Collector
Dezenflasyon programının ardından… | Collector
Dezenflasyon programının ardından…
BirGün Gazetesi

Dezenflasyon programının ardından…

Nisan ayında tüketici fiyatları bir önceki aya göre %4,18 arttı. Böylelikle 2026 yılının ilk dört ayındaki enflasyon %14,64’ü buldu. Muhtemelen mayısta ekonomi yönetiminin yılsonu hedefi olan %16 aşılacak. Daha yılın ortasına gelmeden programın çöküşü tescillenmiş olacak. Nisan ayı enflasyonunun 2025-2024’ün aynı aylarındaki %3,00 ve %3,18 den yüksek gelmesi, 2023 seçimlerinden sonra göreve başlayan Mehmet Şimşek döneminde enflasyonla mücadelede bir arpa boyu yol gidilmediğinin kanıtı sayılabilir. Bir önceki yıla göre tüketici fiyatları artış oranı %32,37 oldu. 12 aylık ortalamalara göre değişim oranı ise %32,43 şeklinde gerçekleşti. İstatistiki olarak ancak yıllık enflasyonun ortalama enflasyondan düşük çıkması halinde bir düşüş trendinden söz edilebilir. Bu gösterge de zinhar bir düşüş eğiliminin bulunmadığını kanıtlıyor. MAAŞ ZAMLARI MANİPÜLASYONU Yandaş yayın organları enflasyon verilerinden önce “emeklinin zam oranı belli oldu” , “kamu çalışanlarının maaş artışı oranı ne olacak ?” benzeri haberleri öne çıkarıyorlar. Sanki enflasyon yükselse çalışanlar için iyi olacak gibi bir manipülasyona başvuruyorlar. Halbuki emekçiler ve emekliler geçmiş enflasyon üzerinden maaş artışı alıyorlar. Son dönemlerde büyümeden refah payı verilmesi bile onlardan esirgeniyor. Her ayki enflasyonla satın alma güçleri geriliyor. Fiyat artışları ne kadar hızlı seyrederse o tempoda yoksullaşıyorlar. Yılbaşından beri şimdiden satın alma güçleri 13 puan erimiş durumda. ENFLASYON GEÇİCİ Mİ? Mehmet Şimşek enflasyonda yükselişin “geçici” olduğunu söylemiş. Ancak bakanlar da hükümetler de geçici ise enflasyon için de aynı ifade kullanılabilir. Yoksa üç senedir uygulanan, adına “dezenflasyon” denilen programın yürümediği anlaşıldı. Bakanımız hizmetler enflasyonunun %40,3, temel mallar enflasyonunun ise %16.5 çıkmasını, olumluya gidiş şeklinde yorumlamış. Halbuki aralarında hala 26 puan fark bulunuyor. Döviz kurlarının zorlamalı bir biçimde düşük tutulmasıyla; mal enflasyonu, ithalat malları rekabeti yüzünden göreceli düşük seyredebiliyor. Bu olgu aynı zamanda ithalatın patlamasına, 2026 yılının ilk dört ayında da %4,3 artmasına yol açtı. Buna karşın dış ticaret kanalıyla terbiye edilemeyen hizmetler enflasyonu hala %40’ın üzerinde, enflasyon hedefi %16’nın 2.5 katı bir tempoda artmaya devam ediyor. Fiyat kontrolleri uygulanmadan eğitim, sağlık, taşımacılık gibi benzer sektörlerde enflasyonun zapt edilmesi olarak görülüyor. ÜRETİCİ FİYATLARI DA YÜKSELİŞİ SÜRDÜRDÜ Nisan ayında yurt içi üretici fiyatları da (YÜFE) %3,17 arttı. Asıl önemlisi Nisan 2026 itibarıyla yıllık %28,59’luk artış bir yıl öncesi %22,50’nin çok üzerinde. Bu veri bize hem Yİ-ÜFE enflasyonunun tempo kazandığını, hem de önümüzdeki aylarda tüketici enflasyonunu besleyerek, yıl sonu enflasyon hedefinden iyice sapılmasına katkı sağlayacağını gösteriyor. Belirleyici sektör imalat ürünlerinde de yıllık fiyat artışı %30,36’yı buluyor. DAR GELİRLİLERİN ENFLASYONU DAHA YÜKSEK Tüketici enflasyonunun alt kırılımlarına göz attığımızda en yüksek ağırlığa sahip, aynı zamanda dar gelirli kesimlerin harcama deseninde en fazla yer tutan üç kalemde de keskin artışlar gözlemliyoruz. Tüketici fiyatları gıdada %3,70, ulaştırmada %4,29 ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda %7,99 yükseldi. Yıllık değişimler ise sırasıyla %34,55, %35,05 ve %46,60 olarak manşet enflasyonu %32,37’nin hayli üzerinde gerçekleşti. Buradan rahatlıkla yoksul halk kesimlerinin mağduriyetinin yıllık enflasyona yansıyandan çok daha ağır olduğunu söyleyebiliriz. Gıda fiyatlarında özellikle ekmek ve unlu mamuller ile et fiyatlarındaki artış belirleyici rol oynadı. Ekmek ve makarnaya talim eden dar gelirlilerin Kurban Bayramı yaklaşırken et tüketmelerinin hayal olduğunu söylemek zor değil. Taze meyve ve sebze fiyatları da aylık bazda %5,93 oranında artışla ivmesini kaybetmedi. Ne ölçüde bir teselli olur bilinmez ama yumurta fiyatlarının %11,1 gerilediği açıklandı. Konut, su, elektrik, gaz grubundaki keskin sıçrama doğal gazdaki %44,47 ve elektrikteki %16,9 artış sonucunda ortaya çıktı. Ulaştırma grubu, Mart ayının ardından Nisan’da da özellikle yurt içi hava yolu taşımadığındaki19,32 ve yurt dışı hava yolu taşımacılığındaki %16,79 zamlanmanın ardından %4,29 arttı. Elbette bu gelişmede süren savaş nedeniyle küresel enerji fiyatlarında gözlenen artışın büyük payı var. FİYATLAR GEÇİCİ DEĞİL Geçtiğimiz hafta yayımlanan Dünya Bankası’nın Nisan 2026 Emtia Piyasaları Görünüm Raporu’nda, iyimser bir senaryoya göre Mayıs sonunda savaşa bağlı emtia arz kesintileri sona ererse bile üretimdeki %60’lık yükseliş çekişli fiyat artışlarının 2026’da enerjide %24, gübrede üredeki %60’lık yükseliş çekişli %31 ve gıdada %2 gerçekleşeceğine dikkat çekiliyor. Bu öngörüler de enflasyonun Şimşek’in yorumladığı gibi “geçici” kalmayacağına işaret ediyor. TALEP DARALIYOR Enflasyondaki bu tempolanmaya, talep göstergelerindeki olumsuz gidişinin sürdüğü bir dönemde tanık olunuyor. Otomobil satışlarında bir önceki yılın aynı ayına göre %13, otomobil ihracatında %39.6, beyaz eşya satışlarında %3.4 ve beyaz eşya ihracatında %29.1 düşüş söz konusu. Kapanan şirket sayısı da %6.3 artış göstermiş. İSO İmalat PMI endeksi de Nisan ayında 47,9’dan 45,7’ye gerileyerek Covid pandemisinden bu yana en hızlı daralmayı kaydetti. Anket kapsamındaki 10 sektörden 9’unda üretimin yavaşladığı bildirildi. Enflasyonist baskılar güçlenirken, tedarikçilerin teslimat sürelerinin uzadığı ifade edildi. STAGFLASYON KAPIDA Tüm ekonomik veriler, durgunluk içerisinde enflasyonun ortaya çıktığı bir stagflasyon tablosuna işaret ediyor. Talep zayıflar, satın alma gücü gerilerken, enflasyonun önü alınamıyor. Böyle bir ortamda faizleri düşürerek ekonomiyi canlandırmak da giderek olanaksız hale geliyor. Ekonomi yönetimi şirketleri vergi indirimleriyle teselli ederken, halk kesimlerinin şikayetlerine kulağını tıkıyor. 11 Mayıs’ta açıklanacak Enflasyon Raporu’nda enflasyon hedefinin yukarı doğru revizyonu kaçınılmaz görünüyor. Hedefin tutturulamayacağı kesinleştikten sonra yapılacak bir hamlenin pek bir anlamı kalmıyor. Günden güne iktidarın ekonomi yönetiminin inandırıcılığı zayıflarken, önümüzdeki aylarda sıcak parayı kaçırmamak ve enflasyonun patlamasını önlemek için çıpa görevi gören döviz kurlarının nasıl tutulacağı merak ediliyor.

Go to News Site