BirGün Gazetesi
Sürekli okurlarımızdan Ömer Özbey , bir haber başlığından yola çıkarak iki soru yöneltmiş bize: “ Sayın Aşut , Nefes gazetesinin 22 Mart 2026 tarihli anasayfasındaki bir haberin başlığı, ‘6.5 MİLYON GENÇ NE OKULDA NE İŞTE’ şeklindeydi. Kafama takılan sorular: 1- İŞTE yerine İŞDE olması gerekmez mi? 2- 6.5 yerine 6,5 olması gerekmez mi? Sadık bir okuyucunuz olarak cevabınız benim için çok önemli olacaktır. Zahmetiniz için şimdiden teşekkür ederim.” * * * Okurumuzun sorularını sırasıyla yanıtlamaya çalışayım: “İşte” sözcüğünün anlamı, kullanım yerine göre değişir. Örnek tümcedeki kullanımı ele alırsak, burada “iş” kök sesinin “-de” durum eki almış biçiminden söz etmemiz gerekir. Ancak Türkçenin ünsüz sertleşmesi kuralına göre “-de” eki uygulamada “-te” ye dönüştüğünden sözcüğü “işte” biçiminde yazıp okuyoruz. Tıpkı “dışta, düşte, kışta, Muş’ta...” dediğimiz gibi. Bu bağlamda kalıplaşmış bir başka örneği de “Türk dünyası” ndan verelim: Kırımlı düşünür İsmail Gaspıralı ’nın (1851-1914) "Dilde, fikirde, işte birlik" belgisi, milliyetçi kesimde yaygın biçimde dolaşımdadır. Türk Dil Kurumu ’na göre ünlem, Dil Derneği ’ne göre belirteç olan öteki “işte ” sözcüğü ise anlatılan ya da gösterilen bir şeye dikkat çekmek için kullanılır. Mahzuni Şerif ’in şu dizesinde olduğu gibi: “İşte gidiyorum çeşmisiyahım...” Sonuç olarak bu sözcüğü iki durumda da “işte” diye yazıyoruz. Yani Nefes gazetesindeki haber başlığının bu bölümünde yanlışlık yok... Ama başlığın ikinci bölümü için aynı şeyi söyleyemiyoruz... * * * Aslında ikinci soru daha önce başka okurlarca da dile getirilmiş ve bu köşede yanıtlanmıştı. Kısaca yinelemek gerekirse, tamsayılarda bölükler karışmasın ve kolay okunsun diye araya nokta konur. Ancak, okurumuzun da belirttiği gibi, tamsayı bölümü, ondalık bölümden noktayla değil virgülle ayrılır . Nitekim Dil Derneği ’nin Yazım Kılavuzu ’nda bu kural şöyle belirtilmiştir: “Sayıların ondalık kısımlarını belirtmekte virgül kullanılır.” Dolayısıyla okurumuzun altını çizdiği “6,5” , doğru yazım biçimidir. * * * BAŞLIKTA SÖZCÜK FAZLALIĞI Habere başlık atmak, gazeteciliğin en zor işlerinden biridir. Hem kısa hem doğru hem kapsayıcı hem anlamlı başlığı bir çırpıda oluşturmak öyle kolay değildir. Tümcede anlam dengesinin doğru kurulabilmesi için sözcük sayısının ölçülü olması gerekir. Ne bir fazla ne bir eksik... Eksik sözcükle yazılan başlıkların anlamsızlığını bu köşede birkaç kez örneklemiştik. Aşağıdaki başlıkta ise tersi bir durum sözkonusu. Görüldüğü gibi, başlıktaki “kuvvetli” sözcüğünün ikincisi gereksiz. Çünkü tümcenin başında yer alan bu önad, sondaki “rüzgâr” sözcüğünü de niteliyor. Tabii, “rüzgâr” sözcüğü de “ a ”yı incelterek yazmanız gerekiyor... (cumhuriyet.com.tr - 20 Eylül 2025) * * * HAFTANIN NOTU “Türkçe öldü” diyen bakan yardımcısı! Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz , geride bıraktığınız günlerde görevden alındı. Bu zat, 2014-2022 yıllarında Din Öğretimi Genel Müdürü, 2022-2026 arasında Bakan Yardımcısı olarak toplamda 12 yıl Milli Eğitim Bakanlığı’nın üst yöneticisi olarak AKP iktidarının eğitimi dincileştirme politikalarına önemli katkılarda bulundu. Hükümet, her yıl milyarlarca kamu kaynağını imam hatip okulları için cömertçe harcasa da gençleri bu okullara yöneltmeyi bir türlü başaramadı. Sonunda eski Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş , “Okullarda Kuranı Kerim ve Siyer derslerinin seçilme oranının yüzde 5’lere kadar düştüğünü” söyleyerek başarısızlıklarını itiraf etti. Bekledikleri sonucu alamasalar bile Nazif Yılmaz ’ın dinci eğitim alanındaki hizmetleri azımsanamaz. Laik ve bilimsel eğitimin canına okumak için bu bürokrat çok çaba gösterdi. “ Genç Bilaller Ezan Okuma Yarışması” ndan “Örgün Eğitimde Hafızlık” ve “ÇEDES” projelerine; cemaatlerle, ülkücü derneklerle protokol imzalamalara dek olmadık işlerin içinde yer aldı. Ama beni en çok, Türk diline düşmanlığı rahatsız etmişti. Onun “Türkçe öldü!” sözü kayıtlara geçmiştir. Bu aymazlığını çok eleştirmiştim. Halk TV ’de “Dünyanın 1001 Hali” izlencesini hazırlayıp sunan Emin Çapa da yerden yere vurmuştu kendisini. CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık da “Benim isyanım bu iktidarın Türkçeye olan düşmanlığına! Ama hiç kimse endişe etmesin, Türkçe hep yaşayacak” diyerek göstermişti tepkisini... Çoğu insan unutmuştur diye Nazif Yılmaz ’ın laiklik karşıtı tasarımlarının yanında Türkçe karşıtlığını da giderayak anımsatmak istedim. Her ne kadar aynı kafa yapısına sahip Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından görevden alınmış olsa da Nazif Yılmaz ’ın siyasal İslamcı iktidara sınırsız hizmetlerinden dolayı Saray rejimince ödüllendirilerek başka bir alanda değerlendirileceğinden kuşku duymuyorum. Bu iktidar kendisine biat edenleri unutmaz ve açıkta bırakmaz!
Go to News Site