Collector
Çözüm belli! | Collector
Çözüm belli!
BirGün Gündem

Çözüm belli!

Son dönemde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarda ateşli silahlar kullanılarak yaşanan, akran şiddeti ve öğrencilerin ölümleriyle sonuçlanan, vahim olayların nedenini bir olaya bağlamamak gerekir… Çünkü olaylar, tek bir nedene indirgenemeyecek kadar karmaşık bir tabloyu işaret ediyor… ∗∗∗ Bu tür vakaları iyi anlayabilmenin yolu, olayı sosyal, ekonomik, kültürel ve psikolojik katmanlarıyla birlikte irdeleyerek, ortaya çıkacak sonuçların değerlendirilmesiyle anlaşılabilir… Özellikle ülkemizi kaplayan siyasal iklim, yurttaşı her an aşağılayan, toplumu kategorize eden, kendinden olmayanı dışlayan, kendi yönetim anlayışını farklı kültürlere baskı aracı olarak kullan bir yapı oluşturdu… Bu baskı; gelenekleri çürüttü, değerleri kaybettirdi, ekonomiyi çökertti, ahlakı yok etti… Büyüklere saygı duymayı, küçükleri korumayı ve sevgiyle yaklaşmayı unutturdu… İş öyle bir noktaya geldi ki, 6 yaşındaki kız çocuklarıyla evlenme, babaların kızlarına şehvetle bakma sapkınlığına kadar  vardı… ∗∗∗ Olayları ve failleri dikkatle incelersek; Psikolojik baskı ve bireysel faktörler, toplumsal çılgınlığı etkileyen önemli nedenlerdir… Ergenlik döneminde kimlik arayışı, öfke kontrolü sorunları ve travmatik yaşantılar (aile içi şiddet, ihmal, zorbalık, yoksulluk) çocukların davranışlarını keskin biçimde etkilemektedir… Özellikle, kontrolsüz sosyal medya, şiddet ve vahşet dolu dijital oyunlar, Mafyayı özendiren diziler, ebeveyn ilgisizliği, aile içi sevgisizlik, ailenin kişiliksizleştirme muamelesi, dışarda akran zorbalığı, çocuğun genel ruh sağlığını bozan önemli etmenler olmaktadır… Bu durumda olan çocuklar, şayet okullarda yeterli rehberlik hizmetlerini alamazsa, yaşadıkları ruh halinden kaynaklanan risklerin erken aşamada tespit edilmesi zorlaşır… ∗∗∗ Ekonomik çöküntü ve yoksulluk , tabloyu ağırlaştıran önemli bir zemin oluşturur. Aile bireyleri arasında işsizlik, ekonomik sorunların tartışılması, gelir eşitsizliği ve gelecek kaygısı, aile içinde stres üretir; bu stres çocuklara doğrudan yansır… Maddi imkânsızlıklar, sadece yaşam koşullarını değil, çocukların umut duygusunu da yok eder... ∗∗∗ Siyasi iklim de dolaylı ama güçlü bir etkendir!!. Toplumda kutuplaşmanın artması, sert ve dışlayıcı dilin normalleşmesi, çocukların dünyasında “şiddetin meşru bir ifade biçimi” olarak algılanmasına katkı sağlayabilir… Nitekim, rol model olarak görülen yetişkinlerin dili ve davranışı, çocuğun geleceğinde en radikal belirleyicidir... Kahramanmaraş'ta intihar eylemi düzenleyen 14 yaşındaki çocuğun daha 3 yaşından itibaren "değerler eğitimi" adı altında "pedagojik eğitimden geçmeyen imamlar” tarafından sadece inanç üzerinden yetiştirilmeye çalışılması da ayrı bir sorun teşkil etmektedir… Nitekim Polis Müfettişi olan baba, evinde bir güvenlik görevlisinde olmayacak sayıda silah bulundurmakta ve oğlunun bu silahlarla ilişki kurmasına da müsaade etmiş… Sonuç, bir çocuğun içindeki canavarın dışa çıkmasına neden olmuş… Burada sorulacak bir başka soru da “bu kadar silahı poliste olsa neden ve hangi yetkiyle evinde bulunduruyor? ∗∗∗ Gelenek ve ahlaki yapıdaki çözülme meselesi ise daha dikkatle ele alınmalıdır… Burada “dejenerasyondan ziyade, hızlı toplumsal dönüşümden” söz etmek daha gerçekçi olacaktır… Biliyoruz ki, ailelerde kırsal değerlerle, şehirleşmenin getirdiği yeni yaşam tarzı arasındaki çatışma, çocuklarda aidiyet krizine yol açmaktadır… ∗∗∗ Dijital gelişim ve sosyal medya ise bu süreci hızlandıran bir olgudur… Şiddet içeriklerinin normalleşmesi, zorbalığın çevrimiçi ortama taşınması ve çocukların denetimsiz içeriklere maruz kalması, önemli riskler yaratır. Ancak dijital dünya tek başına sebep değil, var olan sorunları büyüten bir etkendir… ∗∗∗ Çözüm çok boyutlu olmalı… Öncelikle çocukların dünyayı ve kendini tanıyacak, “bilimsel eğitim ve öğrenim politikasına” acil ihtiyaç vardır… Eğitimin hedefi, “bilinçli ve muhakeme yeteneği olan insanlar” yetiştirmektir… Bugün ülkemizde kişi başına düşen eğitim süresi 4,9 yıl… 1923’ten beri temel eğitim 5 yıl olmasına karşın, hala yurttaşlarımız 5 yıllık temel eğitime ulaşamamışlardır… Kaldı ki AKP zihniyeti, aydın yurttaş istememekte, cahil insanların AKP’ye oy verdiğini bilerek toplumu cahiliye dönemine dönmeye zorlamaktadır… ∗∗∗ Vahim bir tablo önümüzde duruyor… 2 milyonu kız çocuğu olan 3 milyon okul çağına gelmiş çocuk, okula gitmiyor… 1,5 milyon üniversite öğrencisi yoksulluk, aşağılanma gibi nedenlerle yüksek öğreniminden vazgeçmiş… ∗∗∗ Yazıyı, ne yapılmalı diye bitirelim… Okullarda psikolojik danışman sayısı artırılmalı, erken uyarı sistemleri kurulmalı… Ailelere yönelik eğitim programlarıyla çocuk-ebeveyn iletişimi güçlendirilmeli… Ekonomik destek politikalarıyla dezavantajlı bölgelerdeki ailelerin yükü hafifletilmeli… Medya ve siyaset dilinde daha kapsayıcı ve sorumlu bir üslup benimsenmeli… Son olarak, çocukların dijital dünyada bilinçli ve denetimli şekilde var olmalarını sağlayacak eğitimler yaygınlaştırılmalı… ∗∗∗ Bilinmeli ki, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan bu vahim trajediler, bireysel hatalardan çok, biriken toplumsal sorunların yansımasıdır; çözüm de ancak bütüncül bir yaklaşımla mümkündür… Kısa vadede tek çözüm yolu, acilen, ülkenin yaşadığı karanlık iklimden kurtulması için toplumu kucaklayacak bir iktidarın işbaşına gelmesinin sağlanmasıdır…

Go to News Site