Diyarbakır Güncel Gazetesi
Mehmet Zeki Özer Bu kapsamda, siyasetçi ve kanaat önderi Yusuf Ziya Talay ile yapılan görüşmede, sürecin geleceğine dair çarpıcı değerlendirmeler paylaşıldı. Talay, sürecin sadece resmi adımlar ya da sembolik gelişmelerle sınırlı kalmayacağını belirterek, beklentilerin ötesinde bir ilerleme yaşanacağını ifade etti. Silahların bırakılması, Meclis kararları ve yasal düzenlemelerin önemli olmakla birlikte tek başına yeterli olmayacağını dile getiren Talay, esas başarının toplumun tüm kesimlerinin sürece aktif katılımıyla mümkün olacağını söyledi. Sürecin arkasındaki siyasi iradeye dikkat çeken Talay, Devlet Bahçeli’nin çağrısıyla oluşan atmosferin doğru yönetilmesi gerektiğini vurguladı. Aynı şekilde Recep Tayyip Erdoğan’ın inisiyatifinin ve Abdullah Öcalan’ın sürece dair tutumunun belirleyici olacağını ifade etti. “Fotoğraf vermek değil, sorumluluk almak gerekir” Talay, özellikle kanaat önderlerine yönelik eleştirilerinde sert ifadeler kullandı. Toplumsal süreçlerde sadece görünür olmanın yeterli olmadığını belirten Talay, şu değerlendirmede bulundu: “Toplu fotoğraflar, iftar davetleri ya da sosyal medya paylaşımlarıyla bu sürece katkı sağlanamaz. Kanaat önderi dediğiniz kişi, tek başına sahaya inebilmeli, insanlarla birebir temas kurmalı, onları ikna edebilmelidir.” Toplumun farklı kesimleriyle birebir iletişim kurulmasının önemine dikkat çeken Talay, esnaf ziyaretlerinden hasta ziyaretlerine kadar geniş bir alanda aktif rol alınması gerektiğini ifade etti. “Siyaset hizmettir, kazanç kapısı değil” Kendi siyasi geçmişine de değinen Talay, görev yaptığı dönemlerde maddi kazanç odaklı hareket etmediğini belirtti. Belediye başkan yardımcılığı döneminde kırsal bölgelere ulaşmak için mütevazı bir araç kullandığını ifade eden Talay, tüm harcamalarını kendi imkânlarıyla karşıladığını söyledi. Bugün de benzer bir yaşam tarzını sürdürdüğünü dile getiren Talay, toplu taşıma ve ticari taksi kullandığını, mal varlığı edinme gibi bir hedefinin olmadığını vurguladı. “Bizler halkın hizmetkârıyız. Eğer günümüzü vatandaşa hizmetle geçirmezsek, gelecek nesillere güvenli bir ülke bırakamayız.” “Toplumsal temas, olası krizlerin önüne geçer” Talay, toplumsal olayların önlenmesinde birebir iletişimin kritik rol oynadığını belirtti. Geçmişte birçok gerginliğin sahada yapılan doğrudan temaslarla engellendiğini ifade eden Talay, kanaat önderlerinin aktif rol almaması durumunda daha büyük sorunların ortaya çıkabileceğini söyledi. “Gönüllere dokunmak sadece bir söylem değildir. Aç olana aş, hasta olana ilaç götürmek, gerektiğinde risk alarak kalabalığın içine girmek gerekir. Aksi halde olayların önüne geçmek mümkün olmaz.” “Bu süreç yüzyılın fırsatı” Mevcut süreci “tarihi bir fırsat” olarak nitelendiren Talay, Türkiye’nin hem iç barış hem de uluslararası alanda önemli bir rol üstlendiğini savundu. Türkiye’nin farklı coğrafyalardaki krizlerde barış umudu olduğunu belirten Talay, bu atmosferin iyi değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Sahada aktif olarak çalıştığını dile getiren Talay, düğünlerden taziyelere, kahvehanelerden gençlerle yapılan sohbetlere kadar birçok ortamda süreci anlattığını söyledi. “Bu fırsat bir daha gelir mi bilmiyorum. Barışın kalıcı olması için gece gündüz çalışmalıyız. Eğer süreci sahiplenmezsek ve gereken sorumluluğu almazsak, çok daha ağır sonuçlarla karşılaşabiliriz.” Tartışmalar sürüyor “Terörsüz Türkiye” hedefi, farklı kesimlerde umut kadar temkinli yaklaşımı da beraberinde getiriyor. Uzmanlar, sürecin başarıya ulaşmasının sadece siyasi iradeye değil; toplumsal destek, güven ortamı ve sürdürülebilir politikalara bağlı olduğuna dikkat çekiyor. Sahadaki aktörlerin bu sürece nasıl katkı sağlayacağı ise önümüzdeki dönemde belirleyici unsurlardan biri olarak görülüyor.
Go to News Site