BirGün Gazetesi
İran’da ateşkes ilan edilse de, Ortadoğu’da hüküm süren savaş ikliminin gölgesinde Irak’ta gözden kaçan çarpıcı gelişmeler yaşanıyor. ABD’nin İran’a karşı savaş stepnesi yapmaya çalıştığı Irak’ta siyasi mühendislik çalışmaları adım adım işlerken son günlerde üç dikkat çekici gelişme yaşandı. 100 yıl sonra Kerkük’e Türkmen vali: 16 Nisan’da Kerkük valiliğine Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Muhammed Seman Ağa seçildi. KYB’li Vali Rebvar Taha’nın istifa ettirilmesi sonrasında süren pazarlıklar neticesinde Kerkük yaklaşık 100 yıl sonra Türkmenlere geçti. Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) Valiliğin ITC’ye verilmesini protesto etti. KDP-KYB Cumhurbaşkanlığı krizi: 2003’teki Amerikan işgali sonrasında çizilen siyasi haritada Irak Cumhurbaşkanlığı’nın verildiği Kürtler arasında ilk kez bu çapta bir kriz çıktı. Kürtler arasındaki bölüşümde cumhurbaşkanlığının verildiği KYB’den bu koltuğu isteyen KDP kendi adayı için dayattı. Aylar süren kriz sonrasında 11 Nisan’da parlamento KDP’nin boykotuna rağmen KYB adayı Nizar Amedi’yi Cumhurbaşkanı olarak seçti. KDP bu durumu "Kürt ulusal birliğine darbe" olarak nitelendirdi. Şiilerin Başbakan adayı Maliki’ye ABD engeli: Kasım ayındaki seçimden zaferle çıkan Şii koalisyonunun ortak adayı Nuri El Maliki’nin başbakanlığı ABD’ye takıldı. Trump’ın tehditleri nedeniyle aylardır başbakanın seçilemediği ülkede hükümeti kurma görevi Ali el-Zeydi’ye verildi. SİYASİ MÜHENDİSLİK ÇALIŞMALARI Her üç mesele de emperyalistlerin, bölgesel güçlerin, yerel aktörlerin müdahalelerinden bağımsız değil. Yaşananlar Bağdat’ta, Erbil’de, Kerkük’te değişen siyasi ve bölgesel koşullar çerçevesinde derin bir dönüşümün işaretleri. Amerikan merkezli yeni dizilişler, denge arayışları, ittifaklar, pozisyon almalar bütün bir Irak ve bölgenin çehresini şekillendiriyor. Irak Türkmen Cephesi Siyasi Büro Üyesi Emir İzzet Kerkük’teki siyasi kördüğümün çözümünde dış aktörlerin etkili olduğunu şu sözlerle aktarıyor: “Türkiye, İran, Suudi Arabistan ve ABD’nin bu süreçte etkisi var. Irak’ta yaşanan olaylar dış etkilerden bağımsız değil.” Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin (KYB) bu konuda büyük esneklik gösterdiğini kaydeden Türkmen lidere göre Kerkük Valiliği’nin bu kez Türkmenlere verilmesi tüm tarafların çıkarına. Türkiye Kerkük seçimini “tarihsel bir dönüm noktası” olarak kutladı. Peki nedir o çıkarlar ve de nasıl oluyor da herkesin işine geliyor? KİMLİKLERİN ESARETİNDEKİ SİYASET Amerika’nın 2003’teki işgalinin ardından kimlik siyaseti üzerinden dizayn edilen Irak’ta en küçük bir koltuk dahi hassas dengeler üzerine kurulu. Etnik, mezhepsel, toplumsal fay hatları üzerinden bölünen ülkede Başbakanlık Şiilere, Cumhurbaşkanlığı Kürtler’e, Meclis Başkanlığı ise Sünnilere verildi. Kürtler ise kendi aralarında bir bölüşüme giderek Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi KDP’ye verilirken karşılığında ise Irak Cumhurbaşkanlığı KYB’ye bırakıldı. Ancak KDP ve KYB uzun süredir Cumhurbaşkanlığı koltuğu üzerinde kendi aralarında gerilim yaşıyordu. KDP koltuğun kendilerine geçmesini istiyordu. KERKÜK KARŞILIĞINDA CUMHURBAŞKANLIĞI Petrol zengini, jeopolitik önemi yüksek çok etnili Kerkük’te geleneksel olarak KYB etkin. Valilik de KYB’deydi. Cumhurbaşkanı seçiminde Sünni Araplar ve Ankara desteğindeki Türkmenlerle anlaşan KYB, kendi adayını seçtirirken karşılığında Kerkük’te “taviz” verdi. İki yıl Türkmenler sonraki iki yıl da KYB Kerkük’ü dönüşümlü olarak yönetecek. Ankara buna ilaveten Süleymaniye’ye yönelik yıllardır süren ablukayı da esnetmiş oldu. Kerkük pazarlığı Irak’taki siyasi muhtevaya dair çok şeyler anlatıyor. KDP-KYB ARASINDA İPLER KOPMA NOKTASINDA Gerek Kerkük gerekse de Irak Cumhurbaşkanlığı seçimi Irak Kürtlerinin iki temel kanadı arasında büyük bir krize yol açtı. Erbil merkezli Kürdistan Demokrat Partisi’nin (KDP) her iki seçimde de istediğini alamaması sonrasında KYB ipler kopma noktasına geldi. Rudaw’da dün çıkan, “KDP ve KYB arasında ipler kopma noktasında: Makam kavgası koltuk savaşına dönüştü” haberde Bağdat’taki Cumhurbaşkanlığı seçiminden Erbil’deki yeni hükümetin kurulamamasına kadar pek çok konuda KDP-KYB kavgasının arka planına vurgu yapılıyordu. KYB’nin Suriye, Irak, İran hattındaki bölgesel yeni durumu lehine çevirdiği, KDP ile giriştiği rekabette şimdilik istediğini elde ettiği bunun da Erbil’de rahatsızlık yarattığı belirtiliyor. ABD’DEN AYAK OYUNLARI Amerikan yönetiminin Nuri El Maliki itirazının temelinde İran fobisi var. Daha önce iki dönem başbakanlık yapan Maliki, ABD’ye mesafeli, Tahran’a yakın bir çizgi izlemiş, bu da Washington’ı rahatsız etmişti. İran’a sekiz ayda iki büyük savaş açan Washingtoni, Tahran’ın etki alanını daraltmak, kendi hegemonik etkisini artırmak için Irak’ı kuşatırken Maliki’nin olası başbakanlığı bu planları sekteye uğratacaktı. TARİHTE İLK DEFA KÜRTLERİN ÖNÜ AÇILDI MI? Kerkük ve Irak Cumhurbaşkanlığı seçimleri, KDP-KYB kavgası, İran’daki savaş, Suriye’deki entegrasyon, Türkiye’deki süreç hepsi birbiriyle bağlantılı. Erbil-Bağdat, Ankara-Erbil, İmralı-Ankara hattındaki gelişmeler, İran ve Suriye’de yaşananlar Kürtlerin Ortadoğu denklemindeki rollerini açığa çıkarıyor. Önce Suriye ardından da İran savaşını bekleyerek adı konmamış süreci beklemeye alan iktidar kendi ajandasını uygularken Yeni Yaşam’da önceki gün çıkan Şinasi Atabey imzalı yazıda yüzyıllık statükoların parçalandığı, tarihte ilk defa Kürtlerin önünün açıldığı vurgulanıyordu. Ortadoğu’da büyük kırılmalar, tektonik kaymalar yaşanırken gelişmeler daha çok su kaldırır.
Go to News Site