BirGün Gazetesi
Avrupa ülkelerinde ise 1 Mayıs hazırlıkları, yükselen faşizm, ekonomik gerileme ve sosyal haklara saldırıların yanı sıra hızlanan militarizmin gölgesinde şekilleniyor. Avrupa başkentleri göçmen ve güvenlik politikalarını sıkılaştırırken otoriterleşme, işçi sınıfına yönelik baskı günden güne artıyor. Emperyalist savaşların, artan askeri harcamaların faturası, kemer sıkma politikalarıyla işçi sınıfının sırtına yüklenirken 1 Mayıs çağrılarında barış vurgusu öne çıkıyor. Bu bağlamda Avrupa’nın dört bir yanında onlarca sektörde milyarca işçi, meydanlara inmeye hazırlanıyor. İtalya’da Başbakanı Giorgia Meloni liderliğindeki sağ hükümetin bütçe politikaları, artan enflasyon, iş güvencesizliği ile silahlanma ve emperyalist savaşlar, 1 Mayıs çağrılarında ortak eleştiri konuları olarak yer alıyor. Ülkenin en büyük işçi sendikası Genel İş Konfederasyonu (CGIL), İtalyan İşçi Sendikaları Konfederasyonu (CSIL) ve İtalyan İşçi Sendikası’nın (UIL) ortak çağrısıyla, “İnsanca çalışma: Toplu sözleşme, yeni güvenceler ve yapay zekâ çağında değişen İtalya için yeni haklar” sloganı altında ülke genelinde yüzlerce yürüyüş, miting ve grev düzenlenecek. Öte yandan Temel Sendikalar Birliği (USB) ile anarko sendikalist eğilimli USI-CIT gibi sendikalar ise ücret, grev hakkı ve savaş karşıtlığı ve antikapitalist taleplerle genel grev ve sokak eylemlerine çağrı yapıyor. KEMER SIKMAYA KARŞI Fransa’da ise işçi sendikaları ile sol partiler İşçi Bayramı için hazırlanırken hükümetin 1 Mayıs’ı çalışma günü ilan etme girişimi tartışma yarattı. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron iktidarının birbiri ardına hükümetleri deviren kemer sıkma bütçesi ısrarı ve savaş politikaları, işçi hareketini diri tutarken sol muhalefetin ve sendikaların baskısıyla hükümet, 1 Mayıs kararından geri adım atmak zorunda kaldı.
Go to News Site