Milliyet Yazarlar
Ahmet Bey, 2022 yılında 2 milyon TL’ye satın aldığı dairesini 2026’da 5 milyon TL’ye sattığında, ilk bakışta 3 milyon TL kazanç elde ettiğini düşünüyor. Oysa vergi hesabı bu kadar basit değil. Çünkü bu süreçte alış bedeli enflasyon karşısında güncelleniyor, yapılan masraflar düşülüyor ve belirli bir istisna uygulanıyor. Dolayısıyla gerçek vergilendirilebilir kazanç, çoğu zaman zannedilenden çok daha farklı bir noktaya geliyor. Ahmet Bey, 2022 yılında 2 milyon TL’ye satın aldığı dairesini 2026’da 5 milyon TL’ye sattığında, ilk bakışta 3 milyon TL kazanç elde ettiğini düşünüyor. Oysa vergi hesabı bu kadar basit değil. Çünkü bu süreçte alış bedeli enflasyon karşısında güncelleniyor, yapılan masraflar düşülüyor ve belirli bir istisna uygulanıyor. Dolayısıyla gerçek vergilendirilebilir kazanç, çoğu zaman zannedilenden çok daha farklı bir noktaya geliyor. Gayrimenkul yatırımı, Türkiye’de en çok tercih edilen değer saklama araçlarından biri. Ancak bu yatırımın satış aşamasında, çoğu zaman gözden kaçan önemli bir vergi boyutu bulunuyor: Değer artış kazancı. Özellikle taşınmazın ediniminden itibaren 5 yıl dolmadan yapılan satışlarda, elde edilen kazanç gelir vergisine tabi oluyor. Burada kritik nokta, kazancın nasıl hesaplandığı. Uygulamada sıkça yapılan hata, sadece alış ve satış bedeli arasındaki farkın esas alınması. Oysa mevzuat, çok daha detaylı ve yatırımcı lehine bazı düzeltmelere izin veriyor. Öncelikle alış bedelinin, enflasyon karşısında güncellenmesi mümkün. Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) kullanılarak yapılan bu endeksleme, gerçek kazancın daha adil şekilde ortaya çıkmasını sağlıyor. Bunun yanında tapu harçları, masraflar ve benzeri maliyet kalemleri de dikkate alınarak vergi matrahı düşürülebiliyor. Bir diğer önemli unsur ise istisna tutarı. 2026 yılı için belirlenen 150.000 TL’lik istisna, bu tutarın altındaki kazançların vergilendirilmemesi anlamına geliyor. İstisna sonrası kalan kazanç ise artan oranlı gelir vergisi tarifesine göre beyan edilerek vergilendiriliyor. Öte yandan, 5 yıllık sürenin dolmasıyla birlikte sistem tamamen değişiyor. Bu süreden sonra yapılan satışlarda elde edilen kazanç, tutarı ne olursa olsun vergiden istisna tutuluyor. Benzer şekilde, miras yoluyla edinilen taşınmazların satışında da süre şartı aranmıyor; satış ne zaman yapılırsa yapılsın değer artış kazancı vergisi söz konusu olmuyor. Son olarak, zamanlama da en az hesaplama kadar önemli. 2026 yılı içerisinde gerçekleştirilen satışlar için beyanname, Mart 2027 döneminde verilmek zorunda. Bu yükümlülüğün atlanması, cezai sonuçlar doğurabileceği için dikkatle takip edilmeli diye düşünüyorum. Kısacası, gayrimenkul satışında vergi yalnızca bir sonuç değil, doğru planlama ile yönetilebilecek bir süreç olduğu gibi; yüksek tutarlı işlemlerde, hesaplama yönteminin doğru kurgulanması ciddi bir vergi avantajı yaratabilir.
Go to News Site