazanlar azaldı. Dilimizle ilgili yayınlar da fazla değil. Çıkan bir iki dergiyi de kitapçılarda göremiyoruz. Geçenlerde kargoyla Dialogos adlı bir yayın gelince çok sevindim... “ Dialogos” , Yunanca bir sözcük. Türkçedeki kullanımı “diyalog” biçimindedir. “Karşılıklı söz / konuşma / tartışma” demek. İki ya da daha çok kişi arasındaki düşünce alışverişini anlatır. Antik Yunan düşünürü Platon ’un çok kullandığı bir yöntemdir. “ Dialogos” , tabloid boydan daha büyük, 8 sayfalık bir yayın. Gazeteye benziyor ama başlık altında “Dil ve Târih-Coğrafya Bülteni” yazıyor. Künyesinde yayın bilgileri yer almıyor. İletişim için yalnızca e-posta adresi verilmiş: uymusakoge@gmail.com Dikkat ettiyseniz, başlık altındaki “Târih” sözcüğü şapkalı yazılmış. Oysa “şapkasever” TDK bile sözcüğü böyle imlemiyor. Üstelik bültende inceltme imiyle yazılan tek sözcük bu değil. Öyle anlaşılıyor ki Türkçeyi ve Dil Devrimi’ni savunan Dialogos ’un bu konuda farklı bir tutumu var. Neredeyse içinde “a” ve “i” harfleri bulunan tüm sözcükleri inceltme imiyle taçlandırmışlar! Bu bağlamda bültenin ilk sayısında gözüme ilişen birkaç örneği sıralamak isterim: “ Â n, â it, b â zı, aş î na, em î n, hak î kat, if â de, imz â , s â bit, s â dece, s â hip, sam î miyet, z î yade...” Hadi “unvan” sözcüğünün “ünvan” diye yazılmasını TDK ’nin kafa karıştırmasına bağlayalım. “Sağ ol” seslenişinin bitişik yazılmasına da çok takılmayalım... Ama ölçünlü Türkçenin yazım kuralına aykırı “ğ / y” karmaşasına ne demeli? Bültenin sahibi ve sorumlu yönetmeni olduğunu düşündüğüm Ahmet Yusuf Özbilen , bu değişik yazım biçiminin kişisel seçimi olduğunu belirtmiş ilk sayıdaki sunuş yazısında. En baştan, “ğ” harfiyle olumsuzluk bildiren “-me” ve “-ma” kök seslerinin yazımına ilişkin “farklı uygulamalar ile karşılaşacaksınız ” diye uyarıyor okuru. Ardından da “Bu kullanımlar bana âittir ve üzerinde düşünülsün, tartışılsın diye okuyucunun dikkatine sunulmuştur” diye ekliyor... Ahmet Yusuf Özbilen , bu kişisel yazım biçimi yüzünden çevresinden eleştiri almış olmalı ki sunuş yazısında şöyle sitem ediyor: “Düşüncelerimize uyan fikirler ile hemfikir olmağa, uymayanlar ile anlaşmazlığa o kadar meyilliyiz ki, farklı fikirleri dinlemeğe katlanamıyoruz. Herkes kendi düşüncesinin doğruluğundan çok emin... Üzülerek ifâde etmek zorundayım, değişen dünyada birbirimiz ile nasıl yaşayacağımızı bilmiyoruz... Umarım Dialogos Bülteni , birlikte düşünmeğe istekli insanları bir araya getirir.” “OKUMAĞA” MI “OKUMAYA” MI? Dialogos ’taki metinlerde, artık eskilerde kalmış bir yazım biçimini geri getirme çabası açıkça görülüyor; “y” ünsüzüyle yazılması gereken ad-eylem sözcükleri hep “ğ” ile yazılmış: “Alınmağı, aktarmağa, anlaşmamağa, dinlemeğe, düşünmeğe, gezmeğe, savunmağa, vazgeçmeğe...” Bu uygulamanın gerekçesini ve dilbilimsel açıklamasını bültende göremedim. ESKİMİŞ BİR YAZIM KURALI Giresunlu yazar arkadaşımız Özcan Temel , bizim köşenin sürekli okurlarındandır. Dil konusunda yazdığı mektuplara da zaman zaman burada yer veriyorum. Uzunca bir zaman önce yazdığı mektupta eleştirdiği konu, tam da Dialogos ’taki arkadaşların bugün yapmaya çalıştıkları şeydi. O mektubu paylaşarak Dialogos ’un uyguladığı yazım biçimine itirazımızı dile getirmiş olacağız: “Kimi yazarlar ve akademisyenler, yazı dilinde ‘okumaya’ yerine ‘ okumağa’ ; ‘öğrenmeye’ yerine ‘ öğrenmeğe’ ; ‘düşünmeyi’ yerine ‘ düşünmeği’ … kullanıyorlar. Oysaki bu kullanım, eski TDK İmla Kılavuzu ’nun tozlu sayfalarında kaldı. Dilimizde eylemleri adlaştıran üç çeşit ad-eylem eki vardır: -mak / -mek ; - ma /-me ;- iş (- ış , -uş -üş) ... Eylemlere getirilen -mak /-mek adlaştırma ekinden sonraki yönelme / yaklaşma bildiren -a /-e -ı /-i -u /-ü çekim ekleri, önceleri ünsüz yumuşaması kuralına göre yumuşatılarak “okumağa” ya da “ okumağı” diye yazılırdı. Zamanla dilde ses değişiklikleri oluyor. Son dönemde artık “ okumağa” ya da “ okumağı” biçimindeki yazımlarda ‘ğ’ nin yerini ‘y’ sesi aldı. Bunun iki türlü açıklaması olabilir: 1- Ses (ünsüz) düşmesi : -mak /-mek ad-eylem ekindeki ‘k’ sesinin düşmesi durumu. 2- Sert ünsüz ‘k’ sesinin ikinci kez yumuşaması durumu : -mak /-mek ekinden sonra ünlüyle başlayan bir ses gelirse ‘k’ sesi önce yumuşayıp ‘ğ’ olur; sonra bir daha yumuşar ve ‘y’ sesine dönüşür. Böylece ‘ ğ ’den sonra ikinci bir yumuşama eğilimi ortaya çıkar. Geçmiş yıllarda Dışişleri Bakanlığı yapan İhsan Sabri Çağlayangil , konuşurken Türkiye demez, Türkiya derdi. Bu yanlış söylem içimi acıtırdı. Hâlâ inatla, ısrarla ‘okumağa, yazmağa, dinlenmeğe, öğrenmeğe…’ diye yazan kalemler, bilim insanları var. Bu da güzel dilimiz adına canımı acıtıyor.” ÖZGÜN BİR DERGİ Özgün bir dil ve ekin dergisi olan Dialogos ’un beş sayısı ulaştı elimize. Yayın yönetmeni, “bülten” diye adlandırmış olsa da içinde tarih, dilbilim, coğrafya, kazıbilim gibi konularında akademik yazıların yer aldığı bu bilimsel yayını ben “dergi” olarak anmayı yeğliyorum. Derginin her sayısında, konunun uzmanlarıyla yapılmış kapsamlı söyleşilerin yanında, kök seslerden hareketle sözcüklerin köken bilgilerini açıklayan “Sözlük” bölümü de bulunuyor. Ancak bu bölümdeki kimi değerlendirmelerin ve yorumların tartışmaya açık olduğunu söylemeliyiz. Dialogos ’u çıkaranlar, önerileri ve uygulamaları için “üzerinde düşünülsün, tartışılsın” demişler. Biz de dergiyi tanıtırken bunu yapmaya çalıştık... Ömrünün uzun olmasını diliyorum...
Go to News Site