Collector
Kimse Yıldızlar’a ‘dur’ diyemiyor | Collector
Kimse Yıldızlar’a ‘dur’ diyemiyor
BirGün Gazetesi

Kimse Yıldızlar’a ‘dur’ diyemiyor

Doruk Madencilik, Yıldızlar SSS Holding'in işçi kıyımıyla gündeme geldiği ilk olay değil. Şirket, Elazığ Maden ilçesindeki bağlı olduğu Eti Gümüş’te de 200’e yakın işçiyi mağdur ederek 7 aylık maaşlarını alamayan işçileri önce ücretsiz izne ardından geçtimiz yıl tazminatsız şekilde kapının önüne koymuştu. Eski Eti Gümüş çalışanı Arslan Arslan, Doruk Madencilik işçilerinin başlattığı direniş selamlayarak, Yıldızlar Holding’in işçilere ve Maden ilçesine verdiği zararı anlattı. Arslan, Yıldızların işçiye, çevreye, yaşama ne kadar zarar verirse versin ne iktidarın ne de devletin yaşananlara ‘dur’ demediğini aktardı. 2012’de Eti Gümüş işletmesi çevresinde yaptığı patlatmalar nedeniyle, yaşama büyük darbe vuran şirket, yurttaşları evinden yurdundan etti. Arsalan, Eti Gümüş işçilerine, Doruk Madencilik işçilerin yaşadığı hak gaspının aynısının yaşatıldığını söyledi. Haklarını alamayan işçilerin, bölgede iş imkânı olmamasından dolayı Eti Gümüş'e mahkûm olduğunu belirten Arslan, "Evimiz, çocuklarımız, hayatımıza devam edebilmemiz için iş bulmamız gerekiyor. Bulamayan yine bir umut bu firmaya girerek Yıldızlar’ın eline bakıyordu. Ben de haklarımı alamadığım için Eti Gümüş’ten ayrılsam da işsizliğin verdiği çaresizlikle yeniden Eti Gümüş’e girmek zorunda kaldım” dedi. Arslan, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: "Madene 2010 yılında girdim. 2016 yılının Mayıs ayında işten çıkarıldık. Mahkemeye verdik ve kazandık ancak tazminatımızı yine alamadık. Başka iş seçeneğimiz olmadığı için 2020 yılında tekrar giriş yaptım ve 5 yıl daha çalıştım. En son 2024 yılının Kasım ayındaki maaşımı aylar sonra 20 bin lira olarak alabildim. O dönem aldığım maaşla 1 altın alabiliyorken, şu an o parayla yarım altın bile gelmiyor. Paramız enflasyon karşısında tamamen eridi. Şu an başka bir şirkette çalışmama rağmen, eski şirketten hâlâ 5 aylık maaş alacağım duruyor. 200, belki de daha fazla işçi benimle aynı durumda mağdur edildi. Bu şirketin zararı tüm memlekete oldu. 2012 yılından beri yapılan hatalı hafriyat dökümleri nedeniyle bölgede çökme tehlikesi oluştu. İnsanlar evlerini boşaltmak zorunda kaldı, köprüler yıkıldı, çarşıdaki dükkânlar kapandı. Benim evimi yıktılar, yenisini yapmadılar. Mağduriyeti yaratanlar bedelini ödemedi. Doruk madencilerinin mücadelesi sayesinde belki biz de haklarımızı alabiliriz. Yanlarında olmak istiyoruz ama şu an çalıştığımız yerlerde iş kaybı korkusu var. Bu mağduriyetin bir an önce çözülmesini bekliyoruz." Vaat değil, hakkımızı istiyoruz

Go to News Site