Collector
Bulgaristan seçimlerinde Radev önde: Kiev ve Brüksel'in hesabı bozulabilir | Collector
Bulgaristan seçimlerinde Radev önde: Kiev ve Brüksel'in hesabı bozulabilir
soL Haber

Bulgaristan seçimlerinde Radev önde: Kiev ve Brüksel'in hesabı bozulabilir

Bulgaristan’da pazar günü yapılan parlamento seçimlerinin ardından gelen ilk resmi sonuçlar, eski Cumhurbaşkanı Rumen Radev’in kurduğu merkez sol çizgideki İlerici Bulgaristan’ın açık ara önde olduğunu gösterdi. Resmi kısmi sayımlara göre Radev’in partisi oyların yaklaşık yüzde 44,6’sını aldı. Bu tablo, 2021’den bu yana parçalı meclisler ve kısa ömürlü koalisyonlarla yönetilen ülkede siyasal dengelerin yeniden kurulabileceğine işaret ediyor. Seçim, aynı zamanda Bulgaristan’ın son beş yılda sekizinci kez sandık başına gitmesi anlamına geliyor. Ülkede uzun süredir hükümet krizleri, yolsuzluk tartışmaları ve sokak protestoları siyasal tabloyu belirliyor. Radev’in yükselişi neye dayanıyor? Radev kampanya boyunca yolsuzluk karşıtlığını ve “oligarşik yönetim modelinin” tasfiyesini öne çıkardı. Özellikle genç seçmenlerin ve mevcut düzenden rahatsız olan kesimlerin desteğini arkasına alan Radev, ülkede istikrar sağlayacak bir hükümet kurulması gerektiğini savundu. Ancak onu Avrupa Birliği ve NATO çevreleri açısından asıl tartışmalı hale getiren başlık Ukrayna savaşı oldu. Radev, Ukrayna’ya daha fazla silah gönderilmesine karşı çıkıyor, savaşın askeri yollarla çözülemeyeceğini savunuyor ve Moskova ile ilişkilerin yeniden ele alınmasını istiyor. Seçimin Ukrayna savaşı açısından önemi Bulgaristan’daki seçim sonucunu kritik kılan başlıklardan biri, Sofya ile Kiev arasında mart sonunda imzalanan 10 yıllık güvenlik işbirliği anlaşması. Geçici hükümet tarafından imzalanan bu anlaşma, Bulgaristan’ın Ukrayna’ya askeri yardım sağlamaya devam etmesini, ortak savunma üretimini ve askeri eğitim işbirliğini içeriyor. Radev ise bu anlaşmaya karşı çıkıyor. Bu nedenle seçim sonucu, Bulgaristan’ın Ukrayna’ya dönük askeri ve siyasi desteğinin geleceği açısından belirleyici görülüyor. Radev’in hükümet kurma sürecinde etkili olması halinde, Sofya’nın Kiev’e verdiği destek daha temkinli bir hatta çekilebilir. Bu da yalnızca Bulgaristan iç siyaseti bakımından değil, Rusya-Ukrayna savaşında Batı blokunun birlik görüntüsü açısından da önem taşıyor. Karadeniz’de dengeler değişebilir Seçimlerin bir başka kritik boyutu Karadeniz. Bulgaristan, Romanya ve Türkiye ile birlikte Karadeniz hattında NATO’nun önemli halkalarından biri. Bu nedenle Sofya’daki siyasi yön değişimi, Karadeniz’deki askeri ve diplomatik dengeleri de etkileyebilir. Radev’in NATO üyeliğini tartışmaya açması beklenmese de, ittifakın Rusya’ya karşı çizdiği sert hatta daha mesafeli bir politika izlemesi olasılığı dikkat çekiyor. Bu da Bulgaristan’ın Karadeniz’deki rolünü yeniden tartışmalı hale getirebilir. Karadeniz, savaşın başlamasından bu yana yalnızca askeri değil, ticari ve enerji güvenliği açısından da daha kritik bir alan haline geldi. Bulgaristan’daki olası yeni siyasi yönelim, bu hatta Batı’nın kurmaya çalıştığı ortaklığı zorlayabilir. NATO ve AB için neden kritik? Radev’in yükselişi, NATO ve Avrupa Birliği açısından yalnızca bir hükümet değişikliği anlamına gelmiyor. Asıl mesele, Bulgaristan’ın Ukrayna politikası, Rusya ile ilişkiler ve bölgesel güvenlik konusunda daha bağımsız ya da Batı çizgisine daha az angaje bir tutum alma ihtimali. Macaristan’da Orban döneminin sona ermesinin ardından, Sofya’da Batı’nın Ukrayna hattını sorgulayan bir siyasi merkezin güçlenmesi, Brüksel ve Washington açısından yeni bir belirsizlik yaratıyor. Bu yüzden Bulgaristan’daki seçim, NATO’nun doğu kanadındaki siyasi uyum açısından da dikkatle izleniyor. Enerji hattı da tartışmanın merkezinde Seçimlerin arka planında yalnızca savaş ve güvenlik değil, enerji politikaları da bulunuyor. Bulgaristan ile Ukrayna arasındaki son anlaşmada, “Dikey Gaz Koridoru” olarak bilinen doğalgaz hattının geliştirilmesi de yer aldı. Bu hat, Yunanistan’daki LNG terminallerinden kuzeye doğru gaz taşınmasını öngörüyor ve Rus gazına bağımlılığı azaltma planının bir parçası sayılıyor. Radev’in bu tür projelere tamamen karşı olmadığı biliniyor. Ancak Rusya ile enerji ilişkilerinin tümüyle koparılmasına daha mesafeli yaklaşması, onu Batı başkentleri açısından daha da dikkat çekici bir aktör haline getiriyor.

Go to News Site