soL Haber
24 Ekim akşamı saatler 19:30’a yaklaşırken TELE1 Ana Haber bülteni sürerken kanala baskın yapıldı. Henüz Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ tutuklanmamışken bile, kanala el konuldu. Ekranda TELE1’in duyulan son sözü, “Yalanlara teslim olmayın”dı. Gazeteci Merdan Yanardağ tutuklandı, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) yönetimi kanala kayyım olarak atandı. Şimdiyse TELE 1'in satış süreci resmen başlatıldı. Yüzlerce gazetecinin emeğiyle kurulan ve büyüyen TELE1, TMSF’nin belirlediği 28 milyon TL’lik bir bedel üzerinden açık artırma usulüyle satılacak. Açık teklif usulüyle yapılacak ihalede son teklif verme tarihi 16 Haziran 2026 olarak duyuruldu. “Casusluk” iddiasıyla altı aydır tutuklu bulunan TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ kamuoyuna zorunlu açıklama ve çağrı yaptı. Yanardağ cezaevinden gönderdiği mesajda, “Bütün namuslu insanlara, medyadaki dostlarımıza, iş dünyasını, Cumhuriyetçilere ve topluma çağrı yapıyorum; Tele1'in yağmalanmasına engel olalım, bize sahip çıkın” dedi. “TELE1 yağmalanıyor” diyen Yanardağ, “Hepimizin alınterini, emeğini, akıl ve irade ile yarattığımız değeri yok pahasına yandaşa transfer etmek istiyorlar” dedi. 'Kanımımızı yok pahasına satıp borçları da bize yıkmak istiyorlar' TELE1’in bir ticari kuruluş değil, halktan yana yayıncılık yapmayı ilke edinen bağımsız bir sosyal sorumluluk girişimi olduğunu vurguladı. Açıklamanın tamamı şöyle: “TELE1’e kayyım atayan iktidar, şimdi de TMSF eliyle satışa çıkararak kanalımız yağmalamaya ve yandaşları peşkeş çekmeye çalışıyor. Halkın desteği ve dostlarımızın katkıları ile mali ambargoları boşa çıkaran, dahası en büyük dört haber kanal arasına girerek büyük bir başarı kazanan TELE1, 28 milyon TL’ye ihaleye çıkarılıyor. Bu fiyat TELE1’in üç aylık işletme giderinden daha azdır. Çalışanlarımızın beş aylık maaş tutarı (geçen yıl) daha fazlaydı. Biz ücretleri hiç aksatmadan ödedik. Şimdi hepimizin alınterini, emeğini, akıl ve irade ile yarattığımız değeri yok pahasına yandaşa transfer etmek istiyorlar. Yalan ve iftiraya dayalı ‘casusluk’ kumpas amacı böylece bir kez daha tartışmasız şekilde gözler önüne serildi. Amaç Tele1’e çökmek susturmaya çalışmaktı. Biz susmadık, ama onlar TELE1’i yağmalama ısrarını sürdürüyor. Kanımımızı yok pahasına satıp borçları da bize yıkmak istiyorlar. Çok net; 28 milyon lira bir yağma fiyatıdır. 'TELE1’in yağmalanmasına engel olalım, bize sahip çıkın!' Burada ilk kez bir bilgiyi açıklayacağım: geçen yıl TELE1’e bu paranın 15 katı teklif edildi satmadık. Fiyatın istersek daha yukarıya çıkarabileceği bilgisi de geldi. Daha önce kanalın yüzde 50’sine bile kayyım ve TMSF’nin ihale başlangıç fiyatının yaklaşık on katı önerildi. TELE1’in topluma, izleyicileri ve çalışanlarına ait olduğuna inandığımız için kabul etmedik. Eğer satsaydık ben tutuklanmaya bilirdim. Zaten teklif sahipleri çok dolaylı şekilde ‘Artık biraz rahat yaşamayı hak ettiğimi’ söyleyerek uyarı da yapmışlardı. Alacağımız parayla, istersek daha sonra başka bir medya organı kurabilirdik vb. Sözüm ona, ‘dostça’ tekliflerdi bunlar. Biz HAYIR dedik, uygun bulmadık. TELE1 bir ticari kuruluş değil, halktan yana yayıncılık yapmayı ilke edinen bağımsız bir sosyal sorumluluk girişimiydi. Gazetecilik etiği ve ilkeleri bizim için temel ölçüyü. Ne para ne de baskıyla bizi teslim alabilirlerdi. Bütün namuslu insanlara, medyadaki dostlarımıza, iş dünyasını, Cumhuriyetçilere ve topluma çağrı yapıyorum; TELE1’in yağmalanmasına engel olalım, bize sahip çıkın!”
Go to News Site