Collector
Abluka günlükleri 66 | 8 Mayıs 2026 Cuma | Collector
Abluka günlükleri 66 | 8 Mayıs 2026 Cuma
soL Haber

Abluka günlükleri 66 | 8 Mayıs 2026 Cuma

Haber Merkezi ABD’nin GAESA ve Moa Nickel SA’ya yönelik yeni yaptırımları, Küba’ya dönük ablukanın enerji, madencilik, finans ve dış ticaret alanlarında daha da sertleştirilmesi anlamına gelirken Havana, uluslararası topluma Washington’ın baskı politikalarına karşı çıkma çağrısı yaptı. Küba Gerçeği kapsamında yayına başlayan Abluka Günlükleri ile ABD tarafından Küba’ya uygulanan ve soykırım niteliği taşıyan ablukanın günlük olarak nabzını tutuyor; yaşanan gelişmeleri, ablukanın etkilerini ve Küba’nın bu koşullar karşısındaki direnişini, geliştirdiği çözüm ve önlemleri okuyucuyla buluşturuyoruz. ABD, Küba ekonomisindeki önemli şirketlere yeni baskıcı önlemler uyguluyor ABD yönetimi, Kübalı şirketler Grupo de Administración Empresarial SA (GAESA) ile Moa Nickel SA’ya yönelik yeni yaptırımlar açıkladı. Dışişleri Bakanı Marco Rubio tarafından duyurulan önlemlerin, Başkan Donald Trump’ın 1 Mayıs’ta imzaladığı ve Küba ekonomisinin enerji, madencilik ve finans sektörlerini hedef alan başkanlık kararnamesinin devamı niteliğinde olduğu belirtildi. Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez Parrilla ise Washington’ın adımlarını “toplu cezalandırma” ve “soykırım niyeti” olarak nitelendirerek, ABD’nin baskı politikalarıyla yalnızca Küba’yı değil, ülkeyle ilişkili diğer devletleri ve şirketleri de tehdit ettiğini savundu. Küba halkını kurşunsuz öldürme emri veren emperyal emir ABD yönetiminin 1 Mayıs’ta yayımladığı yeni başkanlık kararnamesi, Küba’ya yönelik ekonomik, ticari ve mali yaptırımları daha da sertleştirirken, Havana yönetimi kararı “toplu cezalandırmanın tırmandırılması” olarak değerlendirdi. Küba basınında yer alan değerlendirmelerde, aynı gün milyonlarca kişinin savaş ve abluka karşıtı gösteriler için sokaklara çıktığı, “İmzam Vatan İçin” kampanyasında ise 6 milyondan fazla imza toplandığı vurgulandı. Yazıda, Washington’ın yeni önlemlerle Küba’nın uluslararası kaynaklara erişimini daha da zorlaştırmayı ve ülkenin ekonomik direncini kırmayı hedeflediği savunuldu. Analizde, ABD’nin son yıllarda onlarca yıldır süren ablukayı daha agresif biçimde yeniden yapılandırdığı belirtilirken, özellikle enerji, yakıt ve dış ticaret alanlarında uygulanan baskıların ülkenin temel ihtiyaçlarını doğrudan etkilediği ifade edildi. Yeni yaptırımların yalnızca Küba’yla doğrudan ilişkili kurumları değil, ilaç, enerji ve insani yardım sağlayan yabancı kişi ve kuruluşları da hedef alabileceği kaydedildi. Küba tarafı, söz konusu politikaların egemenlik hakkına yönelik bir müdahale olduğunu ve halkın direncini kırmaya yönelik sistematik bir baskı stratejisi izlediğini savundu. Diaz-Canel: 'ABD’nin yeni önlemleri, vatanı savunma kararlığımızı güçlendiriyor.' Küba Cumhurbaşkanı Miguel Díaz-Canel Bermúdez, ABD hükümetinin Küba ekonomisinde önemli şirketleri hedef alan yeni yaptırım kararlarına sert tepki göstererek, söz konusu adımları ülkenin egemenliğine yönelik “tek taraflı bir saldırı” olarak nitelendirdi. Díaz-Canel, yaptırımların halihazırda zor durumda olan Küba ekonomisini daha da ağırlaştırdığını belirtirken, bu baskıların halkın “Vatanı, Devrimi ve Sosyalizmi savunma” kararlılığını güçlendirdiğini ifade etti. ABD’nin uygulamalarını “emperyalist müdahale” olarak tanımlayan Küba lideri, ülkesinin barış içinde yaşama ve kendi kaderini belirleme hakkını savunmayı sürdüreceğini vurguladı. Abluka üstüne abluka: Toplu cezalandırma giderek şiddetleniyor ABD yönetiminin yayımladığı yeni başkanlık kararnamesi, Küba’ya yönelik ekonomik ve siyasi baskıları daha da artırırken, Kübalı yetkililer tarafından mevcut ablukayı genişleten “yeni bir abluka” olarak değerlendirildi. Kararnamede, Küba’nın “olağanüstü tehdit” oluşturduğu iddiası yeniden gündeme getirilirken, Havana yönetimi bu suçlamaların ülkenin egemenliğini hedef alan ve uzun yıllardır sürdürülen yaptırım politikasını meşrulaştırmaya çalışan girişimler olduğunu savundu. Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez Parrilla, düzenlemenin yalnızca Küba’yı değil, ülkeyle bağlantılı kişi, şirket ve kurumları da hedef alan “ikincil yaptırımlar” içerdiğini belirterek bunun ablukanın sınır ötesi boyutunu benzeri görülmemiş şekilde genişlettiğini söyledi. Kararnamenin enerji, finans, madencilik ve savunma gibi stratejik sektörlerin yanı sıra Küba’ya mali, teknolojik veya insani destek sağlayan aktörleri de kapsayabileceği ifade edilirken, yaptırımların kapsamına ilişkin resmi bir listenin yayımlanmaması “küresel bir yıldırma mekanizması” olarak yorumlandı. Küba yönetimi, söz konusu önlemlerin yalnızca hükümeti değil, ilaç ve temel ihtiyaçlara erişimde zorluk yaşayan halkı da doğrudan etkilediğini vurgulayarak uluslararası topluma çağrıda bulundu. Havana, bu politikaların egemen devletlerin kendi kaderini tayin hakkını tehdit ettiğini ve dünya çapında hukuki müdahalelerin önünü açtığını savundu. MINREX: Yeni Başkanlık Kararnamesi Küba halkına verilen zararı artırıyor Küba Dışişleri Bakanlığı (MINREX), Beyaz Saray’ın 1 Mayıs 2026’da yayımladığı ve Küba’ya yönelik ekonomik, mali ve ticari ablukayı genişleten başkanlık kararnamesini “emsalsiz bir ekonomik saldırı” olarak nitelendirerek sert şekilde kınadı. Bakanlık ayrıca, ABD Hazine Bakanlığı’nın Kübalı şirketler Gaesa ve MoaNickel SA’yı yaptırım listesine alma kararının, yeni düzenleme kapsamında uygulanan ilk zorlayıcı adım olduğunu belirtti. Havana yönetimi, söz konusu yaptırımların yalnızca Küba’yı değil, ülkeyle iş yapan yabancı şirket ve finans kuruluşlarını da hedef alarak ablukanın sınır ötesi etkilerini artırdığını savundu. Açıklamada, ABD’nin uluslararası hukuku ve serbest ticaret ilkelerini ihlal ettiği belirtilirken, Washington’ın şantaj ve baskı yoluyla diğer ülkeleri de yaptırımlara uymaya zorladığı ifade edildi. Küba yönetimi, yaptırımların ülke ekonomisini felce uğratmayı, halkı açlık ve yoksulluğa sürüklemeyi ve ulusal ölçekte bir kriz yaratmayı amaçladığını öne sürerek, uluslararası topluma bu politikalara karşı çıkma çağrısında bulundu. Havana, ablukaya karşı mücadelesini tüm uluslararası platformlarda sürdüreceğini vurguladı. 'Fidel Yakından' adlı belgesel Havana Üniversitesi'nde gösterildi Havana Üniversitesi’nde gösterilen “Fidel Yakından” belgeseli, Fidel Castro’nun siyasi kimliğinin ötesine geçerek günlük yaşamını, kişisel alışkanlıklarını, insani yönlerini ve düşünce dünyasını daha önce yayımlanmamış görüntüler ile yakın tanıklıklar üzerinden izleyiciye sundu. Eduardo Flores Torres, Gabriel Beristain ve Roberto Chile imzasını taşıyan yapımda, Silvio Rodríguez gibi isimlerin anlatımlarıyla Fidel’in özel yaşamına dair samimi kesitler aktarılırken, geleneksel biyografi anlayışından uzak bir portre çiziliyor. Gösterime Fidel Castro’nun torunu Fidel Antonio Castro Smirnov’un yanı sıra akademisyenler, öğrenciler ve sanatçılar katılırken, etkinliğin Fidel’in doğumunun 100. yılı kapsamında düzenlenen anma programlarının bir parçası olduğu belirtildi. Gümrük yetkilileri Havana'ya metamfetamin sokma girişimini tespit etti Küba Gümrük Genel Müdürlüğü, José Martí Uluslararası Havalimanı üzerinden ülkeye sokulmak istenen metamfetamin yüklü bir uyuşturucu kaçakçılığı girişimini engelledi. Kurumun birinci başkan yardımcısı William Pérez González, sentetik uyuşturucunun bir bavuldaki patlamış mısır paketlerinin arasına gizlendiğini ve yöntemin mevcut gümrük muafiyetlerinden yararlanarak denetimleri aşmayı hedeflediğini açıkladı. Operasyonun, Küba Gümrükleri ile Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi’nin koordineli çalışması sayesinde başarıyla sonuçlandığı belirtilirken, yetkililer ülkeye sentetik uyuşturucu sokma girişimlerinin sürmesinin sınır güvenliği ve denetimlerin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu vurguladı. Vanguardia Nacional, Villa Clara'da prestijli bir bilim merkezi Küba’daki Tropikal Kök ve Yumru Bitkileri Araştırma Enstitüsü (Inivit), çalışanlarının son bir yılda bilimsel araştırma, üretim ve gıda programına katkıları nedeniyle yeniden “Ulusal Öncü Kolektifi” unvanına layık görülerek ödül bayrağını teslim aldı. Santo Domingo belediyesinde düzenlenen törende Küba Merkez İşçi Sendikası (CTC), enstitü çalışanlarının zorlu koşullara rağmen gösterdiği özveri, yenilikçilik ve üretim sektörüyle kurduğu güçlü bağları öne çıkardı. Inivit Genel Müdürü Maryluz Folgueras Montiel, kurumun özellikle tropikal kök sebzeler ve papaya tohumları alanındaki araştırmalarının ülkenin gıda programına önemli katkılar sunduğunu belirtirken, törende enstitüye Birinci Sınıf Lázaro Peña Nişanı verildi; bazı çalışanlar da bireysel başarıları nedeniyle aynı nişan ve Fidel Castro Ruz Yenilikçi Kartı ile ödüllendirildi. Inivit’in, Küba’nın önde gelen bilim merkezlerinden biri olarak 31 yıldır Ulusal Öncü bayrağını taşıdığı vurgulandı. Küba’da elektrik üretiminde son durum Dün, kapasite yetersizliği nedeniyle hizmetlerde 24 saat süren aksaklıklar yaşandı. Üretim kapasitesi açığının en büyük etkisi 20:40’ta 1876 MW olarak kaydedildi. Öte yandan, 54 yeni güneş enerjisi santralinin toplam üretimi 4232 MWh oldu. Bu santrallerin ortalama bir saatte sağladığı azami güç ise 598 MW olarak gerçekleşti. Dün Küba’da ne kadar elektrik açığı yaşandı?

Go to News Site