Milliyet Yazarlar
Gulara Fatullayeva, ellerindeki titreme başladığında bunun hayatını nasıl esir alacağını tahmin edemezdi. Yemek pişiremeyen, örgü öremez hale gelen, gece uykularını ağrıyla geçiren bu 69 yaşındaki Azerbaycanlı kadın, on yıl boyunca bir kapıdan çıkıp öbürüne girdi. Hastaneden hastaneye, bölümden bölüme, hekimden hekime. Net bir yanıt alamadı.Gulara Fatullayeva, ellerindeki titreme başladığında bunun hayatını nasıl esir alacağını tahmin edemezdi. Yemek pişiremeyen, örgü öremez hale gelen, gece uykularını ağrıyla geçiren bu 69 yaşındaki Azerbaycanlı kadın, on yıl boyunca bir kapıdan çıkıp öbürüne girdi. Hastaneden hastaneye, bölümden bölüme, hekimden hekime. Net bir yanıt alamadı. Sonunda soluğu Türkiye'de aldı. Burada aldığı tanı, her şeyi değiştirdi: İdiyopatik Parkinson. Nöroloji Uzmanı Dr. Nihat Mustafayev, hastalığın aslında kendini çok daha önce belli ettiğini anlatıyor. Parkinson'dan yıllar önce ortaya çıkabilen bulgular var: kabızlık, uyku bozukluğu, uykuda bağırma, kol ve bacaklarda istem dışı hareket. Bu "premotor" dönem olarak adlandırılan evre, doğru tanınırsa erken müdahale kapısını aralıyor. Fatullayeva'nın belirtileri de tam bu tabloya uyuyordu. Altı aylık tedavi sürecinde titremeleri ve ağrıları yok denecek kadar azaldı; yürüyüşü ve duruşu değişti. Doğru teşhis, uzun yılların gölgesini bir çırpıda kaldırmadı elbette — ama en azından doğru yola girmenin kapısını açtı. Dr. Mustafayev'in vurguladığı bir nokta var: her titreme Parkinson değil. Stres, kaygı, kafein ya da ailevi geçişli tremor da titremeye yol açabilir. Parkinson'a özgü olan, vücudun dinlenme halindeyken yaşanan titremedir. Bu ayrımı bilmek, gereksiz paniği önlediği kadar gerçek tehlikeyi de gözden kaçırmamayı sağlıyor. Hastalık çoğunlukla 60 yaş sonrasında görülse de genetik nedenlerle 40'lı yaşlarda da karşılaşılabiliyor. Tedavide amaç beyindeki dopamin düzeyini korumak ya da artırmak; ilerlemiş vakalarda ise cerrahi seçenekler, hatta "beyin pili" olarak bilinen Derin Beyin Stimülasyonu devreye girebiliyor. Düzenli fiziksel aktivite, lif açısından zengin beslenme ve D vitamini düzeyinin korunması da hastalığın seyrini olumlu etkileyen etkenler arasında. Tedavinin aksatılması ise dopamin yıkımını hızlandırarak yaşam kalitesini hızla düşürüyor; bu nedenle düzenli takip, tedavinin kendisi kadar kritik.
Go to News Site