BirGün Gazetesi
Süleyman Demirel’e atfedilen meşhur bir söz vardır: "Halkta iktidarın değişeceği hissi baskınlaşırsa, trafik polisinin bile davranışı değişir." Bu anekdot, siyasal meşruiyetin sadece hukukla değil, toplumun ortak beklentisinden ve o görünmez psikolojik üstünlük algısından da beslendiğini anlatır. Ancak bugün, bu değişimi müjdelemesi beklenen muhalif “fikir önderi, yazar, yorumcu”, iktidarın "değişmeyeceğine" dair bir ikna yarışına girmiş durumda. KORKUYU ANALİZ DİYE SATMAK Köşe yazılarında, televizyon programlarında, YouTube kanallarında gördüğümüz "Bu iktidar gitmez", "Muhalefet asla kazanamaz" şeklindeki kesin yargılar nesnel, soğukkanlı birer analizden çok ruhsal savunma çabasına benziyor. Otoriter yapının yargıyı bir silah gibi kullanarak her muhalif sesi baskılaması, bu “karakterlerde” derin bir yok edilme korkusu yaratmış gibi. Özellikle, daha önce yargı silahından nasibini almış, gözaltı ya da tutukluluk tezgâhından geçmiş olanlarında bu değişim çok daha karakteristik bir hal alıyor. Bir zamanlar "en radikal" olanın, o soğuk duvarlarla tanıştıktan sonra bir tür "teslimiyetçi gerçekçiliğe" savrulması, sadece fiziksel bir geri çekilme değil, derin bir ruhsal kırılma. Bu karakterler, yaşadığı ağır yok edilme korkusunu dindirmek için bilinçdışında celladıyla bir pazarlığa oturmuş durumda. Yazılarında, söylediklerinde, yorumlarında açıktan ya da örtük biçimde şu mesajı veriyorlar: "Ben artık tehlikeli değilim; çünkü iktidarın yenilmezliğine toplumu ikna eden bir analistim." Kendi içlerindeki "kahraman" imgesi o tezgâhta parçalandığı için, bu acıyı kitleye yansıtıyorlar. "Benim gibi bir dev bile nasibini aldıysa, sizin o 'kırkyama' muhalefetinizle hiçbir şey değişmez" demeye getiriyorlar. Bu hal, bu karakterlerin kendi özgüvenlerindeki yaralanmanın faturasını toplumsal umuda kesmek olarak anlaşılmalı. Demirel’in bahsettiği o trafik polisinin tavrını değiştirecek olan "değişimin kokusunu" almayı en çok da bu isimler reddediyor. Çünkü o kokuyu almak, yeniden risk almak ve yeniden "nasibini almak" demek. Kendi güvenliklerini korumak uğruna toplumsal iradeyi "analiz maskesi" altında boğmaya çalışıyorlar. Hapis yatma ya da sistem dışına itilme riskini göze alamayan zihin, bu yakıcı korkuyu örtbas etmek için "mantığa büründürme" yolunu seçiyor. "Zaten kazanamayacaklar" diyerek risk almanın anlamsız olduğunu ilan etmek, kişiyi hem tehlikeden hem de eylemsizliğin yarattığı suçluluk duygusundan koruyan bir kalkan. KENDİNİ GERÇEKLEŞTİREN MAĞLUBİYET “Fikir önderlerinin” bu "yenilgi inancı", Demirel’in trafik polisinin tavrını sabitleştiren temel etken. Bu isimler, her hamleye “böyle olmaz”, “onunla olmaz”, "beceremezsiniz" söylemleri ile saldırarak aslında, kendi radikal çaresizliklerini muhalefete yansıtıyorlar. Oysa, toplumsal değişim hissi, kolektif bir iradeyle inşa edilir. Muhalefetin, eksiğiyle-kusuruyla bir "kırkyama" gibi tüm parçaların birlikte ve bir arada durmasıyla oluşacak bütünden doğacak gücünü kabul etmek yerine, sürekli kusursuz bir lider arayışı propagandası yaparak toplumda filizlenen umudu eziyorlar. Kendi içlerindeki o "kusursuz kahraman" olma arzusunu tatmin etmek için, muhalefete dair “buldukları” en küçük “eksikliği” bile felaket senaryolarına dönüştürüyorlar. Bu tutumları onları, korkuları gayet anlaşılabilir edilgenler olmaktan çıkarıp, değişimi getirecek o toplumsal "kırkyama örtünün” hiç dokunamıyor olmasına neden olan birer sabotajcıya dönüştürüyor. RÜYADAN UYANMAK Demem o ki, iktidarın gitmeyeceğine inanma konforu, aslında sistemin içinde kendine güvenli bir alanda tutma çabası. Trafik polisinin tavrını değiştirecek olan şey ise, bu sahte “gerçekçilik” rüyasından uyanmak. Gerçek devrim, korkusunu "analiz" diye pazarlayanların çizdiği o karanlık sınırları reddedip; "ben" demekten vazgeçenlerin, o kusurlu ama dirençli kırk yamalı kolektif dokuya karıştığı zaman başlar ancak. Kendi küçük krallıklarımızdaki "kurtarıcı kahraman" rüyalarımızdan uyanıp umutla yanımızdakinin elini tuttuğumuzda, o kırkyama örtü bizi sadece korumayacak, beklediğimiz o değişimin de ta kendisi olacak.
Go to News Site