soL Haber
Türkiye'de tarım alanlarında uzun süredir devam eden daralma eğilimi ve bunun gıda arzına olası etkileri siyasetin gündeminde. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in paylaştığı son veriler, ülkedeki üretime elverişli toprakların farklı amaçlarla kullanılarak elden çıkarıldığını ve tarım sektöründeki yapısal sorunların derinleştiğini gösteriyor. Gürer, artan nüfusa ve ithalata karşılık, çiftçi sayısının ve tarım arazilerinin düzenli olarak azaldığına dikkat çekti. Kapsamlı bir tarım sayımı yapılmamasının mevcut sorunların boyutunun tam olarak görülmesini engellediğini belirten Gürer, eldeki verilerin dahi tablonun ciddiyetini ortaya koymaya yettiğini ifade etti. 22 yılda yüzde 9,6 oranında küçülme Kamu kaynaklarından elde edilen verilere göre, 2002 yılında 26 milyon 579 bin hektar seviyesinde olan toplam tarım alanı, 2024 yılı itibarıyla 24 milyon 24 bin hektara düştü. Bu durum, son 22 yıllık dönemde 2 milyon 555 bin hektar (25,5 milyon dekar) tarım arazisinin kaybedildiği anlamına geliyor. Toplam tarım arazilerindeki yüzde 9,6 oranındaki bu daralma, neredeyse Ankara'nın toplam yüz ölçümüne denk bir alanın tarımsal üretim dışına çıkması demek. Verilerin detaylarına bakıldığında, Türkiye'de tarım arazilerindeki erimenin hızı şu şekilde öne çıkıyor: Yıllık ortalama kayıp: 116 bin hektar Aylık ortalama kayıp: 9 bin 700 hektar Günlük ortalama kayıp: 320 hektar ‘Yalnızca bir rakam değil, olası bir gıda riski’ Yaşanan tarımsal alan kaybının sadece tarım sektörü çalışanlarını değil, tüm toplumu doğrudan ilgilendirdiğini belirten Gürer, değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: Tarım yalnızca çiftçinin meselesi değildir. Toprak kaybı bugün sofraya, yarın ülkenin gıda üretimine geleceğine yansıyacak önemli bir sorundur. Bu yalnızca bir rakam değil, üretim dışına çıkan toprak, ekilemeyen alan, büyüyen ithalat baskısı ve üretim daralması ile olası bir gıda riskidir.
Go to News Site