soL Haber
Bu devletin sınırları içinde çocuklar katlediliyor, tecavüze uğruyor, ilkokul çağında dedesi yaşındaki sapıklarla evlendiriliyor, köşe başlarında “torba tutuyor”, bellerinde silahla takır takır insan öldürüyor. Bu devletin gölleri, dereleri çocuk mezarlığına dönmüş. Siz neyin bayramını kutluyorsunuz! Bugün, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Tüm ülkede yarınlarımızı, geleceğimizi emanet ettiğimiz, bu toprakların aydınlık yüzünü taşıyan çocuklar, bayramlarını neşeyle, sevgiyle, coşkuyla kutlayacaklar... Demeyi çok isterdim ama bu kalıplaşmış ifadelerin, haber bültenlerinde spikerler tarafından milli birlik ve beraberliğimizi bir kez daha taçlandırmak için seslendirilmelerinin üzerinden çok sular aktı. Elbette meydanları doldurmuş kalabalıkları yine ekranlarda göreceğiz. Çoluğumuz çocuğumuz, çocuk akrabamız varsa kutlamalara götüreceğiz. Günün anlam ve önemine dair politikacılardan çok önemli mesajlar da dinleyeceğiz. Ama artık o eski 23 Nisanlar yok! Çünkü bu bayramın sahipleri olan çocuklar artık yok! 3 Şubat 2026 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın resmi internet sitesinde, “Türkiye’de kaybolan çocuk sayısı hakkında iddialara ilişkin açıklama” başlıklı açıklamada şu ifadeler yer alıyor: Sosyal medya mecralarında yer alan, “Türkiye’de her yıl 10 binden fazla, son 8 yılda ise 100 bine yakın çocuğun kaybolduğu” iddiaları doğru değildir. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından paylaşılan bilgiler, bağlamından koparılıp çarpıtılarak kamuoyuna servis edilmektedir. TÜİK istatistikleri, yalnızca hakkında resmi kayıp müracaatı yapılan ve daha sonra bulunan çocuklara ilişkindir. Bu verilerde de iddia edildiği oranlarda bir durum söz konusu değildir. Ayrıca kamu kurumları tarafından, “kayıp ve bulunamayan çocuk sayısı” başlığı altında yayımlanmış resmî bir istatistik de bulunmamaktadır. Ve “Kamuoyunun, dezenformasyon içerikli paylaşımlara itibar etmemesi önemle rica olunur” diye de ekleniyor. Yani İletişim Başkanlığı, devletin “kayıp ve bulunamayan çocuklar” hakkında herhangi bir araştırma, işlem, soru önergesi, artık neyse, yapmadığını kendi ağzıyla itiraf ederek, konuyla ilgili TÜİK istatistiklerinin de “yalnızca resmi kayıp müracaatları”nı yansıttığını, Türkçesi, “kaybolan ve bulunamayan çocuklar”la ilgili yakınlarının veya bir başkasının arama çalışmalarıyla kimsenin ilgilenmediğini belirtiyor. Resmî söylem bu. “Kamuoyunun, dezenformasyon içerikli paylaşımlara itibar etmemesi önemle rica”sına neden icabet edilmediğini merak ediyorsanız, bu yazının yazıldığı saatlerde başlayıp akşam haberleri saatine kadar devam eden gündüz kuşağı programlarına bir göz gezdirmeniz yeterli. Veya Sedat Peker’le ilgili çıkan haberlere de bakabilirsiniz. Bir zamanların meşhur sorusu, “nerede bu devlet”in farklı versiyonlarının neden yeniden dolaşımda olduğu üzerine de yine bu verilerden hareketle düşünebilirsiniz. Devlet Bahçeli’nin pek sevdiği “Yeraltı” dizisinin ana karakteri “Bozo”nun dediği gibi, “Bir devlet var onu anladım… Ama derin, ama gizli bir devlet var.” Var da, derini de “sığ”ı da lacivertin farklı tonlarını içeriyor. İkisi de kendi varlıklarını sürdürebilmek için birbirlerinin varlıklarını koruyorlar. Bunun dışında başka bir işlevleri yok. Bu devlet 17 yaşındaki çocuğun yaşını büyütüp idam etti. Bu devlet, bakkala ekmek almaya giden 15 yaşındaki çocuğu gaz fişeğiyle öldürdü. Cebinden bilye çıktı diye onu terörist ilan etti, annesini yuhalattı. Bu devlet, annesi, amcası, abisi tarafından hunharca katledilen 8 yaşındaki Narin’in katillerinin arkasından, “Bizlerin bazen bilmediği, bazen de bilip söylemememiz gereken şeyler var. Çünkü aile de bizim dostlarımız” dedi. Bu devletin bir emniyet müdürünün oğlu, 5 silah 7 şarjörle okul basıp 9 kişiyi öldürdü. Bu devletin güdümündeki tarikatlarda ve cemaatlerde onlarca çocuğa tecavüz edildi. Bu devletin “adamları” 6 yaşındaki kız çocuklarının evlendirilmesinde bir sakınca görmedi. Bu devletin sınırları içinde bir yılda (İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verilerine göre) en az 94 çocuk işçi öldü. Bu devletin sınırları içinde çocuklar katlediliyor, tecavüze uğruyor, ilkokul çağında dedesi yaşındaki sapıklarla evlendiriliyor, köşe başlarında “torba tutuyor”, bellerinde silahla takır takır insan öldürüyor. Bu devletin her gölü, deresi çocuk mezarlığına dönmüş. Siz neyin bayramını kutluyorsunuz!
Go to News Site