Milliyet Yazarlar
Borsada sanayi ve teknoloji şirketleri yükselişini sürdürüyor. Küresel gerilimlerin gölgesinde şekillenen para hareketliliği, kalıcı bir sistem inşasına mı işaret ediyor yoksa rüzgarın yönü hızla değişebilir mi? ABD ve İran arasındaki fiili ateşkes süreci, küresel piyasalarda risk iştahının sınırlarını her defasında yeniden yokluyor. Karşılıklı saldırıların gölgesi ara ara piyasa iyimserliğinin üzerine düşse de, krizin en zorlu virajının dönüldüğüne inananların sayısı her geçen gün artıyor. Borsa İstanbul, risk ihtimaline karşı iyimserliğe daha sıkı tutunan piyasalar arasında yer alıyor. Gelen ilk çeyrek bilançoların da etkisiyle, yatırımcılar pazarın dinamiklerini yukarı taşıyan bir yaklaşımla hareket ediyor. Bu yönelim, beklentisi olan ve operasyonel yapısı güçlü sektörlere büyüme odaklı yatırım olarak gidiyor. Operasyonel etki Paranın akışının izi sürüldüğünde,BIST Metal Ana Sanayi Endeksinin haftalık yüzde 11.33 yükselişi piyasadaki yönü işaret ediyor. Bu noktada akıllara gelen soru sektörün mevcut yapısının nakit girişini ne ölçüde kaldırabileceğidir. Ereğli Demir Çelik’in yüzde 17.48 haftalık yükselişi, soruya piyasanın verdiği yanıtın olumlu olduğu yönünde okumak gerekir. Astor Enerji cephesindeki yüzde 14.79 ve Gübre Fabrikaları tarafındaki yüzde 14.42 yükselişler, üretim ekonomisinin borsadaki yansımasını oluşturuyor.Sanayi sektörü, elindeki fiziki kapasiteyi ve operasyonel gücünü kullanarak BIST 100 Endeksinin yüzde 4.29 haftalık getirisinin çok ötesinde duruyor. Yatırımcılar, dışarıdaki jeopolitik belirsizliklere rağmen içeride makinelerin çalışma sesine güvenmeyi tercih etmiş görünüyor. Bilişim ve strateji Sadece demir ve çelikle kurulan bir büyüme stratejisi eksik kalmaya mahkumdur. Piyasanın yüzde 10.57 artışla BIST Bilişim Endeksine yönelmesi, yatırımcıların bu gerçeği gördüğünü işaret etmekte. Teknoloji odaklı hisseler, sanayinin ürettiği değeri dijital bir ekosistem ile sarmalamakta. Şirketler büyüme fırsatlarını değerlendirmek ve rekabet avantajı sağlamak adına yazılımın gücüne ihtiyaç duyuyor. Bilişim ve metalin eş zamanlı yükselişi ise pazarda bir sinerji arayışının sonucu şeklinde okumalı. Teknoloji şirketleri, ağır sanayinin hantallığını kırmak ve maliyet tasarrufu sağlamak için en güçlü araçlar olarak öne çıkıyor. Gümüşün sinerjisi ve sektörel yorgunluk Emtia piyasalarına baktığımızda tablo daha da ilginç bir hal alıyor. Gümüş, haftalık yüzde 6.50 artışla altının hakimiyetini sallamaya devam ederken kendi hikayesini yazıyor. Yılbaşından bu yana yüzde 13, son bir yılda da yüzde 147.43 getiri sağlayan kıymetli metal, sanayideki kullanım alanlarının genişlemesiyleyatırımcısına güven veriyor. Pazarın genelindeki pozitif havaya karşın bazı sektörlerde yorgunluk işaretleri ise göz ardı edilmemesi gereken bir durum. BIST Finansal Kiralama ve Faktoring Endeksi yüzde 7.73 geri çekilirken, Ulaştırma Endeksi yüzde 0.49 ile geride kaldı. Finansmana erişim ve lojistik maliyetlerinin yarattığı baskı, sermayenin büyüme hikayesi vadeden alanlara kaymasını hızlandırıyor. Küresel jeopolitik hamleler ve bölgesel ateşkes süreçleri, yatırımcıları günü kurtarmaktan ziyade sağlam temelli projeksiyonlar yapmaya itiyor. Sanayi ve teknoloji hisselerine eş zamanlı yönelen sermaye, geleceğin üretim bantlarını finanse ediyor. Portföyler salt değer saklama aracı olmaktan çıkarken, adeta dijitalleşen sanayinin ortaklık belgeleri kimliğine bürünüyor. Anlaşılan o ki piyasalar, demiri akıllı kodlarla eritenlerin kazanacağı bir dönemin haritasını çiziyor.
Go to News Site