Collector
Orban yenildi; rejim değişikliği değil, sağcı restorasyon | Collector
Orban yenildi; rejim değişikliği değil, sağcı restorasyon
BirGün Gazetesi

Orban yenildi; rejim değişikliği değil, sağcı restorasyon

Macaristan’da 16 yıllık Viktor Orban hegemonyası, geçtiğimiz hafta yapılan seçimlerde kendi içinden çıkan bir figürün, Peter Magyar’ın liderliğindeki Tisza Partisi’nin zaferiyle sarsıldı. Bu değişim gerek Avrupa’da gerekse de Türkiye muhalefetinde aşırı sağın ve otoriterliğin gerilemesini simgelediği gerekçesiyle büyük bir heyecanla karşılandı. 2010’dan bu yana Macaristan’ı "illiberal demokrasi" laboratuvarına çeviren Orban, yargıyı kuşatmış, medyanın %80’ini kontrol altına almış ve anayasayı kendi bekasına göre dizayn etmişti. Küresel aşırı sağın ikonu haline gelen Orban, kadın haklarından LGBTQ+ bireylere, göçmen karşıtlığından "aile değerleri" adı altındaki baskıcı politikalara kadar otoriter popülizmin bayraktarlığını yaptı. Ancak son tahlilde, bir çocuk istismarı skandalının ardından patlak veren yolsuzluklar ve “harap edilmiş” bir ekonomi Orban’ın sonunu getiren esas dinamikler oldu. Zaferi kazanan Magyar ise yabancı bir isim değil. Eski Adalet Bakanı Judit Varga’nın eski eşi ve uzun süre Fidesz elitleri arasında yer almış bir figür. Magyar’ın yükselişi, sistemin dışından gelen bir halk hareketinden ziyade, iktidar bloğu içindeki bir yarılmanın sonucunda şekillendi. Bu durum daha ihtiyatlı olmayı gerektiriyor. Magyar, Orban’a yakın bürokratları istifaya çağırdı ancak Orban’ın 16 yılda inşa ettiği yapının ve mülkiyet ilişkilerinin ne kadar değişeceği sorusu önemli bir tartışma başlığı oluşturuyor. Bu tablo ışığında, Magyar’ın Fidesz kökenli geçmişinin vadedilen rejim değişikliği iddiasının sınırlarını nasıl etkileyeceği; zaferinin salt bir otoritarizm-demokrasi karşıtlığı üzerinden kutsanmasının ne kadar gerçekçi olduğu ve Macaristan’ın "Avrupa yoluna geri dönüşünün" halk adına bir kazanım mı yoksa neoliberal merkezin tahkimi mi olduğu; Orban’ın yenilgisinin küresel otoriter popülizm dalgası ve Trumpist siyaset için bir kırılma noktası olup olmadığını ve bu sürecin Türkiye için ne tür dersler barındırdığı sorularımızı Anıl Duman ve Murat Somer’e yönelttik. *** PROF. DR. ANIL DUMAN: MAGYAR’IN “REJİM DEĞİŞİKLİĞİ” İDDİASI HAYLİ SINIRLI Orbán’ın yenilgisi bu sistemlerin kırılgan olduğu fikrini güçlendirir. Fakat tam anlamıyla küresel popülist dalganın kesin bir gerilemesi olarak görülemez. Magyar’ın “rejim değişikliği” iddiası hayli sınırlı *** PROF. DR. MURAT SOMER: DALGAKIRANI HER YERİNE TAARRUZ EDEREK AŞINDIRAMAZSINIZ Dünyada otoriterleşmenin yanı sıra tabandan gelen demokratikleşme ivmesi de olduğu ortada. Ama bu her ülkenin özgün koşullarına uygun gerçekleşebilir. Dalgakıranı her yerine taarruz ederek aşındıramazsınız

Go to News Site