Milliyet Dünya
Derleyen: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr – KoshiroTanaka, Japonya'nın dört ana adasından biri olanKyushuAdası'nın kuzeyinde bulunan ve Japonya’nın en büyük kentlerinden birisi olanTagawa’dadoğdu. Çocukluk ve gençlik yılları İkinci Dünya Savaşı ve ardından Soğuk Savaş’ın gölgesinde geçenTanaka, yetişkinlik yıllarında bir beyaz yakalı olarak iş hayatına atıldı. Ancak iş hayatına atıldıktan kısa süre sonra geleceğinin masa başında olmadığına karar verdi. Çocukluk yıllarından bu yana dövüş sporlarıyla uğraşanTanaka, ölüm korkusuyla yüzleşmesi gerektiğine inanıyordu. Bu yıllarda bunu yapabileceği en iyi yerin ise Sovyetler Birliği’nin işgal etmeye çalıştığı Afganistan olduğunu düşünmeye başlamıştı. Alıntı Metni 'AFGAN SAMURAY' OLARAK ANILMAYA BAŞLADI Tanaka, Afganistan’a gitme planını 1985 yılında çevresindekilere anlatmaya başladı. Masraflarını kendi cebinden karşılamayı planlıyordu ve bunun için hazırlık yapıyordu. Ofisteki işinden ayrıldığında şirketin kendisine verdiği 10 bin doları da yanında götürenTanaka, bu parayı Afganistan’da Sovyetler Birliği’ne karşı savaşan direnişçilere vermeyi düşünüyordu. Tanaka’nıneşi, kocasının Afganistan’a gitme planından rahatsızdı ancak duruma engel olamayacağını anladığında kocasının bu fikrini anlayışla karşılamaya karar verdi. Tanaka, ABD tarafından direnişçilere tedarik edilenStinger omuzdan ateşlenebilir hava savunma sistemiyle poz veriyor KoshiroTanaka, aynı yıl Pakistan’ın Afganistan’la sınır kenti olanPeşaver’egitti ve Afgan direnişçilere katıldı.Peşaver, o yıllarda çok sayıda Afgan mülteciye ev sahipliği yapıyordu. Aynı zamanda bu şehir, ABD’nin Afgan direnişçilere silah ve lojistik destek sağladığı koridorun önemli bir durak noktasıydı. Daha önce askeri bir eğitim almamış olan 44 yaşındakiTanaka, Afganistan’a girdikten kısa süre sonra direnişçilere yakın dövüş eğitimi vermeye başladı. Karatede siyah kuşak sahibiydi ve Afganistan’daki savaşa en büyük katkısının direnişçilere yakın dövüş eğitimi vermek olduğunu düşünüyordu. Afganistan’da olduğu süre içinde fark ettiği en önemli şey, direnişçilerle olan farklılıklarının aslında aynı noktada birleştiği oldu. TanakaMüslüman değildi. Direnişçiler, Müslümanlık inancı gereği böyle bir savaşta şehit olmanın çok kutsal olduğuna inanıyordu.Tanakaise aynı düşünceye Japon kültüründeki samuraylık anlayışıyla bağlıydı ve hislerini, “Umarım ölüm vaktim geldiğinde içimde samuray ruhu kalır.” sözleriyle açıklıyordu. Hatta bu amaçla, esir düşmesi hâlinde kendini feda etmek için her zaman yanında fazladan bir el bombası taşıyordu. Alıntı Metni SAVAŞIN ARDINDAN KARATEYE GERİ DÖNDÜ Tanaka, 1985 ile 1987 yılları arasında Afganistan'a en az yedi kez seyahat etti. Bu seyahatler, Japon yetkililerin gözünde hiçbir zaman hoş karşılanmadı. Hatta bir keresinde bu rahatsızlık resmî olarak dile getirildi ve Japonya Dışişleri Bakanlığı temsilcisi, durumu ifade edebilmek için "Onun özellikleri bizim anlayışımızın ötesinde. Bir Japon olarak biraz tuhaf." şeklinde açıklama yapmak zorunda kaldı. "Afgan Samuray" direnişçiler arasında o kadar tanınır hâle gelmişti ki direniş liderlerinden birisi olan Şah Mesud ile bir araya gelmiş, hatta ona kısa bir süre karate dersleri bile vermişti. Tanaka'nınAfganistan'daki mücadelesi 1989'da Sovyetlerin çekilmesiyle sona erdi. Karateye geri döndü ve Pakistan, Afganistan, Tunus, Hawaii ve Almanya'da ders verdi. 1987 yılında, savaş sırasında Afganistan'daki deneyimlerini ayrıntılarıyla anlatan Sovyet Askerleri Nişangâhında, Afganistan'daki Savaşım adlı bir kitap yazdı. Kitabın gelirini, Afganistan'a bir başka seyahati finanse etmek ve direnişçilere malzeme satın almak için kullandı . Alıntı Metni
Go to News Site