Collector
Gerici tonlar (III): Erkek egemen anlayış! | Collector
Gerici tonlar (III): Erkek egemen anlayış!
soL Haber

Gerici tonlar (III): Erkek egemen anlayış!

Erkek egemen anlayış, ana-babanın erkek çocuk istemesi ya da kadınların genelde erkek çocuklarını daha çok sevmesinden mi kaynaklanıyor? Kız kardeşinden daha çok sevildiğini gören oğlan, insanların eşitliğinden nasibini alamayıp ister istemez erkek egemen tavırlar mı sergiliyor? Bilinmiyor! Erkek egemen anlayışın bin yıllardır var olduğu bilinse de, nasıl ortaya çıktığı varsayımlara dayanıyor. Tarihsel süreç düşünüldüğünde, bulduklarıyla karnını doyurabilen toplayıcı toplumlarda, erkek kadın ayrımının bilincinin oluşmadığı yıllarda, herhalde erkek egemenliği söz konusu olmamıştır. Hatta doğurması ve çocuğunu emzirip besleyerek büyütmesi kadına herhalde bir ayrıcalık kazandırmıştır. Toplayıcı toplumun son binyıllarında ve ardından gelen avcı toplumuna geçildiğinde ise erkeğin fiziksel gücü öne çıkmış olsa da, yaşamı sürdürmek için işbirliğinin gerekli olduğu bu dönemde, erkek egemenliğinin öne çıkma olasılığı da düşüktür. Ailenin ortaya çıkması ve tarım toplumuna geçilmesiyle kadın ve erkeklerden beklenen işlevler belirginleşirken erkek egemenliği anlayışı oluşmaya başlamıştır. Kent devletlerini, krallıkları ve imparatorlukları kuranlar da, bunları yıkanlar da genellikle erkekler olunca, erkek egemenliği belirgin bir hâl almıştır. Devletler kurulup yıkılırken savaşta kaybedenlerin öldürülmesi ya da esir alınıp köle yapılması da, erkek egemenliğini pekiştiren bir etken olmuştur. Sümerlerde, Mısır'da ve Eski (antik) Yunan'da, … yalnız erkeklere eğitim verilmesi, yöneticilerin seçimle belirlendiği dönemlerde bile kölelerle kadınlara oy kullandırılmaması, erkek egemenliğinin milattan bin yıllar önce su yüzüne çıktığını göstermektedir. Bir bakıma erkek egemen anlayışın yaygınlığı nedeniyle, Orta Çağ'da toplumsal yaşamda belirleyici olan göksel dinler de köleliğe/cariyeliğe izin vermiştir. Dinen köleliğe/cariyeliğe izin verilmesi, erkek egemenliğini daha da pekiştirmiştir. Bu arada İslam dünyasında, kadınların imam olamaması, erkeğin kızdan iki katı daha fazla miras alması ve dört kadınla evlenebilmesi ile iki kadın tanığın ancak bir erkeğin tanıklığına eşit olduğu uygulamasının başlaması erkek egemen anlayışını daha da öne çıkaran bir uygulama olmuştur. Dolayısıyla tarihsel süreçte, kadına yönelik küçümseyici anlayış uzun yıllar geçerliliğini korumuştur. Şeriatla yönetilen ülkelerde bu anlayış daha da uç noktalara kaymış, kadının yanında (çocuk da olsa) erkek olmadan sokağa çıkması yasaklanmıştır. Bu tutum ve kadına karşı diğer uygulamalar, kadını korumak için değil, kadınların bazı haklara layık görülmemesinden kaynaklanmaktadır. Yalnız Müslümanlarda değil tüm dünyada erkeklere tanınan haklar uzun yıllar kadınlardan esirgenmiştir. Örneğin Museviler 65 yılında erkek çocuklar için ilköğretimi zorunlu kılarken, Batı'da zorunlu ilköğretim Orta Çağ sonunda, Osmanlı'da ise ancak 1824’te ilk kez gündeme gelmiştir. Kadınlara yüksekokula gitme hakkı ABD’de 1830’da ve Osmanlı'da ise 1914’te verilmiştir. İngiliz kadınları, zina yapan kocadan boşanma hakkını ancak 1923’te almıştır. Geçmiş yüzyıllarda doğal karşılanan erkek egemen anlayış, Batı'da yaşanan Rönesans, aydınlanma ve sanayileşme süreçlerinde değişmeye başlamıştır. İnsanların eşitliğini kabul eden ve pek çok ülkenin 1948’de imzaladığı Evrensel İnsan Hakları Bildirisi ile erkek egemen anlayış resmen gerici bir anlayışa dönüşmüştür. Ne yazık ki günümüzde bile erkek egemen anlayış, hem de yaygın bir şekilde kadın yaşamını etkiliyor. Örneğin Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da 23 Şubat 2016’da "Kadın insan mıdır?" seminerinin düzenlenmesi (Yeniakit, 29 Şubat 2016), bazı toplumlarda kadına ne gözle bakıldığını gösteriyor. Bu denli olmasa da, ülkemizdeki durumun da pek iç açıcı olmadığı görülüyor. Örneğin Aynı işi yapan kadına daha az ücret verilmesi; Kızların, çocuk yaşta evlendirilip bile bile fiziksel ve ruhsal bunalım yaşatılması; Kızların, başlık parası karşılığında evlendirilmesi; Kızların, bile bile kuma olarak evlendirilmesi; Bir tarikat liderinin 6 yaşındaki kızını müridi ile evlendirebilmesi; Bazılarının kızını istismar etmesi; Tecavüz edene "iyi halden" (!) ya da “istismar edilen çocuğun rızası var” denerek ceza indirimi yapılması; Tecavüze uğrayan kadının bırakın fiilen tecavüzcüsüyle evlendirilmesini, böyle bir konunun gündeme gelmesi; Kocasının hoşuna gitmeyen bir istekte ya da davranışta bulunan kadının, egosu tavan yapan eşi tarafından dövülmesi ve de hatta öldürülmesi; Ders kitaplarında bile ana-baba konularının hâlâ erkek egemen anlayışla hazırlanması; Toplumsal cinsiyet eşitliği anlayışının benimsenememesi ve İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılması, Kadının örtünmesinin, çalışmamasının ve çok çocuk yapıp eve kapanmasının istenmesi; Karma eğitime karşı çıkılması; ağırlıklı olarak dini anlayıştan değil, erkeğin kendini üstün görmesinden kaynaklanıyor. Bu tür uygulamalar, insanlık açısından kabul edilemez gerici uygulamalar oluyor Erkek egemen anlayış, genelde gözle görülen ve herkesin fiilen yaşadığı bir uygulama olmadığından ve de arkasında yoğun tarihsel miras bulunduğundan, toplumsal yaşamda yarattığı olumsuzlukların ayrımına varılması da kolay olmuyor. Emel Değirmenci’nin, “daha geçen hafta genç bir çiftin mülk edindiği arazi için 'hayırlı olsun'a gittiğimizde dikkat ettim, 10 kişiden sadece biri kadına da 'hayırlı olsun' dedi. Diğer hepsi erkeği esas aldı. Sanki kadın orada yoktu, hiç emek koymamıştı” şeklindeki gözlemi ( www.sivil sayfalar.org, 8 Mart 2021), erkek egemen anlayışın arka planını yansıtıyor. Olumsuz uygulamalardan haberdar olanların bir bölümünün, olaylara inanmaması ya da “Kader, yapacak bir şey yok; böyle gelmiş böyle gider” demesi ve eşinden dayak yiyen bazı kadınların “Kocamdır, döver de, sever de” demesi ya da demek zorunda kalması, olumsuzlukların ayrımına varılmasını iyice güçleştiriyor. Erkek egemen anlayışın önünü kesecek tek uygulama eğitim sisteminin özgür birey yetiştirmesi olsa da, iktidarların bu anlayışa prim vermemesi, erkek egemen anlayışın sürekliliğini sağlıyor. okcabolr@gmail.com

Go to News Site