Milliyet Yazarlar
Güneşin ışıklarını doğayla buluşturduğu, rüzgârın tatlı tatlı yüzümüze vurduğu bir pazar sabahı kulübümüz İDADİK’in üye ve misafirleriyle birlikte Güzelbahçe’ye doğru yola koyuluyoruz. Bu haftaki rotamız zeytin, üzüm ve bardacık inciriyle ünlü Payamlı Köyü… Bu gizli cennet üstelik İzmir’e sadece yarım saat uzaklıkta bulunuyor. Güzelbahçe merkezinde keyifli bir sohbet eşliğinde kahvaltımızı yapıyor; yanımıza almamız gereken su (en az 1 litre), yiyecek gibi eksiklerimizi de tamamladıktan sonra rehberimiz Yavuz Doğan eşliğinde yürüyüşe başlıyoruz. Daha ilk kilometrelerde irili ufaklı şelaleler, su geçişleri bizleri karşılaşıyor. Bu kış bol bol yağan yağmurların can suyu olduğu dereleri böyle görmeyi özlemişiz… Üstelik yağmurlarla canlanan sadece dereler değil, toprak da adeta coşmuş durumda… Yaklaşık 15 kilometre uzunluğundaki rotamız boyunca yeşilin bin bir türü, sarı, mor, mavi dağ çiçekleri bizlere eşlik ediyor. Kuş cıvıltılarını anlatmayayım bile… Doğanın bizlere sunduğu bu eşsiz görüntüler, sanki bir masalın içindeymişiz hissi yaşatıyor. 15 kilometre demişken; bu mesafe gözünüzü korkutmasın! Kulüpler her hafta belirlediği rotaları zorluk derecesine göre A ve B olarak ikiye ayırıyor. Yürüyüşe yeni başlıyorsanız mesafenin daha kısa, çıkılan yüksekliğin daha az olduğu A grubu tam size göre. Zirveye vardığımızda saat öğleye yaklaşıyor. Bulunduğumuz yerden tüm İzmir’i kuş bakışı görebiliyoruz. Bu manzarayı para verseniz satın alamazsınız! Biraz soluklandıktan sonra yarım saatlik yemek molası vereceğimiz noktaya doğru ilerliyoruz. Gölgelik alana vardığımızda herkes çantasında getirdiği yiyecekleri, içeceklerini çıkarıyor, çevresindekilere de ikram ediyor. Çünkü dağcılık kültürünün özü bu; paylaşmak… Molanın ardından tekrar yola koyuluyoruz. Rehberimiz Yavuz Doğan ile böylesine güzel bir rotaya katılımın aslında daha yüksek olması gerektiğini konuşuyoruz. Doğan, “Böyle harika bir pazar gününü AVM’de geçirmektense doğanın içinde kuş cıvıltıları dinleyerek huzur içinde olmak bence çok çok daha keyifli ve sağlıklı. Üstelik İzmir’in içindeyiz, ulaşım o kadar kolay ki! Güzelbahçe’ye otobüsle gelip yürüyüşe başlayacağınız pek çok nokta var. Geri döndüğünüzde ise sizi bekleyen bir yığın kır kahvesi, yöresel ürünler alacağınız dükkanlar dolu. Çocuklarınızla da eğlenceli zaman geçirebilirsiniz. Eğer tek başına olmak istemiyorsanız da doğayı paylaşmak, dostluğu hissetmek ve güvenle yürümek için dağcılık kulüplerine katılabilirsiniz. Çünkü biz rotaları biliyor, riskleri tahmin edebiliyor, ona göre planlama yapıyoruz” diyor. Onca şey yazdım, yoksa siz hala düşünüyor musunuz? Bence bu pazar planınızı yapın! Önce kendinize uygun güvenli bir kulüp seçin ardından çantanızı sırtlanıp yollara düşün. Doğanın sunduğu eşsiz görüntüler ve dost sohbetlerle hem zihniniz hem de bedeniniz yenilecek. Emin olun pişman olmayacaksınız!
Go to News Site