BirGün Gazetesi
Patronum beni ısırınca kendimi kaybettim. Uyandığımda biri erkek biri kadın iki zombi bana bakıyordu ve “Aramıza hoş geldin” dediler. “Hadi yaa” diye kederle doğruldum, karşıdaki aynaya baktım: Bir zombi olmuştum. Zombilerin farkındaydım ama bana ben hiç zombi olmayacakmışım gibi gelirdi. Üniversitede okurken solcular “Sakın zombi olmayın” diye uyarır ve zombilikten korunma yollarını anlatırlardı. Elbette onları hiç dinlemedim. Solcuları sevmem, her şeyi biliyor gibi davranırlar ve bu beni gıcık eder. Mezuniyetten sonra uzun süre iş aradım, yakın zamanda da bir işe başlamıştım. “İşi öğrenip artı değer üretmeye başlar başlamaz ısırılmışsın” dedi zombilerden biri, aklımdan geçenleri duyuyormuş gibi. “Seni patron mu ısırdı, yoksa birine mi ısırttırdı?” diye sordu öteki. Hastane odası gibi bir yerdeydik. “Siz kimsiniz yahu? Bana niye sorular soruyorsunuz?” “Zombilikle ilgili doğru yanlış çok bilgi var. Biz yeni zombi olanlara rehberlik ediyoruz. Dilediğini sorabilirsin bize.” Zombi olmalarına rağmen sevecen bir halleri de vardı. Onlarla tartışmaktansa, dedikleri gibi yapıp sorular sormaya karar verdim. “Patronum bir vampirdi. Isırınca benim de vampir olmam gerekmez miydi?” “İşte bu en sık yapılan hatalı varsayımlardan biridir” dedi kadın zombi. “Sen hayatında hiç fakir bir vampir gördün mü?” Erkek zombi ekledi: “Peki zengin bir zombi gördün mü?” “Ne bileyim? Ben de filmlerdeki kadarıyla biliyorum. İlla istisnalar vardır.” “İstisnalar olabilir ama zombilerin geneli işçi, emekçi, yoksul insanlar arasından çıkar. Sizin gibileri bir vampir ısırsa da vampir olamazsınız, zombi olursunuz.” “Vampirler gündüzleri uyuyup geceleri yaşarlar, zombilerin böyle bir lüksü yoktur.” Düşününce rehberim olan zombilere hak verdim. Patron boynumdan o ısırığı aldığında aptal gibi ben de vampir olacağımı düşünmüştüm. Oysa bizim gibilerin zombi olmaktan başka şansı yoktu. “E şimdi ne yapacağım ben?” “Normal hayatına devam edeceksin ama artık bir zombisin. Genç insanlara akıl vermeye filan kalkma, zaten senle konuşmak istemezler, hatta senden kaçarlar. Zamanı gelince onlar da vampir olma hayaliyle zombi olacaklar nasılsa.” “Zombiler beyinle beslenir biliyorsun. Yaşamak için kafayı yemek zorundasın.” Elimi kafama götürdüm, bir hafiflik hissettim. “Benim beynimi kim yedi, siz mi yediniz?” diye haykırdım. Bunlar mahcup gülümsediler. Ayağa kalkıp kapıya yöneldim. “Demek böyle rehberlik yapıyorsunuz ha?” dedim öfkeyle. “Belki patronum beni vampir yapacaktı ama sizin yüzünüzden zombi oldum” “Bizim beynimizi de yiyenler oldu, sen de başkalarının beynini yiyeceksin.” dedi kadın zombi. “Git o vampir patronuna ve ‘Kanımın son damlasına kadar emrinizdeyim’ de istersen” dedi erkek zombi gülerek. “Böyle kelime oyunlarına dayalı esprilerle köşe yazısı mı yazılır?” diyerek dördüncü duvarı yıkmaya çalıştı kadın zombi. “Benim de beynimi yediniz” dedim. Üçü birden bana baktılar. Sonra gülerek dışarı çıktık. Güneşli temiz bir hava vardı. Düşünürsen zombilik de fena bir şey değil. Ama düşünürsen zombi olmazsın zaten.
Go to News Site