Diyarbakır Güncel Gazetesi
Bu, Türkiye’nin teknolojik geleceği için doğru bir vizyon, doğru bir istikamettir. Ancak madalyonun bir de öteki yüzü var. Ankara’da alınan bu vizyoner kararlar, Diyarbakır’daki bir belediyenin bilgi işlem odasına, bölgedeki bir kamu hastanesinin arşivine veya yerel bir kurumun operasyon merkezine ulaştığında hangi gerçekle karşılaşıyor? KAĞIT ÜZERİNDEKİ DİJİTALLEŞME VS. SAHA GERÇEĞİ 1991 yılından beri, yani bilişim sektörünün Türkiye’deki emekleme döneminden bugüne kadar sahadayım. Mac Plus’ların tozlu raflarından, bugünün bulut teknolojilerine kadar uzanan 35 yıllık bir tecrübeyle şunu net bir şekilde söyleyebilirim: Dijital dönüşüm genelgelerle değil, uygulama noktasındaki donanım ve yazılımın kalbiyle olur. Bugün "Yapay Zeka" (AI) konuşuyoruz ama hala birçok kamu kurumunda; Sunucular Windows Server 2008 gibi miadını doldurmuş sistemlerle ayakta durmaya çalışıyor, Personel takibi gibi kritik süreçler manuel müdahaleye açık Excel tablolarında yürütülüyor, Dijital arşivden bahsedilirken evraklar hala karton kutularda rutubet bekliyor, Ağ altyapıları on yıl öncesinin teknolojisiyle, adeta "kördüğüm" olmuş kablolarla çalışıyor. Temeli sağlam olmayan bir binaya çatı katı olarak "Yapay Zeka" ekleyemezsiniz. Altyapı çökerse, vizyon da çöker. NEDEN YERLİ VE NEDEN SAHADA OLMAK? Devletimizin en büyük hedeflerinden biri teknolojik bağımsızlık ve dışa bağımlılığı azaltmak. Peki, bu nasıl mümkün olacak? Milyon dolarlık yabancı lisans bedelleri ödeyerek mi, yoksa yerli mühendisliği sahanın tozunu yutanlarla birleştirerek mi? Kamuda gerçek dijitalleşme, kurumu tanıyan ve ihtiyacı yerinde tespit eden yerli firmalarla olur. Biz Max Bilişim olarak 35 yıldır tam olarak bu noktadayız. Diyarbakır’dan başlayarak Türkiye’nin dört bir yanındaki kurumlara; Linux tabanlı ve Windows bağımsız güvenli sistemler kuruyoruz. PDKS’den (Personel Devam Kontrol Sistemi) restoran yönetimine, Dijital arşivden kapsamlı siber güvenlik çözümlerine kadar uçtan uca yazılımlar üretiyoruz. ÇÖZÜM SAHADA, BİZ BURADAYIZ Ankara’nın çizdiği vizyon çok kıymetli. Ancak bu vizyonu hayata geçirecek olanlar, sunucu odalarındaki sorunları bilen, personelin çalışma alışkanlıklarını anlayan ve yerli yazılımın gücüne inanan saha neferleridir. Kurumlarımıza sormak isterim: Dijital dönüşüm sizin için sadece bir genelge konusu mu, yoksa sahada vatandaşa hizmete dönüşen bir başarı hikayesi mi? Biz 1991’den beri buradayız, sahadayız ve yerli teknolojinin gücüyle dönüşüme hazırız. Çünkü biliyoruz ki; vizyon Ankara’da başlar ama çözüm sahada biter.
Go to News Site