Milliyet Cadde
A Haber canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Göktaş, TBMM'de kabul edilen sosyal medyaya yönelik düzenlemelerle ilgili açıklamalarda bulundu. İnternet ve dijitalleşmenin hayatın önemli bir parçası haline geldiğini ve bu sürecin hızla ilerlediğini belirten Göktaş, "2024-2028 Ailenin Koruması ve Güçlendirilmesi Eylem Planı" kapsamında dijitalleşme çağında aileyi ve çocukları güçlendirmeye yönelik önemli bir başlık oluşturduklarını söyledi. İlginizi Çekebilir Son 10 yılda çocukların dikkat süresinin yüzde 30 oranında azaldığına, bir konuya odaklanma süresinin 8 saniyeyi geçmediğine dikkati çeken Göktaş, ayrıca sosyal medya kullanım yaşının da 6'ya kadar düştüğünü vurguladı. Sosyal medya içeriklerinde akran zorbalığı, çeşitli istismar türleri ve uygunsuz içeriklerin yaygınlaştığını da anlatan Göktaş, çocukların yüzde 63'ünün internette yoğun zaman geçirdiğini, bu durumun artık "dijital bağımlılık" olarak değerlendirilebileceğini kaydetti. "AMACIMIZ ÇOCUKLARIMIZA DAHA GÜVENLİ BİR DİJİTAL İÇERİK SUNMAK" Çocukların bu alışkanlıkları aile içinde de gözlemlediğini vurgulayan Göktaş, hem ailelerden gelen talepler hem de dünyadaki gelişmeler doğrultusunda bu alanda çalışmalar yürüttüklerini dile getirdi. Bakan Göktaş, bu kapsamda Türkiye'ye özgü bir modeli hayata geçirdiklerinin altını çizerek, şunları paylaştı: "Çocuklarımıza daha güvenli bir dijital ortam sağlamak amacıyla sosyal medya düzenlememizi hayata geçirdik. 15 yaş altına denetleme, 15 ve 18 yaş arasına da ayrıştırılmış içerik sunma yükümlülüğü getiriyoruz platformlara. Aynı zamanda 1 milyondan fazla bir kullanıcı varsa Türkiye'de bir temsilci bulundurmasını istiyoruz. Diğer yandan oyunlara yönelik de bir düzenlememiz var. 100 binden fazla oyun kullanıcısı varsa Türkiye'de bir temsilci atanmasını istiyoruz. Amacımız burada bir muhatap bulmak. Bununla beraber yaş doğrulama sistemi dahil pek çok düzenlemeyi hayata geçirdik. Yaş doğrulamayı da, ülkemize özgü bir modelle e-Devlet şifresi üzerinden bir doğrulamayla beraber çocuklarımızın yaş doğrulaması tespit edilecek. Şikayetlere yönelik de etkin başvuru sistemini getiriyoruz, bir saat içerisinde içeriğe müdahale etmesini istiyoruz. 15 yaş altındaki çocuklar artık sosyal medyaya giremeyecek. Amacımız çocuklarımıza daha güvenli bir dijital içerik sunmak." Göktaş, Kahramanmaraş'ta yaşanan olayın çocukları her türlü riskten koruma konusunda daha dikkatli olunması gerektiğini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti. Olayın ardından ekiplerin hızla sahaya intikal ettiğini belirten Göktaş, kısa, orta ve uzun vadeli bir eylem planı oluşturduklarını anlattı. Psikososyal destek çalışmalarının kesintisiz sürdüğünü kaydeden Göktaş, "Süreç kapsamında 256 personelimiz sahaya indi, 6 bin 75 haneyi ziyaret ederek 3 bin 160 aileyle doğrudan temas kurduk. Olaydan etkilenen, evlat veya ebeveyn kaybı yaşayan vatandaşlarımıza yönelik 'yas danışmanlığı' sürecini başlattık. Kahramanmaraş’ın aynı zamanda deprem bölgesi olması sebebiyle, depremde ebeveyn kaybı yaşamış ve bu son olaydan da etkilenen 72 çocuğumuz bulunuyor. Onlara yönelik de ayrı ve kalıcı bir psikososyal destek ekibi kurarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz." diye konuştu. Benzer olayların tekrar yaşanmaması için önleyici adımlar atıldığına işaret eden Göktaş, Milli Eğitim, İçişleri ve Sağlık bakanlıklarıyla birlikte yürütülen "Sosyal Risk Haritası" projesinin tamamlandığını duyurdu. Bu projeyle risklerin ortaya çıkmadan önce tespit edilmesinin hedeflendiğini belirten Göktaş, "Burada aslında vaka ortaya çıkmadan müdahale etmek. Mesela bu vakada, rehber öğretmen aileyi defaatle çocuğun durumuyla ilgili bilgi vermesine rağmen aile üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmemişti." bilgisini verdi. Bakan Göktaş, veri entegrasyon sistemlerinin tamamlanarak okul bazlı bir izleme sisteminin kurulduğunu, bu sayede çocukların okula devam durumundan ailevi şartlarına kadar tüm süreçlerin takip edildiğini anlattı. Artık hane bazlı bir yaklaşımla riskli ailelerin önceden tespit edildiğine dikkati çeken Göktaş, sosyal inceleme raporları doğrultusunda risk görülen aileler için Gençlik ve Spor Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumlarla entegre şekilde hareket edilip, hanelerin güçlendirildiğini vurguladı. "ÇALIŞMAK İSTEYEN TÜM ANNELERİMİZ BU İZİNDEN FAYDALANABİLECEK" Bakan Göktaş, TBMM'den geçen Sosyal Hizmet Kanunu'nun aileyi koruyan ve güçlendiren kapsamlı bir reform paketi olduğunu belirtti. Doğum izinlerinin uzatılmasının annelerin uzun süredir beklediği bir adım olduğuna dikkati çeken Göktaş, şu ifadeleri kullandı: "Doğum izinleriyle ilgili süreçte biliyorsunuz 16 haftaydı. Bunu 24 haftaya yükselttik ve OECD ülkeleri arasında ilk ona girmiş bulunuyoruz. OECD ortalamasının da Avrupa Birliği (AB) ortalamasının da üzerindeyiz. AB ülkelerinde doğum izni süreleri 18 hafta, biz 24 haftaya yükselttik. Bu, iş-yaşam dengesini korumak adına çok kıymetli bir adım. Annelerimizin uzun zamandır beklediği bir adımdı ve 2006 yılından bu yana güncellenmemişti. Doğum izninin 24 haftaya yükseltilmesiyle annelerimiz için önemli bir süreci başlatmış olduk. Çalışmak isteyen tüm annelerimiz bu izinden faydalanabilecek." Düzenlemenin Resmi Gazete'de yayınlanmasıyla birlikte yürürlüğe gireceğinin altını çizen Göktaş, "1 Nisan itibarıyla doğum iznini tamamlamış, ancak 24 haftayı geriye dönük tamamlamamış annelerimiz de bu izinden faydalanabilecek. Kanunumuzun Meclis'e geliş tarihi olan 2 Nisan'ı esas alarak bu düzenlemeyi hayata geçirdik. 1 Nisan itibarıyla geriye dönük 24 haftayı tamamlamamış bütün annelerimiz bu haktan yararlanabilecek. Halihazırda doğum izninde olan annelerimiz de bu düzenlemeden yararlanabilecek. Hem kamu hem özel sektörü kapsayan bu doğum izinleri tüm annelerimiz için önemli bir müjde. Hayırlı olmasını diliyorum." dedi. Trump'ın Beyaz Saray'daki yemek programında silahlı saldırı! Saldırgan planını itiraf etti, detaylar ortaya çıktı Bakan Göktaş, bu kapsamda, koruyucu ailelere yönelik 10 günlük bir izin süreci başlattıklarını, babalık izninin de 5 günden 10 güne çıkarıldığını, bundan sonraki süreçte de anneyi koruyan, aileyi güçlendiren kapsamlı adımlar atmaya devam edeceklerini hatırlattı. Çocukların fiziksel ve psikolojik gelişimini tehdit edebilecek unsurlara karşı sıfır tolerans ilkesiyle hareket ettiklerini ifade eden Göktaş, "Çocuk Koruma Kanunu'nda çok önemli bir düzenlemeyi hayata geçirmiş olduk. Kreş, yurt ve okul gibi ortamlarda ağır suçlardan ceza almış hükümlülerin çalıştırılmamasına yönelik çok önemli bir adım atmış olduk. Bu kapsamda da okul servislerinde, kantinlerde, yurtlarda, kreşlerde hatta internet kafelerde ve e-oyunlarda dahi bu kişiler görev alamayacak. Çocukların korunmasına yönelik politikaların güçlendirilmesi adına aslında çok kıymetli, çok önemli bir adımdı." diye konuştu. Göktaş, dijital dünyada çocukların maruz kaldığı riskler ve bu alanda izlenen politikalara ilişkin, bu alanda küresel iş birliğinin önemine işaret ederek, "Her ülkenin benzer sorunlarla karşı karşıya olduğunu çok iyi biliyoruz. Çocuğu koruyan, aileyi güçlendiren, ebeveyn denetim araçlarının, ailelerin dijital okuryazarlığının güçlendirilmesi, sadece ailelerin değil, öğretmenlerin, bakım veren kişilerin ve aslında tüm topluma bir dijital farkındalık oluşturmamız şart." değerlendirmesinde bulundu. Yapay zeka ve teknolojinin hızla geliştiği bir dönemde küresel iş birliğinin zorunlu hale geldiğini dile getiren Göktaş, teknoloji firmalarının ve oyun geliştiricilerin çocukları koruyacak şekilde daha proaktif sorumluluk üstlenmesi gerektiğini aktardı. Ayrıca, çocukların korunmasının yalnızca ebeveynlere bırakılamayacağını kaydeden Göktaş, devletlerin, ailelerin ve teknoloji şirketlerinin birlikte hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Bakan Göktaş, doğum yardımlarında önemli bir reformu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde hayata geçirdiklerini belirterek, "Geçtiğimiz yıl 13 Ocak 2025'te 'Aile Yılı'nı ilan etmemizle beraber hem evlilik kredisini Aile ve Gençlik Fonu'yla tüm Türkiye'ye yaygınlaştırdık. Ayrıca doğum yardımlarını şart aramaksızın bütün annelerimize sunmuş olduk. 1 Ocak 2025 itibarıyla doğum yapan bütün annelerin bu başvuruyu yaptıkları andan itibaren desteğimizi sunduk." bilgisini paylaştı. "İLK ÇOCUĞA 5 BİN LİRALIK TEK SEFERLİK DESTEK" Doğum yardımlarında da önemli reformlar yaptıklarının altını çizen Göktaş, "İlk çocuğa 5 bin liralık tek seferlik destek, ikinci çocuk itibarıyla 1500 lira, üçüncü çocuk itibarıyla da 5 bin lira olmak üzere çocuk 5 yaşını doldurana kadar kalıcı bir doğum destek hizmeti başlattık. İki ve üzeri çocuk sahibi olan 589 bin 603 çocuk için her ay düzenli yardım gerçekleştiriyoruz. 29 Nisan’da da ödememiz olacak, 990 bin 360 annenin hesabına toplam 15,9 milyar lira ödeme yapmış olacağız." ifadesini kullandı. Bakan Göktaş, esnek ve uzaktan çalışma modellerinin de gündemde olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti: "Kreş teşvikimiz için de ülke genelinde bir seferberlik başlatmış olduk. Doğum izinlerimizi 24 haftaya yükselttik. Ayrıca memurlara, çocukları 6 yaşını doldurana kadar yarı zamanlı çalışma izni veren bir yönetmelik hayata geçirmiş olduk. Aslına baktığımız zaman bütüncül bir perspektifle aileyi koruyan, güçlendiren, iş-yaşam dengesini güçlendiren, kadınların 'iş mi, ev mi?' diye bir tereddütte kalmalarının önüne geçen çok kapsamlı bir sosyal politika hayata geçirmiş olduk." Gelin ve damat düğün günü hayatını kaybetti! Düğün yemeğini cenaze evine dağıttılar
Go to News Site