Collector
Polonya makamları Komünist Parti'yi yasaklamayı başaramadı | Collector
Polonya makamları Komünist Parti'yi yasaklamayı başaramadı
soL Haber

Polonya makamları Komünist Parti'yi yasaklamayı başaramadı

Polonya'da sağcı hükümetin ve devlet organlarının Polonya Komünist Partisi'ni (KPP) yasadışı ilan etme girişimi bir kez daha başarısızlıkla sonuçlandı. Anayasa Mahkemesi'nin partiyi "anayasaya aykırı" ilan eden sansasyonel kararına rağmen, KPP resmi siyasi partiler siciline yeniden dahil edildi. Polonya'da anti-komünist yasaların kıskacında faaliyet gösteren, NATO ve AB karşıtı, marksist-leninist bir parti olan Polonya Komünist Partisi'nin tüzüğünün ilk cümlesi şöyle başlıyor: Polonya Komünist Partisi, Polonya işçi hareketinin en iyi vatansever ve enternasyonalist geleneklerinden yararlanan marksist-leninist bir partidir." KPP'nin resmi amblemi orak ve çekiç, marşı "Enternasyonal" ve sloganı "Bütün ülkelerin işçileri, birleşin!"... Hukuki açıklar ve usul hataları Ülkenin yasalarına göre, Anayasa Mahkemesi bir partiyi yasadışı ilan edebilir. Bu tür bir kararın dayanağı, Anayasa'nın 13. maddesi olabilir. Bu madde şöyle der: Programlarında Nazizm, faşizm ve komünizmin totaliter yöntem ve uygulamalarına atıfta bulunan siyasi partiler ve diğer örgütler ile programlarında veya faaliyetlerinde ırk ve ulusal nefreti, iktidarı ele geçirmek için şiddet kullanımını varsayan veya buna izin verenler yasaktır..." Ancak pratikte, belirli bir partinin 13. Madde kapsamına girdiğini kanıtlamak çok zor. En kolay yol, program belgelerinde "totaliter uygulamalar"a atıfta bulunduğunu kanıtlamak. Bununla birlikte, yasaklama önergesini öngören KPP, 2015 yılında programından komünist devrim çağrısını kaldırmıştı. Rzeczpospolita gazetesinin aktardığı bilgilere göre, partiyi sicilden silen Varşova’daki aynı mahkeme, bu kez partiyi yeniden kaydetmek zorunda kaldı. KPP'nin yasal sicile geri dönmesinin temel nedeni, Anayasa Mahkemesi'nin kapatma kararının nihai hale gelmemesi ve resmi olarak yayımlanmaması oldu. Partinin bu usul eksikliğine dayanarak yaptığı itirazı inceleyen mahkeme, KPP'nin başvurusunu haklı buldu ve partinin faaliyetlerini yasal bir çerçevede sürdürmesinin önünü açtı. Baskılar sonuçsuz kaldı KPP’yi yasaklama çabaları Polonya sağ siyaseti için yeni bir gündem değil. Kapatma dilekçesini 2020 yılında dönemin Başsavcısı Zbigniew Ziobro sunmuş ve pek çok siyasetçi, komünizmi "totalitarizm" ile bir tutan anayasa maddelerini öne sürerek partiyi kriminalize etmeye çalışmıştı. Ziobro KPP'yi yasaklamayı başaramayınca, Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki devreye girdi. Ancak bu çabalar, her seferinde Polonya’nın kendi hukuk sistemi içindeki çelişkilere ve usul kurallarına çarparak sonuçsuz kalıyor. 'Anti-komünist saldırı sınırlarına dayandı' Cumhurbaşkanı Nawrocki’nin son girişimi, partiye kesin bir darbe vurmayı hedefliyordu. Ancak bu son gelişmenin hakim sınıfların ideolojik bir araç olarak kullandığı "anti-komünizmin", somut hukuk kuralları ve kurumsal çatışmalar karşısında sınırlarına dayandığını gösteriyor. Şu an itibarıyla Polonya Komünist Partisi, yasal statüsünü koruyor ve çalışmalarına devam ediyor. Bu olay, Polonya’daki siyasi baskı ortamının ve işçi hareketi geleneklerine dayanan siyasi güçlerin tasfiye edilme çabalarının karşılaştığı direnci bir kez daha gözler önüne serdi.

Go to News Site