soL Haber
İran'a saldıran ve hedeflerine ulaşamayan ABD Başkanı Donald Trump, gözünü Küba'ya dikti. Sosyalist Küba'yı, 67 yıldır kesintisiz uyguladığı ablukaya rağmen teslim alamayan ABD yönetimi, dün yaptırımlarına bir yenisi ekledi, bugün ise açıkça saldırı tehdidinde bulundu. Küba yönetiminden yanıt gecikmedi, halk ise 1 Mayıs alanlarından meydan okudu. İkincil yaptırımlar devrede ABD'nin önce 3 Ocak'ta Venezuela'ya düzenlediği haydutça saldırı, ardından 20 Ocak'ta yayımladığı kararname Küba’ya petrol girişlerini durma noktasına getirdi. ABD’nin enerji ablukası yüzünden Küba’da petrol kıtlığı yaşanıyor. Küba yönetimi planlama ve dayanışmayla krizin etkilerini hafifletmeye çalışırken, dün, Trump yönetiminden yeni bir hamle daha geldi. Bu defa Küba'nın küresel bankacılık sistemine erişimini hedef alan ABD, halihazırda yaptırım uygulanan kişi, kuruluş ve finansal kurumlarla işlemlerde bulunanlara da yaptırım uygulama kararı aldı. 'Bu önlemlerin 1 Mayıs'ta açıklanması tesadüf değil' Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez, X hesabından yaptığı açıklamada, ülkesinin ABD tarafından alınan "tek taraflı zorlayıcı tedbirleri" reddettiğini belirtti. Küba'da halkın sokakları doldurduğu 1 Mayıs Uluslararası İşçi Bayramı'na atıfta bulunan Rodriguez, "Bu önlemlerin 1 Mayıs'ta açıklanması tesadüf değil" dedi. Ayrıca Rodriguez, "Bu tedbirler, sınır ötesi nitelikte olup Birleşmiş Milletler Şartı'nı ihlal etmektedir. ABD'nin Küba'ya ya da üçüncü ülkelere veya kuruluşlara karşı tedbirler dayatma konusunda hiçbir hakkı yoktur" ifadelerini kullandı. Küba işçi sınıfı 1 Mayıs alanlarından meydan okudu Küba genelinde milyonlarca emekçi, 1 Mayıs’ı ABD’nin on yıllardır süren soykırımcı ablukasına ve artan emperyalist saldırganlığa karşı gövde gösterisine dönüştürdü. Başkent Havana’daki Malecón sahil şeridinde, devrimin tarihsel lideri Orgeneral Raúl Castro ve Cumhurbaşkanı Miguel Díaz-Canel’in katılımıyla gerçekleşen mitingde, 500 binden fazla Kübalı "Vatan Savunuluyor" sloganıyla meydanları doldurdu. Havana’da ABD Büyükelçiliği yakınında toplanan halk, Trump yönetimine meydan okudu. (Fotoğraf: AA) Beyaz Saray’a boyun eğmeyeceğini ilan eden işçi sınıfı Küba sosyalizminin, onurunun ve ulusal egemenliğinin pazarlık konusu yapılamayacağını tüm dünyaya bir kez daha haykırdı. Kutlamalar kapsamında 6 milyon 200 binden fazla Kübalının imzaladığı "İmzam Vatan İçin" kampanyasının belgeleri de devlet yönetimine sunuldu. Saldırıyla tehdit etti, yanıtını aldı: 'Bu toprakların her bir karışında halkla çarpışacak' ABD yönetimi Küba'ya saldırı tehditlerini bugün de sürdürdü. Florida’da katıldığı bir etkinlikte konuşan Donald Trump, bölgeye bir ABD uçak gemisini yönlendirilebileceklerini belirterek, şunları söyledi: Küba, çok yakında devralacağımız bir yer. İran’dan dönerken büyük gemilerimizden birini, belki de dünyanın en büyüklerinden USS Abraham Lincoln’i, getireceğiz. 100 metre açıkta dururuz, onlar da ‘teslim oluyoruz’ der. Trump'a yanıt Küba Cumhurbaşkanı Miguel Díaz-Canel Bermúdez'den geldi. Küba'nın her bir karışı için savaşacaklarını ilan eden Díaz-Canel, uluslararası topluma da seslendiği mesajında şu ifadelere yer verdi: ABD Başkanı, Küba'ya yönelik askeri saldırı tehditlerini tehlikeli ve eşi benzeri görülmemiş bir düzeye çıkarıyor. Uluslararası toplum bu durumu not etmeli ve ABD halkıyla birlikte; intikam ve tahakküm hırsıyla dolu, küçük ama zengin ve nüfuzlu bir grubun çıkarlarını tatmin etmek adına böylesine şiddetli bir suç eylemine izin verilip verilmeyeceğine karar vermelidir. Ne kadar güçlü olursa olsun hiçbir saldırgan Küba'da teslimiyet bulamayacaktır. Ulusal toprakların her bir karışında egemenliğini ve bağımsızlığını savunmaya kararlı bir halkla çarpışacaktır. Küba devrimin tarihsel lideri Raúl Castro ve Cumhurbaşkanı Miguel Díaz-Canel 1 Mayıs kutlamalarında. ABD'nin soykırım niteliğinde ablukası ve Küba halkının tükenmeyen direnci ABD'nin yıllardır Küba'ya uyguladığı abluka dünyanın pek gündeminde değil, bu nedenle boyutları da bilinmiyor, bilinmek istenmiyor. Ancak Trump yönetimi önceki ABD başkanlarının yaptığı gibi Küba'yı ekonomik olarak boğma stratejisi sürüyor. Soykırım girişimine varan boyutu gizlenen, Küba ablukasının somut ve yıkıcı sonuçlarıyla halk uzun süredir mücadele ediyor. Yakıt sıkıntısı, ülke genelinde ulaşımdan sıkı benzin kotalarına kadar hayatı etkiliyor. Krizin en ağır faturası sağlık alanında yaşanıyor. Enerjiye ve temel tıbbi ekipmana erişimdeki kısıtlılık, başta kanser tedavisi görenler olmak üzere Küba halkının yaşam hakkını doğrudan tehdit ediyor. Buna rağmen Küba liderliğinin ve halkının direnci, ablukayı kırma yolunda önemli adımlara kapı aralamayı başarıyor. "Küba Gerçeği" kapsamında yayına başlayan "Abluka Günlükleri" ile soL, ablukanın günlük olarak nabzını, yaşanan gelişmeleri, ablukanın etkilerini ve Küba’nın bu koşullar karşısındaki direnişini, geliştirdiği çözüm ve önlemleri okuyucuyla buluşturuyor. 'Küba'ya güneş topluyoruz' ABD ablukasına karşı Küba ile dayanışmanın somut bir adımı da Türkiye'de atıldı. José Martí Küba Dostluk Derneği, Küba'nın yaşadığı ağır enerji krizine ve yakıt sıkıntısına destek olmak amacıyla güneş enerjisi ekipmanları sağlamak üzere bir dayanışma kampanyası başlattı. "Küba’ya Güneş Topluyoruz" sloganıyla yola çıkılan kampanya kapsamında toplanacak bağışlarla, Küba’nın Santa Clara kentinde bulunan üç önemli sağlık merkezinin enerji ihtiyacı karşılanacak. Üniversite Hastanesi Ernesto Che Guevara Kardiyoloji Merkezi, Daniel Codorniu Pruna Genel Eğitim Hastanesi ve Freddy Maymura Hurtado Psikopedagoji Merkezi’ne gönderilmek üzere güneş panelleri, inverterler ve enerji depolama bataryaları temin edilecek. Dayanışmaya çağrı: KÜBA’YA GÜNEŞ TOPLUYORUZ Değerli Küba dostları, Derneğimizin Küba Cumhuriyeti devleti ile yapmış olduğu protokol ve Türkiye’deki resmi makamlardan aldığı izin kapsamında “Küba’ya Güneş Topluyoruz” sloganıyla bir dayanışma kampanyasını bugün itibarıyla… pic.twitter.com/dS2SCnGaRr — José Martí Küba Dostluk Derneği (@kubadostluk) April 22, 2026
Go to News Site