Collector
Denizlerin köprüsü: Boğaz’a değil Zap’a uzanan gençlik | Collector
Denizlerin köprüsü: Boğaz’a değil Zap’a uzanan gençlik
soL Haber

Denizlerin köprüsü: Boğaz’a değil Zap’a uzanan gençlik

Birol Korkmaz “Okumuş insan emekçi halka karşı sorumludur” diyen devrimci üniversite gençliğinin eseridir Devrimci Gençlik Köprüsü. Dönemin hiçbir öne çıkan gençlik lideri köprünün yapımında fiilen yer almamıştır. Ancak bölge halkıyla yapılan konuşmalarda Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan da köprü yapılırken oradadır. Çünkü Can Yücel’in dediği gibi, “En hızlısıydı hepimizin.” 1969 yılında İstanbul’da Boğaz Köprüsü’nün yapılmasının gündeme gelmesiyle birlikte, dönemin devrimci üniversite gençliği köprü karşıtı kampanyalar yürütmeye başlar. Gençler, köprünün İstanbul’un iki yakasını birleştirmede gerçek bir çözüm olmayacağını; bunun yerine raylı sistemin, metronun geliştirilmesi gerektiğini savunurlar. Bunun yanı sıra, İstanbul’a köprü yapılmadan önce yurdun başka bölgelerinde çok daha acil ihtiyaçların bulunduğuna dikkat çekmeye çalışırlar. Bu tartışmalar sürerken, Milliyet gazetesi yazarlarından Hasan Pulur, gazetede “Anayaso” isimli bir şiir yayımlar. Şiir, Hakkâri’de Zap Suyu üzerinde insanların karşıya geçebilmek için bir köprüye sahip olmamasını konu edinir. Kısa sürede çeşitli etkinlik ve toplantılarda okunmaya başlanır. Selda Bağcan şiiri besteler. Hatta başlangıçta şiirin yazarının kim olduğu bile bilinmez; bu gelişmelerin ardından şiirin Şemsi Belli’ye ait olduğu ortaya çıkar. Devrimci gençlik bu şiirden etkilenir. Köprü yapmak için, şiirde adı geçen Şavata köyü yakınları seçilir. Köprü fikrinin mimarı ise dönemin önemli devrimci öğrenci liderlerinden, İTÜ Öğrenci Birliği Başkanı Harun Karadeniz’dir. Harun Karadeniz, sağlık sorunları nedeniyle köprünün yapımına fiilen katılamaz; ancak yazdığı yazılarla bu düşüncenin yayılmasını sağlar, köprünün siyasal ve düşünsel mimarlarından biri olur. Devrimci üniversite gençliğinin kampanya başlığı da artık bellidir: Boğaz’a değil, Zap’a köprü. Köprünün yapımı için Milliyet gazetesi başyazarı Abdi İpekçi gazetede bir kampanya başlatır. Dönemin aydınları, sanatçıları ve akademisyenleri de kampanyaya katkı sunar. Demir-çelik ve çimento fabrikaları da destek verir. Toplanan yardımların ardından İTÜ, İstanbul Üniversitesi, Güzel Sanatlar Akademisi, Tıp Fakültesi, Robert Koleji ve Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nden toplam 70 öğrenci yola çıkar. Uzun süren tren yolculuğunun ardından devrimci gençlik Hakkâri’ye varır. Gençleri, Yüksekova Kaymakamı Fikret Toksöz karşılar. Toksöz eski bir FKF üyesidir, devrimcidir; gençlere her anlamda destek olur. Devrimci gençlik zaman kaybetmeden işe koyulur. Bu sırada bölge halkı da olup bitenden haberdar olur. Böylece karşılıklı bir tanışma ve gözlem süreci başlar. Bölge halkına göre okumuş insan eline kazma kürek almaz, böyle işlerle uğraşmaz. Ama bu gençler farklıdır; onlar devrimcilerdir. Öte yandan devrimci gençlik de bölgenin sosyolojik yapısını merak etmektedir. Karşılıklı tanışma sürecinin ardından, yaptıkları işin ne kadar doğru olduğunu bir kez daha anlarlar. Devlet baskısı nedeniyle gençlerin bölgede geniş çaplı sosyolojik araştırma ya da anket yapma imkânı olmaz. Zaten günün büyük bölümünü çalışarak geçirirler. Bölge halkının anlattığına göre, yakın köylerde hasta olanlar devrimci gençlerin yanına gider; aralarında doktor olanlar hastalara bakar, ilaç verir. Köylüler de gençlere sebze ve meyve götürür. Ancak gençler, parasını vermeden hiçbir şeyi kabul etmez. Çoğu belki de hayatında ilk kez böylesine ağır bir iş yapmaktadır. Ama hepsi inançlıdır. Gençlerin ve bölge halkının emeğiyle köprü tamamlanır. Başta bölge halkının köprüye dair düşüncesi, “Kuş uçsa yıkılır” şeklindedir. Çünkü Zap Suyu onlar için kolay kolay alt edilebilecek bir akarsu değildir. Yöreden bir dengbêj, Zap Suyu’ndan şöyle söz eder: Zap gürdür; çünkü arkası Erzikini’dir. Erzikin, Zap Suyu’na karışan güçlü bir akarsudur. Yıllar boyunca Zap canlar almış, insanlar onu aşılması güç bir güç olarak görmüştür. Köprünün ilk denemesi, devrimci gençlerin üzerinde bulunduğu bir kamyonla yapılır. Köprü ayakta kalır. Ona Devrimci Gençlik Köprüsü adı verilir. Köprü, 1999 yılında bombalı bir saldırı sonucu yıkılır. 2007 yılında, Bahriye Kabadayı’nın yönettiği Devrimci Gençlik Köprüsü belgeselinin gösterime girmesiyle yeniden gündeme gelir. 2010 yılında köprü tekrar inşa edilir. Sonrasında ise birçok kez saldırıya uğrar, tabelası sökülür. Bölge halkının hafızasında kalan söz ise şudur: Devletin yapamadığını komünist gençler yaptı. “Okumuş insan emekçi halka karşı sorumludur” diyen devrimci üniversite gençliğinin eseridir Devrimci Gençlik Köprüsü. Dönemin hiçbir öne çıkan gençlik lideri köprünün yapımında fiilen yer almamıştır. Ancak bölge halkıyla yapılan konuşmalarda Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan da köprü yapılırken oradadır. Çünkü Can Yücel’in dediği gibi, “En hızlısıydı hepimizin.” Köprü yapılırken Bursa Cezaevi’nde olmasaydı Deniz, gençlerin en önünde olurdu. Kanser hastalığıyla boğuşmasaydı Harun, Gençlik Köprüsü’ne omuz verirdi. Bu yüzdendir ki köprünün halk arasındaki adı “ Denizlerin Köprüsü ”dür. Bu yüzdendir ki Zap Suyu’ndan söz edilirken dengbêjlerin dilinde Denizlerin adı geçer. Anayaso Gul, gurban olduğum Hökümet Baba! Baa bir alfabe veremez miydin? Gara dağlar gar altında galanda Ben gülmezem Dil bilmezem Şavata'dan Hakkari'ye yol bilmezem Gurban olam, çaresi ne, hooy babooov ? Bebek yanir, bebek hasda, bebek ataş içinde Ben fakiro, Ben hakiro Dohdor ilaç, çarşı bazar tam - takiro Gurban olam bu ne işdir hooy babooov ! Çoçiğ ağliir,  çoçiğ öliir, geçit vermiy Zap suyu Parasizo, Çaresizo Ben halsizo, ben dilsizo, şeher uzah, yolsizo Bu ne haldır, bu ne iştir hooy babooov ! Gara dağda, gar altında ufağ ufağ mezerler Yeddi ceset hetim hetim Zap Suyunda yüzerler Hökümata arz eylesem azarlar Ben ketimo Ben hetimo Ben ne biçim vatandaşım hooy babooov ? Şavata'tan Angara'ya ses getmiir Biz getmeğe guvvatımız hiç yetmiir Malımız yoh Yolumuz yoh Angara'ya ses verecek dilimiz yoh Ganadımız, golumuz yoh Bu ne biçim memlekettir hooy babooov ? Yerin, yurdun adresesin bilmirem Angara'da: Anayasso ! Ellerinden öpiy Hasso Yap bize de iltimaso Bu işin mümkini yoh mi hooy baboov ? Şemsi BELLİ

Go to News Site