Collector
Anneler Günü’nde anneleri kutlamak yetmez, görmek gerekir | Collector
Anneler Günü’nde anneleri kutlamak yetmez, görmek gerekir
Milliyet Yazarlar

Anneler Günü’nde anneleri kutlamak yetmez, görmek gerekir

Anneler Günü’nde alınan hediyeler kadar annelerin taşıdığı görünmeyen yük de konuşuluyor. Modern annelikte artan zihinsel sorumluluklar, mükemmel anne baskısı ve ebeveynlik kaygısı dikkat çekiyor. Ben çocukken annem, Anneler Günü’nde kendisine mutfak aleti gibi ev eşyası alınmasından hoşlanmazdı. Bunu, bir birey olarak kendisini değil, ev kadını kimliğini kutlayan bir jest olarak görürdü. Bugün dönüp baktığımda onu haklı buluyorum. Annelerimize “ev işlerini kolaylaştıracak” eşya hediye etmek, taşıdıkları yükü görmekten çok o yükü doğal gördüğümüzü gösteriyor. Annelerin taşıdığı yük her zaman ağırdı. Bugün değişen şey, bu yükün sadece artması değil, aynı zamanda biçim değiştirmesi. Modern annelik artık yalnızca çocuğun karnını doyurmak, uyutmak, derslerini takip etmek ve hasta olduğunda bakım vermekten ibaret değil. Bugünün annesinden çocuğunun psikolojik olarak sağlıklı, ilişkilerinde güçlü, okulda başarılı, ekran risklerinden korunmuş ve geleceğe hazır olduğundan emin olması da bekleniyor. Çocuğun nasıl bir bireye dönüşeceğinin sorumluluğu en çok annenin omuzlarında. Bu da anneliği çocuğun bugünü ve geleceği için sürekli tetikte olmayı gerektiren bir role dönüştürüyor. Modern annelikte zihinsel yük ve görünmeyen sorumluluklar Annelik yükünün en ağır kısmı yapılan işlerden çok o işlerin sürekli zihinde taşınmasıdır. Çocuğun aşı tarihini, veli toplantısını, arkadaşının doğum günü hediyesini, yaklaşan sınavını, okul dışı aktivitelerini, ayakkabısının küçüldüğünü aynı anda düşünmek ve planlamak… Buna “zihinsel yük” diyoruz. Zihinsel yük, evin ve ailenin görünmeyen işletim sistemi gibidir. İşler yolunda gittiğinde bu emek görünmezdir, aksadığında ise hemen fark edilir. O zaman da sonuçlardan kendini sorumlu tutmak ve suçlu hissetmek zihinsel yükün duygusal tarafına eklenir. Anne bu zihinsel yükü her yerde taşır: evde, işte, sohbette, tatilde. Bu nedenle dinlenirken bile tam dinlenemez. Bedeni uzanır ama zihni okulun, ödevin, ekranın, aktivitelerin açık sekmeleri arasında dolaşır durur. Mükemmel anne olma baskısı neden bu kadar arttı? Zihinsel yükü ağırlaştıran bir unsur da anneliğin giderek bir uzmanlık ve performans alanına dönüşmesi. Artık anneler kitaplar, “uzman” videoları, sosyal medya hesapları, ebeveyn tavsiyeleriyle sürekli neyin doğru, neyin yanlış olduğuna dair bilgi bombardımanına maruz kalıyor. Bilgi elbette değerli. Ama çoğu zaman güvenilir olmayan bilgi anneyi desteklemek yerine doğru davranamama kaygısına sürüklüyor. Anne her tepki ve davranışını tartarak çocuğun duygularını incitmemeye, özgüvenini sarsmamaya, travma yaşatmamaya, güzel anılar yaratmaya çalışıyor. Çocuğun okul performansı, duygu durumu, sosyal ilişkileri ve geleceğe hazırlığı annenin yeterliliğinin ölçüsü gibi görüldüğünde, annelik kolayca mükemmeliyetçi bir alana dönüşüyor. Bir dereceye kadar sağlıklı olan bilinçli ebeveynlik; standartlar katılaştıkça, çaba yoğunlaştıkça ve anne kendisini başka annelerle, çocuğunu da başka çocuklarla aşırı kıyasladıkça psikolojik zarar verici hale gelebiliyor. Helikopter ebeveynlik ve çocuk üzerindeki görünmeyen etkileri Mükemmel anne olma baskısı, iyi niyetli ama yıpratıcı ebeveynlik tarzlarını da besliyor. Bir yanda çocuğunun her hareketini izlemeye ve kontrol etmeye çalışan helikopter ebeveyn, diğer yanda çocuğunun yaşayabileceği her sorunu daha oluşmadan ortadan kaldırmaya çalışan kar küreği (çim biçme makinesi) ebeveyn… İlki çocuğu düştüğünde hemen koşup kaldırır; diğeri çocuğun düşebileceği yolları en baştan temizlemeye çalışır. Koruma çabası aşırıya kaçtığında hem annenin kaygısını artırır hem de çocuğun hayal kırıklığına dayanma, sorun çözme ve deneyim kazanma fırsatlarını azaltır. Bu ebeveynlik tarzları yalnızca bireysel kaygıdan doğmaz; onları besleyen sosyo-ekonomik sistemi de görmek gerekir. Bireysel başarıyı ve rekabeti merkeze alan neoliberal kültür, çocuğun “hayat yarışında” geride kalmamasının sorumluluğunu ebeveyne, en çok da anneye yükler. Anneler Günü’nde anneleri anlamak ve yüklerini paylaşmak Anneler Günü’nde belki de en değerli hediye, anneyi gerçekten görmektir. Yalnızca yaptığı işleri değil, omuzlarındaki sorumluluğu, zihnindeki yükü ve çocuğunun geleceğine dair duyduğu kaygıyı fark etmektir. Anneleri kutlamak, onların her şeye yetmesini alkışlamak değil; bakımın, yükün ve kaygının paylaşılmasıdır.

Go to News Site