Collector
Abluka günlükleri 47 | 19 Nisan 2026 Pazar | Collector
Abluka günlükleri 47 | 19 Nisan 2026 Pazar
soL Haber

Abluka günlükleri 47 | 19 Nisan 2026 Pazar

Küba Gerçeği kapsamında yayına başlayan Abluka Günlükleri ile ABD tarafından Küba’ya uygulanan ve soykırım niteliği taşıyan ablukanın günlük olarak nabzını tutuyor; yaşanan gelişmeleri, ablukanın etkilerini ve Küba’nın bu koşullar karşısındaki direnişini, geliştirdiği çözüm ve önlemleri okuyucuyla buluşturuyoruz. 65 yıl sonra Küba, egemenliği ve onuru için kararlılığını sürdürüyor Küba, 19 Nisan 1961'de kazandığı ve Amerika kıtasında emperyalizmin ilk büyük yenilgisi olarak tarihe geçen Domuzlar Körfezi Zaferi'nin 65. yıl dönümünü büyük bir gururla kutluyor. Cumhurbaşkanı Díaz-Canel’in başkanlık ettiği anma etkinliklerinde, Küba halkının egemenliğini ve onurunu koruma konusundaki sarsılmaz kararlılığı bir kez daha dünyaya ilan edildi. Törenlerde yapılan konuşmalarda, 65 yıl önce ABD destekli paralı askerlere karşı verilen mücadelenin ruhunun bugün de diri olduğu vurgulandı. Özellikle Washington yönetiminin on yıllardır sürdürdüğü ekonomik abluka, enerji kısıtlamaları ve Küba’yı haksız yere terörü destekleyen ülkeler listesine dahil etme girişimlerinin halkın direncini kıramadığı belirtildi. Binbaşı Yadiel Medina ve öğretmen Elianis Martínez gibi isimler, devrimin eğitimden sağlığa kadar sunduğu kazanımların, en zorlu ekonomik şartlar altında bile korunmaya devam edeceğinin altını çizdi. Etkinliğin en dikkat çekici anlarından biri, Cumhurbaşkanı Díaz-Canel’in bizzat başlattığı "Vatan İçin İmzam" (Mi firma por la Patria) adlı kampanya oldu. Bu hareket, Küba halkının ablukaya karşı sesini yükseltmesini ve sosyalist iktidara olan bağlılığını resmileştirmesini amaçlıyor. Törenin kapanış konuşmasını yapan Dr. Roberto Ojeda, Küba’nın barışçıl bir ülke olduğunu ve kimseye tehdit oluşturmadığını hatırlatarak; ancak vatanın bağımsızlığı söz konusu olduğunda, tıpkı 65 yıl önce olduğu gibi, her türlü fedakarlığı göze alarak zafer kazanacaklarını ifade etti. Emperyalizme karşı ilk zaferin gururu: Joel Carrazana’nın tarihi tanıklığı Nisan 1961'de yaşanan Playa Girón (Domuzlar Körfezi) Çıkartması’nın canlı tanıklarından biri olan seksen yaşındaki Joel Carrazana Valdés, o günlere dair anılarını paylaşıyor. Henüz 16 yaşındayken Fidel Castro’nun vatan savunması çağrısına yanıt veren Valdés, Santa Clara’da kurulan taburlardan birine katılarak cepheye hareket etti. İşgalci güçlerin temel amacının bölgede bir köprübaşı kurup Escambray tepelerini ele geçirerek “Devrim’i” devirmek olduğunu belirten Valdés, kendisinin de çatışma bölgesindeki kuşatma hattında görev aldığını ve paralı askerlerin halkın arasına sızmasını engellediğini anlatıyor. Bölgedeki yaşam koşullarının ağırlığına; aşırı sıcağa, su kıtlığına ve lojistik zorluklara rağmen milislerin büyük bir kararlılıkla savaştığını vurguluyor. Özellikle yerel halkın ve köylülerin, birlikleri taşımak için araçlarını gönüllü olarak feda etmesini unutamadığını ifade eden Valdés, Başkomutan Fidel Castro’nun harekatı bizzat yönetmesinin kendilerine büyük bir güç aşıladığını söylüyor. Ölüm korkusuna rağmen sahip olduğu anti-emperyalist duyguların daha baskın geldiğini ve tek bir milisin bile silahı başında tereddüt etmediğini belirten Valdés, bu tarihi zaferin ardından yaşamına Santa Clara’da mütevazı bir işçi ve dağıtımcı olarak devam etti. Bugün hala, Amerika kıtasında emperyalizme karşı kazanılan bu ilk büyük zaferde pay sahibi olmanın derin haklı gururunu yaşıyor. Emekli maaşı ödemelerinde yeni dönem: Pilot uygulama Havana’da başladı Küba'da emeklilerin maaş ödemelerini kolaylaştırmak amacıyla başlatılan yeni pilot uygulama, Havana'da büyük bir memnuniyetle karşılandı. Küba Merkez Bankası ve Metropolitan Bankası (BANMET) tarafından yürütülen bu deney kapsamında, banka şubelerindeki aşırı yoğunluğu azaltmak için ödemeler artık sadece bankalarla sınırlı kalmıyor; mahalle aralarındaki ticari merkezler, yerel projeler ve özel işletmeler (KOBİ'ler) üzerinden de yapılabiliyor. "Ekstra Kasa" adı verilen bu sistem sayesinde emekliler maaşlarını evlerine yakın noktalardan alabilirken, engelli ve yardıma muhtaç bireylere nakit ödemeleri doğrudan kapılarına kadar ulaştırılıyor. Sisteme dahil olan işletmeler, bankaya gitmeye gerek kalmadan nakit parayı sisteme aktarabiliyor ve bu hizmetten komisyon kazanarak sosyal bir sorumluluk üstlenmiş oluyor. Ülkede yaşanan enerji krizi ve elektrik kesintilerine rağmen bankalar, hizmet akışını bozmamak için çalışma saatlerini esnetiyor ve bir yandan da şubelerine güneş panelleri kurarak işlevsel sürekliliği sağlamaya çalışıyor. Başarıyla sonuçlanan bu uygulamanın yakın zamanda ülke geneline yayılması hedefleniyor. Özgürlüğün ışığı: Carlos Manuel de Céspedes’in portresi Doğum Yeri Müzesi’nde Granmalı sanatçı Palacio Puebla tarafından resmedilen “Özgürlüğün Işığı” adlı tablo, Küba bağımsızlık mücadelesinin öncüsü Carlos Manuel de Céspedes’in Bayamo’daki Doğum Yeri Müzesi’nde törenle tanıtıldı. Kahramanın 207. doğum yıldönümü kutlamaları kapsamında müzenin kalıcı koleksiyonuna dahil edilen bu başyapıt, sanat çevreleri ve tarihçiler tarafından büyük bir beğeniyle karşılandı. Akademik bir üslupla hazırlanan yağlı boya tablo, Céspedes’i alışılagelmiş askeri sahnelerin aksine, derin bir iç gözlem ve dinginlik içinde resmediyor. Sanatçı; çalışma masasındaki kaplumbağa figürüyle bilgeliği, hokka ile sözün gücünü simgeleyerek kahramanın entelektüel derinliğine vurgu yapıyor. Müze müdürünün belirttiği gibi eser, Céspedes’in bir avukat olarak vatanın geleceğini tasarladığı dönemi yansıtıyor. Tablo, kahramanın mesleğini icra ettiği orijinal yazı masası ve dönemin mobilyalarıyla aynı salonda sergilenerek tarihi bir atmosfer yaratıyor. Kendisini "iliklerine kadar Céspedesçi" olarak tanımlayan sanatçı Palacio Puebla, bu portreyle efsanevi bir halk kahramanını daha insani ve erişilebilir bir perspektifle sunmayı başardığını ifade ediyor. Carlos Manuel de Céspedes (1819–1874), Küba tarihinin en önemli figürlerinden biridir. Kübalılar tarafından "Padre de la Patria" (Vatanın Babası) olarak anılır. Küba’nın İspanyol sömürgeciliğine karşı başlattığı bağımsızlık mücadelesinin fitilini ateşleyen liderdir. Santa Clara'da tarım pazarı yeniden kapılarını açtı Santa Clara’da bulunan La Uva tarım pazarı, kapsamlı bir yenileme sürecinin ardından modern görüntüsü ve çeşitlenen ürün yelpazesiyle yeniden hizmete açıldı. La Estrella şirketi ve Lojistik İşletme Birimi (UEB) yönetimine geçen pazar yeri hem fiziksel olarak modernize edildi hem de hijyen standartları en üst seviyeye çıkarıldı. Açılışta konuşan yerel yetkililer ve parti yöneticileri, bu yatırımın sadece bir bina yenilemesi olmadığını, halkın taze gıdaya uygun fiyatlarla ve doğrudan mahallelerinde ulaşabilmesi adına atılmış somut bir adım olduğunu vurguladılar. Özellikle tütün üreticilerinin de destek verdiği bu proje, bölgedeki yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen "Villa Clara con Todos"  (Herkes İçin Villa Clara) programının bir parçası olarak hayata geçirildi. Mahalle sakinleri ise "Bu pazarın bu kadar güzel bir görüntü ve çeşitlilikle yeniden faaliyete geçmesi günlük hayatımızı büyük ölçüde kolaylaştırıyor. Taze ve gerekli ürünlere evin yakınında ulaşabilmek büyük bir rahatlık," diyerek yapılan çabayı takdirle karşıladıklarını belirttiler. Doğada suyla gelen tatil Küba’nın Matanzas kentinde faaliyet gösteren ve doğa yürüyüşü odaklı bir yerel kalkınma projesi olan Guamacaro’s Tour, okul tatili döneminde yerli turistlerin yoğun ilgisiyle karşılaştı. Özellikle tarih, doğa ve mimariyi bir araya getiren "Enerji Rotası" bu dönemde en çok tercih edilen tur oldu. La Julia bölgesinde gerçekleştirilen bu tur kapsamında ziyaretçiler, mimarisiyle dikkat çeken Salyangozlar Evi'ni (Casa de los Caracoles) görebiliyor, bölgedeki ilk hidroelektrik santralinin kalıntılarını inceleyebiliyor ve San Agustín Nehri’nin tadını çıkarabiliyorlar. Ebeveynler, nehirdeki güvenli yüzme imkanları sayesinde çocukları eğlenirken kendileri de endişesizce dinlenebildiler. Bölge halkını da sürece dahil ederek yerel kalkınmayı destekleyen bu gezilerde, ziyaretçiler hem bölgenin doğal güzelliklerini keşfetme hem de kültürel mirası hakkında bilgi sahibi olma fırsatı buluyor. Rusya’nın bağışladığı petrol türevlerinin dağıtımı başladı Rusya tarafından Küba’ya bağışlanan 100 bin tonluk ham petrolün işlenmesiyle elde edilen akaryakıt türevleri, ada genelinde dağıtılmaya başlandı. 19 Nisan 2026 tarihli gelişmelere göre; işlenen petrolden elde edilen benzin, dizel, fuel oil ve likit petrol gazı (LPG), ülkedeki enerji krizini hafifletmek üzere kritik noktalara ulaştırılıyor. Küba Petrol Birliği (CUPET) yetkilisi, Camilo Cienfuegos Rafinerisi’ndeki ünitelerin tam kapasiteyle çalışmaya başladığını duyurdu. Ham petrolün işlenme sürecinin yaklaşık 15 gün sürdüğünü, üretimin onaylanır onaylanmaz bekletilmeden tüketim merkezlerine sevk edildiğini vurguladı. Bu sevkiyatın, ülkenin bir aylık enerji ihtiyacının yaklaşık üçte birini karşılaması bekleniyor. Yeni yakıt akışıyla birlikte, Küba'da uzun süredir hayatı felç eden elektrik kesintilerinin azaltılması hedefleniyor. Özellikle jeneratörlerin beslenmesiyle elektrik üretiminin istikrara kavuşması, hastane ve okul gibi hayati kurumların kesintisiz hizmet vermesi planlanıyor. Ayrıca, mutfaklarda yemek pişirmek için kullanılan LPG tüplerinin dolumuna başlanması, halkın günlük yaşamındaki en büyük sıkıntılardan birine çözüm sunuyor. Yakıtın ulaştırılması için kara, deniz ve demiryolları üzerinden tam bir lojistik seferberlik başlatıldı. Kamyonlar ve trenler iç bölgelere akaryakıt taşırken, gemiler de uzak doğu bölgeleri ile Isla de la Juventud gibi ada yerleşimlerine enerji taşıyor. Yetkililer, bu desteğin enerji sorununu tamamen kökten çözmese de abluka altındaki ülke için "hayati bir nefes" olduğunu ifade ediyor. CUPET yönetimi, ABD tarafından uygulanan ekonomik ablukanın uluslararası ticareti zorlaştırdığını hatırlatarak, bu tür dayanışma adımlarının stratejik önemine dikkat çekiyor. Meksika’dan askeri müdahaleye karşı bildiri önerisi Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum, Barselona’da düzenlenen "IV. Demokrasiyi Savunma Zirvesi" kapsamında yaptığı konuşmada, Küba’nın egemenliğini korumak adına askeri müdahalelere karşı uluslararası bir bildiri yayımlanmasını teklif etti. İspanya, Brezilya, Kolombiya ve Uruguay liderlerinin de hazır bulunduğu zirvede Sheinbaum, çözümün askeri yöntemlerde değil, barış ve diyalogda aranması gerektiğini vurguladı. Meksika’nın tarihsel olarak 1962’deki Küba ablukasına karşı da tek başına dik durduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı, hiçbir halkın küçük olmadığını, egemenlik mücadelesi veren her ulusun metanetli ve büyük olduğunu ifade etti. Konuşmasının sonunda küresel bir vizyon da paylaşan Sheinbaum, silahlanmaya ayrılan devasa bütçelerin eleştirisini yaptı. G20 zirvesindeki önerisini yineleyerek, dünya genelindeki askeri harcamaların yüzde 10’unun ağaçlandırma ve doğayı canlandırma projelerine aktarılması çağrısında bulundu. "Savaş yerine yaşam ekelim" diyerek, küresel önceliklerin yıkımdan ziyade barış ve çevresel sürdürülebilirliğe kaydırılması gerektiğini savundu. Küba’da elektrik üretiminde son durum 19 Nisan 2026 tarihli verilere göre, ulusal elektrik sistemindeki üretim kapasitesi yetersizliği nedeniyle dün ülke genelinde 24 saat elektrik kesintileri yaşandı. Arızalı ünitelerin devreye girmemesi ve enerji talebinin beklentilerin üzerine çıkmasıyla akşam saatlerinde kesinti miktarı 1413 MW’a kadar yükseldi. Sisteme yeni dahil edilen 54 güneş enerjisi santrali, gün ortasında 493 MW’lık bir güçle destek sağlasa da birçok termik santraldeki arıza ve bakım çalışmaları üretim kapasitesini kısıtlamaya devam ediyor. Bugün akşam saatlerinde bazı motorların ve yüzer santrallerin devreye alınmasıyla kapasitenin 2000 MW’a çıkarılması hedefleniyor; ancak 3100 MW’lık rekor talep tahmini nedeniyle sistemin yine büyük bir açık vermesi bekleniyor. Bu veriler ışığında, mevcut koşullar değişmezse en yoğun kullanım saatlerinde halkı 1130 MW’ı bulan ciddi bir elektrik kesintisi bekliyor.

Go to News Site