Collector
Böcek ailesi davası: Resepsiyon görevlisi tahliye edildi, ilaçlama firmasının kaçak olduğu kesinleşti | Collector
Böcek ailesi davası: Resepsiyon görevlisi tahliye edildi, ilaçlama firmasının kaçak olduğu kesinleşti
soL Haber

Böcek ailesi davası: Resepsiyon görevlisi tahliye edildi, ilaçlama firmasının kaçak olduğu kesinleşti

İstanbul Fatih’te kaldıkları otelde ruhsatsız ilaçlama yapılması sonucu zehirlenerek hayatını kaybeden Böcek ailesine ilişkin davanın ilk duruşması görüldü. Firmanın kaçak çalıştığı ve ehliyetsiz personel kullandığı kesinleşirken, mahkeme heyeti tutuklu beş sanıktan birinin tahliyesine karar verdi. Almanya’dan Türkiye’ye tatile gelen 3 yaşındaki Masal, 6 yaşındaki Kadir, anne Çiğdem ve baba Servet Böcek’in kaldıkları otel odasında böcek ilacından yayılan zehirli havayı soluyarak hayatlarını kaybetmesine ilişkin davanın ilk duruşması İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanıklar otel sahibi Hakan Oğlak, ilaçlama firması yetkilileri Zeki Kışı, Serkan Kışı, ilaçlamayı yapan Doğan Cağferoğlu ve resepsiyon görevlisi Muhammad Moeen Ud Din Chishti katıldı. Duruşma savcısı, sanıkların tamamının tutukluluk halinin devamını talep etti. 'Oteli kilitleyip kebapçıya gittim' diyen resepsiyonist tahliye edildi Mahkeme heyeti, duruşma sonunda açıkladığı ara kararda, resepsiyon görevlisi Muhammad Moeen Ud Din Chishti'nin tahliyesine karar verdi. Chishti, savcılık ifadesinde, "Yemek için otelin kapsamı kilitleyerek otel yakınında bulunan kebapçıya gittim. Kapıyı kilitleme amacım otele hırsızın girmesini engellemektir" demişti. Heyet, otel sahibi Hakan Oğlak, ilaçlama firması sahibi Zeki Kışı, oğlu Serkan Kışı ve ilaçlamayı gerçekleştiren Doğan Cağferoğlu'nun tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Duruşma, savcının mütalaasını hazırlaması için 26 Haziran tarihine ertelendi. İlaçlama firması sahibi: Sertifikamız yok, bilgim yok Duruşmada savunma yapan ilaçlama firmasının sahibi tutuklu sanık Zeki Kışı, firmanın ruhsatsız olduğunu kabul etti. 2019 yılında sertifika için başvurduklarını ancak salgın süreci nedeniyle alamadıklarını belirten Kışı, "İlaçların neye iyi geldiğini ustalar bilir. Benim ilaçlama işiyle ilgili hiçbir bilgim yoktur. Ben sadece firma sahibiyim. İşlemlerle alakalı bilgim yok. Tek bilgim, 2-3 ay eğitim aldık, bu kadar. Biz çalışanlara eğitim vermedik" ifadelerini kullandı. 'Bir gün boyunca odaya girilmesin' demişler Otel işletmecisi Hakan Oğlak, ilaçlama talimatını kendisinin verdiğini söyledi. Oğlak savunmasında, "Otel yansaydı kül olsaydı da bu insanlar ölmeseydi, gerçekten çok üzgünüm. O dönemde Halil Duran beni arayarak '101 Nolu odada haşere var' dedi. Ben de 'Ağustos ayında ilaçlattığım şirketi arayın baksınlar' dedim. İlaç şirketinden, 'Bir gün boyunca odaya girilmesin' demişler. Ben de bir değil, iki gün müşteri girmesin sonra verin dedim" dedi. Oğlak, ilaçlamayı kendisinin yapmadığını belirterek tahliyesini istedi. 'Üç kuruş fazla para kazanmak için değdi mi?' Duruşma öncesinde konuşan hayatını kaybeden Servet Böcek’in babası Yılmaz Böcek, yaşanan ihmaller zincirine tepki gösterdi. Yılmaz Böcek, "Göz göre göre ölüm. İki kuşağımı yok ettiler. Benden 4 tane can aldılar, gözlerinin içine bakıp ve soracağım 3 kuruş fazla para kazanmak için değdi mi? O oteli 1 hafta-10 gün kapalı tutsalar o canlar gitmeyecekti. Para için benim çocuklarımın canını yaktılar" diye konuştu. Kapıların kilitli olması nedeniyle tıbbi müdahalenin gecikmesine de değinen acılı baba, "Sen nasıl kapıyı kitler gidersin. Nasıl bir mantık bu. 7,5 dakika yani her saniyesi önemliyken, sen ölüm kalım savaşı veriyorsun içeride" dedi. Adli tıp raporu: İlaçtan zehirlendiler Olayın ardından hazırlanan Adli Tıp Kurumu raporu, ailenin başlangıçta iddia edildiği gibi gıda zehirlenmesinden değil, ilaçlamada kullanılan "Alüminyum Fosfit" maddesinden kaynaklı zehirlenme sonucu hayatını kaybettiğini kesinleştirdi. Bilirkişi raporunda ise ilaçlama firmasının sertifikasız olması, yetkisiz personel çalıştırması ve güvenlik önlemi almaması nedeniyle firma yetkilileri ile otel sahibi asli kusurlu bulundu. Sanıklar hakkında "Bilinçli Taksirle Birden Fazla Kişinin Ölümüne Neden Olma" suçundan 22,5 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Go to News Site