Collector
Bir kez daha hekimler kazandı | Collector
Bir kez daha hekimler kazandı
BirGün Sağlık

Bir kez daha hekimler kazandı

Pazar günü İstanbul Tabip Odası’nın seçimi vardı. Bu benim mecburi hizmeti bitirip İstanbul’a döndüğümden bu yana katıldığım on dokuzuncu seçimdi. Doğrusu şimdiye kadar böyle bir seçim görmedim. Sadece İstanbul değil, şimdiye kadar hiçbir tabip odasında böyle bir seçim yaşanmamıştır. Neden mi böyle diyorum? Anlatayım. Tabip odası seçimleri yaklaşınca önce farklı görüşteki hekimler listelerini oluşturur, hekimleri dolaşıp seçime katılmaya, kendilerine oy vermeye davet ederler. Sonra seçim günü gelir. O gün aynı zamanda doktorların yıllardır görmediği sınıf arkadaşlarıyla, mesai arkadaşlarıyla buluşup hasret giderdiği bir şölendir . Seçime giren gruplar sabah erkenden gelip standlarını kurar, çevredeki direklere birkaç pankartla iplere dizilmiş afişlerini asar, gelenlere listelerini dağıtırlar. Aslında seçime gelen doktorların kahir ekseriyeti hangi gruba oy vereceklerine zaten karar vermişlerdir, seçim günü yapılan propagandayla kararları değişmez. Gruplar da bunu bilir ama gene de gün boyunca birbiriyle yarışmaktan kendilerini alamazlar. ∗∗∗ Bu dönem Demokratik Katılım Grubu, Değişim Grubu ve Türk Hekimleri Birliği seçime gireceklerini ilan etmişlerdi. Seçime otuz altı saat kala son iki grup ittifak yaptıklarını açıkladılar. Böyle yapmaları beklenmeyen bir şey değildi ama garip bir şey oldu. Seçime aynı aday isimleriyle fakat iki ayrı listeyle girdiler. Tabip Odası seçimleri doğal olarak hekimler arasında bir yarıştır. Bütün bu çalışmaların da hekimler tarafından yapılması esastır. Zaten tabip odası seçimleri o tabip odasının bulunduğu ilçe seçim kurulu tarafından yapılır, seçim süresince uyulacak kurallar da seçim kurulu tarafından belirlenip gruplara bildirilir. Bu kurallara göre oy verilen binada ilgili görevliler ve doktorların dışında kimsenin bulunması yasaktır . Geçmiş İstanbul Tabip Odası seçimlerinin birinde iktidar yanlısı grup bir özel hastanenin personelini getirip sandık başlarına oturtmaya çalışmıştı da seçim kurulu tarafından dışarı çıkarılmışlardı. Bu seçim döneminde ise önceden centilmenlik anlaşması da yapılmıştı, seçime girecek gruplar çevreye ikişer pankarttan başka bir materyal asmayacaklardı. ∗∗∗ Seçim günü ise şimdiye kadar hiç yaşanmamış bir tabloya şahit olduk. Demokratik Katılım Grubu centilmenlik anlaşmasına uyarken Değişim Grubu ise Kazlıçeşme Marmaray durağından seçimin yapılacağı okula kadar yol boyunu yüzlerce pankart ve binlerce bayrakla donatmıştı. Bununla da yetinmeyip seçimin yapıldığı okulun içinde, yasak olmasına rağmen, üniversite öğrencilerini görevlendirmişlerdi. Keza seçim meydanına da “Değişim Gönüllüsü” adıyla hekimlikle alakası olmayan insanları doldurmuşlardı. Bir tabip odası seçimi gibi değil, sanki siyasi seçimlere giriyormuş gibi hazırlanmışlardı. Akıllarınca alan hakimiyeti kurup doktorların tercihlerini etkileyebileceklerini hesaplamışlardı. Belli ki bir önceki seçimde aldıkları oyların toplamının Demokratik Katılım Grubu’nu geçmesinden cesaret almışlardı ve kazanacaklarına kendilerini fena halde inandırmışlardı. ∗∗∗ Peki sonuç ne oldu? İttifakçıların yaptığı hesap ters tepti. Seçime katılan hekim sayısı yaklaşık yüzde 25 artışla 8.625’e çıktı. Demokratik Katılım Grubu’na oy veren hekim sayısı bir önceki seçime göre yaklaşık 2.130 , yani yüzde 45 artarken İttifakın oy sayısı ise toplamda yaklaşık 200 , yani yüzde 6 artabildi. Bu arada ben listelerden bahsediyorum ama bizim tabip odası seçimlerinde aslında listelere değil, tek tek isim yazarak kişilere oy verilir. Normalde de grupların başkan adayları kendi gruplarında en yüksek oyu alırlar. Nitekim DKG listesinde en çok oy alan, başkan adayı Talat Kırış oldu. İttifak listesinin ise iki başkan adayı vardı. Normalde ittifakın büyük ortağı Değişim Grubu’nun başkan adayının en yüksek oyu alması beklenirdi. Oysa öyle olmadı. İttifakın küçük ortağı Türk Hekimleri Birliği’nin başkan adayı en yüksek oyu alırken büyük ortak Değişim Grubu’nun başkan adayı kendi listesinde ancak dördüncü olabildi. Anlaşılan kendi aralarındaki anlaşmaya da uymamışlardı Büyük ortağın başkan adayı belli ki böyle bir sonucu beklemiyordu. Morali fena halde bozulmuştu. Seçimi kaybettikten sonra yaptığı balkon konuşmasında bir ara sağını solunu karıştırmış “Gençliğimiz var!” diye bağırıyordu. ∗∗∗ Sonuçta yüksek heyecanlı, bol adrenalinli bir tabip odası seçimini geride bıraktık. Cumhuriyetin değerlerine sahip çıkan çağdaş, laik, demokrat doktorlar bir kez daha meslek örgütlerine sahip çıktılar. Bir kez daha kazanan hekimler oldu!

Go to News Site