Collector
Okullardaki şiddetin truva atı | Collector
Okullardaki şiddetin truva atı
BirGün Kültür ve Yaşam

Okullardaki şiddetin truva atı

Dr. Ali EROL* Travmatik ve öngörülemez bir olaydan sonra bireysel ve toplumsal kontrol duygusunda sarsılma olur ve “bir şey yapılmalı” hissine gireriz. Görünür ve hızlı uygulanabilir önlemler (polis, kamera, metal detektörü, arama vb.) kontrol duygusunu hızla geri verir ve bunun sonucunda kaygımız azalır. Ruh sağlığına erişim, yoksulluk, gelir eşitsizliği, akran zorbalığı, okul iklimi vb. yapısal sorunlarla ilgili önlemler görünmez, daha yavaş sonuç verir ve siyasi getirisi düşüktür. Sorunu çözmekte yetersiz olsa bile güvenlikçi, görünür önlemleri insanlar ödüllendiririp daha çabuk benimseme eğilimine girerler. Okulları daha güvenli hale getirmek için okul temelli kolluk kuvvetleri (polis) uygulaması özellikle ABD’de var. Bu uygulamaların nasıl işleyebileceğine dair beklentilerden biri, suç caydırıcılığı mantığına dayanmaktadır. Bu mantığa göre, potansiyel bir suçlu yakalanma riskinin yüksek olduğunu algıladığı durumlarda suç işleme olasılığı daha düşüktür. Bu bağlamda, bu uygulamalarının temel teorisi, polis gözetim faaliyetlerini, okullardaki öğrenciler ve personel ile etkileşimi artıracağı yönündedir. Bunun da, suç davranışını azaltacağı, öğrenciler, personel ve veliler tarafından güvenlik algısının artıracağı, polis ile gençler ve okullar arasında daha olumlu ilişkiler kurulmasına yol açacağı  şeklindedir. Peki bu uygulamalar okulları daha güvenli hale getirdi mi? ∗∗∗ Bu uygulamaların amacı okullarda suç ve suça eğilimin önlenmesi ama bilimsel çalışmalar bu amacın gerçekleştirildiğine dair hiçbir kanıt bulamamış olmakla beraber bir çok sorun ortaya çıkardığını bulmuştur. Nedir bunlar? Polis varlığının, normalde okul yönetimi tarafından çözülen davranışlara yasal yanıtların aşırı kullanımına yol açarak istenmeyen olumsuz sonuçlar doğurma olasılığı oluşturabiliyor. Bu da öğrencilerin daha fazla cezalandırılmasına yol açabiliyor. Yine polis memurunun varlığı öğrencileri şiddet olasılığına karşı duyarlı hale getirip öğrencilerde suç korkusunun artmasına yol açabiliyor. (Fisher et al., 2023 – Campbell Systematic Review). Okulların kapısında Polis/Bekçi olması neden şiddeti önleyemiyor? Homeros’un, İlyada ve Odysseia destanında Truva şehri, dönemine göre gelişmiş bir savunma yapısına sahipti. Muhafızları (yani polisler) kuş uçurtmuyor diyebiliriz. Kaleyi koruyan muhafızlar, surların dışından gelecek saldırılara karşı tetikte; kapıları kontrol ediyor, duvarları gözetliyorlar. Ama güçlü, iyi korunan bir kaleye sahip Truva şehri görülmeyen, önemsenmeyen, görülmeyen, zararsız ve kaçınılmaz olarak görülen Truva Atı ile yenilmişti. Okullarımızda Truva Atı var mı? Varsa bizim okullardaki Truva Atı’nın içinde neler var? ∗∗∗ Truva Atı’nda yapısal ve psikososyal riskler bol miktarda var. - Yoksulluk, gelir eşitsizliği, dezavantajlı mahalle koşulları ve eğitimde fırsat eşitsizliği. Bu koşullar, çocuğun daha en baştan sınırlı kaynaklarla, yüksek stres altında büyümesine yol açar. - Aile içi deneyimler; İhmal, istismar, ev içi şiddet, ebeveyn ruh sağlığı sorunları ve kronik ekonomik baskı, çocuğun duygusal gelişimini doğrudan etkiler. Bu deneyimler, stres yanıt sistemini kalıcı biçimde şekillendirir; çocuk, dünyayı daha tehditkâr, kendisini daha savunmasız algılamaya başlar. Bu noktada risk, yalnızca dışsal değil, artık içselleştirilmiş bir hale gelir. - Bireysel psikolojik süreçler; Depresyon, anksiyete, travma sonrası belirtiler, yoğun yalnızlık duygusu, akran reddi ve kronik zorbalık deneyimleri, çocuğun duygusal düzenleme kapasitesini zorlar. Öfke, umutsuzluk ve değersizlik hissi birikir. - Okulun kendisi de Truva atının bir parçası haline gelebilir. Olumsuz okul iklimi, düşük aidiyet duygusu, öğretmen-öğrenci ilişkisinin zayıflığı ve yaygın zorbalık, çocuğun okuldan psikolojik olarak kopmasına neden olur. Dışlayıcı disiplin uygulamaları(uzaklaştırma, okuldan atma vb.) bu kopuşu derinleştirir. Okul, destekleyici bir alan olmaktan çıkıp cezalandırıcı bir mekân olarak deneyimlenmeye başladığında, risk yalnızca bireysel değil kurumsal bir boyut kazanır. - Günümüzün dijital ve toplumsal ortamı; Sosyal izolasyon, çevrimiçi zorbalık, kutuplaşmış ve yankı odalarıyla dolu dijital ağlar, çocuğun gerçeklik algısını daraltabilir. Şiddetin normalleşmesi, aşağılanma ve dışlanma deneyimlerinin sürekli yeniden üretilmesi, içsel gerilimi artırır. Bu süreç çoğu zaman görünmezdir; muhafızların bakış alanına girmez. - Ruh sağlığı hizmetlerine erişimdeki kısıtlılık, okul rehberlik hizmetlerinin yetersizliği ve sağlık–eğitim–sosyal hizmetler arasındaki koordinasyon eksikliği, erken uyarı işaretlerinin fark edilmesini ve müdahale edilmesini zorlaştırır. Böylece risk yalnızca oluşmakla kalmaz, aynı zamanda zaman içinde pekişir. Çözüm için tek bir reçete yok. Ama Truva Atı’nın farkına varmak ve onu önemsemekle başlayabiliriz. *Çocuk Psikiyatristi

Go to News Site