Collector
NATO'yu tartışmak | Collector
NATO'yu tartışmak
Independent Turkish

NATO'yu tartışmak

NATO, Avrupa savunması, değişen küresel savunma ve güvenlik, nükleer silahlanma gibi konularda çok yazdım. Her seferinde artık yazmayacağım diyorum, ama olmuyor. Özellikle ülkemizde bu tür konuları ele alanların bakış açılarından da çok hoşnut değilim ya eksik bilgiler var ya da kasıtlı açıklamalar yapılıyor. Nitelikli bir tartışma ortamı arıyorum, benim de öğrenebileceklerim olmalı, sorgulayabileceklerim, hatta düşüncelerimi sınayabileceğim. Geçtiğimiz gün Norveçli Profesör Glenn Diesen’in bir makalesini (Prediction: NATO’s Collapse & Nuclear War, May 8, 26) okudum. İşte en azından okumaya değer bir yazı, dedim. En azından ele aldığımız konular ve seviye benzeşiyor, ki olması gereken bir kapsam bu. Yavan ve ezbere bir tartışma olmaması önemli. Buradaki tezleri kendi tezlerimle karşılaştırma imkânı bulduğuma sevindim. Diesen konuya daha çok “NATO’nun hegemonik genişlemesi ve çöküşü” odaklı eleştirel bir perspektiften bakıyor. Karşılaştırdığımda şunu gördüm, ana konularda büyük ölçüde örtüşme söz konusu, ama ton, öngörü ve vurgular farklılaşıyor. Konu-1. Avrupa savunması (yük paylaşımı) Tezim: Avrupa, Soğuk Savaş sonrası “güvenlik tüketicisi” oldu, refahı ön plana koyup savunma yükünü ABD’ye bıraktı. Şimdi NATO 3.0 (veya “NATO’nun Avrupalılaşması” ) ile konvansiyonel savunmada birincil sorumluluğu üstlenmek zorunda (Trump 2.0 baskısı ve ABD’nin Asya’ya odaklanması yüzünden). Neler var? Savunma harcamalarını yüzde 3-3,5 GSYİH’ya çıkarmalı, ortak üretim (İHA, füze…), hibrit kapasite ve tedarik zinciri dayanıklılığı geliştirmeli... Bağımsız bir AB ordusunu “Avrupa’nın trajedisi” olarak görüyorum. Bunun yerine NATO içinde kalarak ABD’nin nükleer/stratejik şemsiyesiyle hareket etmeli diyorum. Bu “mecburiyet” ama aynı zamanda fırsat (savunma sanayii canlanması) demek. Diesen’in tezi: Benzer şekilde, Avrupa’nın ABD’ye bağımlılığını ve “bedava koruma” politikasını eleştiriyor. Ancak Diesen daha sert: Avrupa irrasyonel Russophobia yüzünden diplomasiyi reddediyor, silahlanmayı tırmandırıyor ve kendi güvenliğini baltalıyor. Tezlerin karşılaştırması sonucu şöyle: İki tez de “yük Avrupa’ya kayıyor” diyor. Ben bunu yönetilebilir bir dönüşüm (NATO 3.0) olarak olumlu/gerçekçi görüyorken; Diesen, Avrupa’nın “akılsız” politikaları yüzünden tehlikeli bir süreç olarak değerlendiriyor. Konu-2. NATO’nun geleceği Tezim: NATO çökmüyor, evriliyor. NATO 1.0 (Soğuk Savaş), 2.0 (genişleme ve terör), sonrasında NATO 3.0 (Avrupa konvansiyonel yükü ve ABD stratejik destek). Çok merkezli dünyada adaptasyon şart; yoksa 2035’te marjinalleşir. Hibrit-nükleer entegrasyon, Arktik misyonu, teknolojik üstünlük ve yüzde 5 GSYİH savunma hedefi gibi adımlarla güçleniyor. Diesen’in tezi: NATO geçici ittifaktı, Soğuk Savaş sonrası amacını kaybetti, tek kutup hegemonya aracı oldu. Ukrayna üzerinden Rusya’ya karşı yeniden konumlanırken ABD gerilemesiyle çökecek. Avrupa’yı yalnız bırakıp Asya’ya (Çin) odaklanacak. Tezlerin karşılaştırması sonucu şöyle: En büyük fark burada. Ben “dönüşüm ve Avrupalılaşma” öngörüyorken; Diesen “çöküş” diyor. NATO’yu kurtarılabilir ve gelecekte de gerekli diyorum, Diesen ise NATO meselesini yapısal olarak aşılmış buluyor. Konu-3. Rusya ve Ukrayna savaşı Tezim: Savaş, NATO genişlemesinin (2014 Euromaidan ve doğuya yayılma) yarattığı realist güç dengesi krizi. Putin, 25 yıllık sistematik hazırlık yaptı; Batı’nın stratejik körlüğü (yaptırımlar blöfü) Rusya’yı cesaretlendirdi. Vekâlet savaşı, ama Rusya “toplam kazanç strateji” ile Kırım ve kara koridoru kazandı. Savaş donmuş çatışmaya döndü; Rusya hibrit/gri alan taktikleriyle Baltık’ı test edebilir. Diesen’in tezi: Tamamen örtüşüyor. 2014 NATO destekli rejim değişikliği Ukrayna’yı cephe devletine çevirdi, savaşı tetikledi. NATO’nun çevreleme politikası çok kutuplu dünyada sürdürülemez. Tezlerin karşılaştırması sonucu şöyle: Neredeyse aynı tez. İki tez de “NATO genişlemesi provokasyondu, liberal düzen çöküşe girdi, realizm kazanıyor” fikrini savunuyor. Konu-4. Nükleer tehdit Tezim: Nükleer silahsızlanma dönemi bitti (INF, New START). Rusya konvansiyonel zayıflığını taktik/stratejik nükleer üstünlükle telafi ediyor; eşik düştü ama caydırıcılık çalışıyor. Ukrayna’da nükleer ima doğrudan müdahaleyi önledi. Çok kutuplu dünyada hibrit-nükleer entegrasyon şart; adaptasyon olmazsa risk artar ama şu an dengeli. Diesen’in tezi: Daha alarmist. NATO dağılırken Avrupalılar Rusya’ya karşı şartları tırmandıracak. ABD koruması azalınca sınırlı nükleer vuruş riski yükselir (özellikle Almanya’ya karşı Rus tepkisi). Tezlerin karşılaştırması sonucu şöyle: İki tez de nükleer caydırıcılığın kilit rolünü kabul ediyor. Diesen, yükselen risk ve olası nükleer tırmanmayı vurgularken, ben etkin caydırıcılık ve Rusya’nın rasyonel davranış üzerinde duruyorum. Genel değerlendirme Örtüşme oranı yüksek: Çok merkezli dünya, ABD’nin Avrupa’yı yalnız bırakma eğilimi, NATO genişlemesinin Ukrayna krizini tetiklemesi, Avrupa’nın savunma yükünü üstlenmesi zorunluluğu. Temel fark: Diesen kötümser/eleştirel (NATO çöküşü, nükleer felaket riski ve Avrupa’nın irrasyonelliği). Ben realist/stratejik (NATO dönüşüyor, adaptasyon mümkün, Rusya tehdidi gerçek ama yönetilebilir, nükleer denge hâlâ caydırıcı) taraftayım. Türkiye perspektifinden “güç dengesi ve hibrit hazırlık” vurgusu yapıyorum; Diesen ise Avrupa merkezli bakıyor ve “Russophobia eleştirisi” yapması bundan olabilir. Esasında iki tez de “eski NATO bitti, yeni gerçekler var” diyor. Ben bunu zorunlu evrim olarak değerlendiriyorum. Soru şu: Eski NATO olmayacaksa yeni NATO nasıl bir şey olacak? *Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. NATO Gürsel Tokmakoğlu Gürsel Tokmakoğlu Independent Türkçe için yazdı Gürsel Tokmakoğlu Pazar, Mayıs 10, 2026 - 09:45 Main image:

Fotoğraf: Reuters

TÜRKİYE'DEN SESLER Type: news SEO Title: NATO'yu tartışmak copyright Independentturkish:

Go to News Site