soL Haber
Furkan Anlar Süleyman Soylu bakanlık koltuğunda oturduğu sırada “İBB’de 505 Terörist var” diyerek emekçileri hedef göstermişti. Bu sırada belediyede çalışan engelli yurttaş Adem Tok, bir anda İBB yönetimi tarafından haksız ve hukuksuz şekilde işten çıkarıldı. Mahkemede haksızlığa uğradığını ispatlayan Tok, Soylu'nun sözlerine yaslanan İBB tarafından mağdur edilmeye devam ediyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki İSTAÇ A.Ş. bünyesinde 2020 yılı Mart ayında engelli statüsünde göreve başlayan Adem Tok , 2023 yılının Ocak ayında dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ’nun “ İBB’de 505 Terörist var ” söylemi üzerine işten çıkarıldı. Tok’un iş akdi, iş hukukunda "ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık" teşkil eden halleri kapsayan Kod 25 ile feshedildi. Daha önce güvenlik soruşturmasından geçerek işe kabul edilen Tok’tan, bu süreçte ikinci kez benzer belgeler talep edildi. Belgelerin tesliminden kısa bir süre sonra, savunması alınmaksızın ve tazminatsız olarak iş akdi sona erdirilen Tok, söz konusu feshin usulsüz olduğu gerekçesiyle hukuki mücadele başlattı. İşten çıkarılma gerekçesi olan "Kod 25" nedeniyle işsizlik maaşından yararlanamayan ve yeni iş başvurularında engellerle karşılaşan Tok, konuyu yargıya taşırken mahkeme süreci sonucunda, hakkındaki iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olduğu tespit edilerek işe iadesine karar verildi. Ancak İBB tarafından kesinleşmiş yargı kararına rağmen göreve başlatılmadığını belirten Adem Tok, belediyenin Soylu esintili tutumuna tepkili. Tok ile yaşadığı hukuksuzlukları konuştuk: Soylu işaret verdi, İBB uyguladı: Savunmam bile alınmadan tazminatsız bir şekilde işten çıkarıldım Bir süredir İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştirak şirketi olan İSTAÇ’a karşı bir mücadele yürütüyorsunuz. Öncelikle bu süreç nasıl başladı, sizden dinleyebilir miyiz? Mart 2020’de İBB İSTAÇ A.Ş.’de engelli statüsünden iş başı yaptırıldım. Haksız hukuksuz bir şekilde işten çıkarıldığım tarihe kadar işimi severek yaptım. Ve iş performansım herkesçe takdir edildi. Dediğim gibi işimi seviyordum ve herhangi bir sorun da yoktu; ta ki dönemin İçişler Bakanı Süleyman Soylu’nun “İBB’de 500 terörist çalıştırılıyor” söylemine kadar. Benden ikinci defa güvenlik soruşturması talep edildi. Ben de zaten güvenlik soruşturmasından geçmiş olmama rağmen yine istenilen belgeleri ilgili birime ikinci kez teslim ettim. Ancak 2023 ocak ayında hukuksuz bir şekilde savunmam bile alınmadan iş feshim yapıldı. Normal bir iş günümde çalışırken ansızın şirkete çağrıldım ve savunmam bile alınmadan “Kod 25” uygulanarak tazminatsız bir şekilde işten çıkarıldım. 'Hiçbir sözlerini tutmadılar' İSTAÇ’ın sizi işten çıkarma kararından sonra neler yaşandı? Şirketle nasıl bir süreç yürüttünüz? Fesih bildirimlerini iştirak şirketinde usulsüz ve haksız bularak imzalamadım. Ve peşinden ikamet adresime noter aracılığıyla yaptılar. Bu süreçte bir genel seçim ve yerel seçime denk geldiği için tarafıma çeşitli sözler ve vaatler vererek geçiştirmeye de çalıştılar. Onlara haklarımın ve işimin gasp edilmesine karşı sessiz kalmayacağımı, işimi sevdiğimi ve çalışmak istediğimi ifade ettim. Onlarda; “git mahkemeye kazan gel davanı karara uyarız. Şimdi seçim arifesi suyu bulandırmana gerek yok” gibi sözlerle kotarmaya çalışıyorlardı. Bir yandan Süleyman Soylu’nun iftirasını üzerimden atmam için hukuki süreci başlatırken diğer taraftan da İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki bürokratlarla iletişim içinde olduk. Defalarca sözler verildi ancak hiçbiri tutulmadı. İki defa mahkeme sürecini istinafa taşıyarak aslında o zaman bile niyetlerini ortaya koymuşlardı. Geçim derdi, çocuğun eğitim masrafları, krediler... Peki, mahkeme süreci içerisinde neler yaptınız, geçiminizi nasıl sağladınız? Hiç olmadık zamanda yapılan bu fesih bildirimiyle birlikte ciddi mağduriyetlerim söz konusu oldu. Bir oğlum var eğitimi ve bakımıyla yükümlüyüm. Fesih bildiriminde kullandıkları kod nedeniyle işsizlik maaşı dahi alamadım. Yasal tazminatlarımdan hiçbirisini ödemedikleri için banka kredilerim yasal takibe uğradı. Sağlık sorunlarımdan dolayı masraflarım vardı. Yaptığım iş başvuruları bu koddan dolayı olumsuz sonuçlanıyordu. En basitinden faturalarımı dahi ödeyemiyordum. Bankalardan icralar gelmeye başladı. Geçimimi o dönem tamamen ailemin ve yakın dostlarımın destekleriyle sağladım. 'Bu kadar korkuyla AKP’nin yaratığı haksızlıklarla mücadele edebileceklerini düşünüyorlar' Mahkeme sonuçlandıktan sonra şirketle temasa geçtiniz mi? Sonuçta ortada artık bir mahkeme kararı da var. Evet. Defalarca bu teması gerek bireysel ve gerekse avukatlarım aracılığıyla yaptık. Gazeteci dostlarımız içinde bulunduğum durumu gündemlerine taşıdı. Makalelerine konu oldu. Biz İSTAÇ ve İBB yönetimi ile görüşmek istediğimizde ise ramazan ayı bitmeden görüşemeyeceklerini en az bir ay beklememiz gerektiğini söyleyip işlerinin yoğunluğunu bahane ettiler. Görüşme yaptığımızda ise hak vermelerine ve daha önce verilen sözleri hatırlatmamıza rağmen iştirak şirketi İSTAÇ ve İstanbul Büyükşehir Belediye yönetimi sorumluluğu durmadan birbirlerine attı. Kendileri hak hukuktan bahsedip, adalet arayışında binlerce insan çağrı yaparken, bir emekçinin nedensiz yere işten atılmasına göz yumuyorlar, hukukun lehimize verdiği bir kararı dahi icra etmekten korkuyorlar. Bu kadar korkuyla AKP’nin yaratığı haksızlıklarla mücadele edebileceklerini düşünüyorlar. 'Üç maymunu oynayarak suç ortaklığı yapıyorlar' Ne yazık ki bugün mağdur olduklarını, haklarının yenildiğini söyleyenler söz konusu işçi ve emekçi hakları olunca üç maymunu oynayarak suç ortaklığı yapıyorlar. Haklarım ve emeğim gasp edilmiştir. Süleyman Soylu’nun bu iddiasını mahkemeler reddetmişken İBB ve İSTAÇ yönetimi ciddiye aldı. Engelli bir birey olarak sonuna kadar davamın arkasında durarak işe iadem için her türlü eyleme hazır olduğumu bilmelerini istiyorum. O makamlar onların egolarını tatmin edecekleri yerler değil. Kimsenin haklarımıza çökmesine izin vermeyiz. Mahkemenin vermiş olduğu kararı bir kamu kuruluşu olarak İBB’nin tereddütsüzce yerine getirmesini bekliyorum. Buradan benim durumumda olan tüm arkadaşlara da çağrı yapıyorum. Mücadele edersek ancak işimize ve emeğimize sahip çıkabiliriz. Tüm arkadaşlarımızı benimle mücadele etmeye çağırıyorum.
Go to News Site